İsmail SAYMAZ
İsmail SAYMAZ

YÖK’ün önündeki Melih Bulu raporu

Prof. Dr. Melih Bulu, Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü'ne atandıktan birkaç gün sonra doktora tezinde intihal yapmakla suçlanınca “Benim hatam, (alıntıları) tırnak içine almamış olmak” demişti.

Eğer böyleyse…

Bulu'nun ‘tırnaksız' tezi neden YÖK'ün sayfasından apar topar kaldırıldı?

O ki bütün mesele imla hatasından ibaret, bu telaş nedendi?

Bulu, açıklamasından yedi ay sonra, asıl hatasının alıntıları tırnak içine almamak değil, intihal suçlamasını ciddiye almamak olduğunu yaşayarak öğrendi.

DOKTORA TEZİNDE 70 İNTİHAL İDDİASI

Bulu'nun rektör olarak atanmasını, üniversiteliler ve akademisyenler kadar Boğaziçi Üniversitesi'nin mezunlarını da öfkelendirdi.

Boğaziçi Üniversitesi İçin Mezunlar Girişimi kuruldu.

Girişim üyeleri YÖK'ün internet sayfasından Bulu'nun doktora ve yüksek lisans tezlerini temin etti. Avrupa ve Amerika'da yaşayan, aralarında biliminsanlarının da olduğu Boğaziçililer tezleri bilimsel kriterlere göre irdeledi ve 45 sayfalık intihal raporu hazırladı.

Bu rapora göre:

– Bulu'nun doktorasında 32 kaynaktan yapılan 70 ayrı alıntıda intihal bulgusu var.

– 70 alıntıdan 28'i kaynakçada belirtildi.

– 59 alıntıda fikir sahibi kişiye ve esere atıfta bulunulurken, tırnak işareti kullanılmadı. Bu şekilde 59 adet yanıltıcı referans var.

– Kelimesi kelimesine yapılan dört alıntı ise başkasına ait olduğu belirtilmeden ve kaynakçada anılmadan kullanıldı.

– Alıntılar tezin 40 sayfasına dağılıyor ve yüzde 30'unu oluşturuyor.

– Sayfa 11-16, sayfa 19-31, sayfa 36-43 arasında neredeyse Bulu'ya ait bir cümle yok.

– Tezlerin giriş, literatür tarama, metedoloji bölümlerinin büyük kısımları farklı kaynaklardan kopyalanarak oluşturulduğu halde kaynak gösterilmedi.

APA KURALLARI

Raporda Bulu'nun American Psychology Association (APA) kurallarına göre tezlerini yazdığı ifade ediliyor. Bu kurallara göre alıntı yapılan metin 40 sözcükten az ise tırnağın içinde alınması gerekiyor. Alıntılanan yazarın adı, yayın yılı ve yayındaki sayfa numarası belirtiliyor ve bunlara kaynakçada yer veriliyor.

Alıntı 40 sözcüğün üzerindeyse ya paragraf girintisi yapılıyor ya yazı karakteri değiştiriliyor ya da metin renklendiriliyor.

Bulu'nun kurallara uymadığı, usule uygun referans vermediği, başkasına ait cümleleri kendisininmiş gibi gösterdiği savunularak, şöyle deniliyor:

“Bu durumun sıklığı da bir anlam ifade eder. Birkaç tane unutmuş olsaydı hata kabul edilebilirdi. Ancak 70 kere unutmuş. Bu özensizliğin ya da unutkanlığın ötesinde sistematiktir. Alıntı yoğunluğunun dikkati çekmemesi için kasıtlı olduğu gözükmektedir.”

Bulu'nun yüksek lisans tezinde de intihalden söz ediliyor.

Şöyle devam ediliyor:

“İlk 30 sayfada yedi yayından bloklar halinde ve yoğun alıntılar var. Yalnız yayınlara atıfta bulunarak, alıntı olduğu belirtilmeksizin, kendi ifadesi gibi kullandı. Bazı paragraflarda yazarlara atıf bulunmuyor.”

Özal'ın belalısı, Bulu'nun peşinde

Boğaziçi Üniversitesi İçin Mezunlar Girişimi'nden Avukat Hüseyin Cimşit, raporu 26 Haziran'da YÖK'e gönderdi. Üst yazıda, intihal saptanması halinde tezin iptaline, unvanların geri alınmasına ve suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi istendi.

Cimşit, 30 günlük sürede yanıt verilmezse Bulu hakkında intihalden suç duyurusunda bulunacağını belirtiyor.

Cimşit, raporu 29 Haziran'da Cumhurbaşkanlığı'na da iletti.

Atama işleminin iptali için Danıştay'a başvurdu.

Bulu, ne kadar farkındadır bimem ancak başına YÖK'ten daha büyük bir bela aldı.

Robert Koleji 1971'de Boğaziçi Üniversitesi'ne dönüştürülürken, Cimşit meclise faks çekerek, ‘Fatih' adının konmasını istemişti. Bu öneri tartışma yaratmıştı.

Cimşit, 1989'da Cumhurbaşkanı seçilen Turgut Özal'ı da canından bezdirmişti. Boynuna “İn oradan aşağı, alışamadım!” yazılı karton asarak, İzmir sokaklarında gezdiği için Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde yargılanmıştı.

O ve arkadaşları şimdi Bulu'nun peşindeler.

Cimşit, şöyle diyor:

“Boğaziçi'nde yazılı olmayan kuralları var. Bulu, bu kuralları bozdu. Tezlerinin yüzde 70'i intihaldir; öyle birkaç paragraf değil. Bulu yüzünden Boğaziçi'nin diploması uluslararası kabul görmeyebilir. Boğaziçi'nin ve Türkiye'nin menfaatini koruyoruz. Bizimki özsavunmadır.”

Bulu'yu zor günler bekliyor.