Yoruldunuz, yordunuz

Günlerdir süren yangınlar neden ve nasıl başladı? Fail, PKK mı yoksa başka nedenlerle mi meydana geldi? Eninde sonunda neyin neden olduğu mutlaka ortaya çıkacaktır. Ama işin ilginci Orman Bakanı'nın yangınların dördüncü gününde sorumlu olarak BÜYÜŞEHİR BELEDİYELERİ'ni göstermesi oldu. Daha da ilginci Sayın Cumhurbaşkanı da doğruladı.

Demek ki yangınlar büyükşehir merkezlerinden başlayarak yayılmış!!! Yapmayın Allah aşkına! Yangınlar ormanlarda başladı. Peki Orman Bakanlığı ne iş yapar? Ormanlarla ilgili sorumluluk onlarda değil mi? Onlar kendi sorumluluklarını yerine getirmiş olsalardı, yangın günler sonra kentleri tehdit eder miydi?

Ekranlara çıkıp açıklama yapan Sayın Pakdemirli'nin sıkıntılı olduğu belli. Belli ki bir orman yangını olasılığına hazırlığı da yokmuş. Halbuki bilim insanları yıllardır, dünyanın ısındığını, bunun sonucu olarak da orman yangınlarına ve kuraklığa dikkat çekiyorlardı.

Görünen o ki, bu iktidarın bakanları genel olarak hazırlıksızlar. Her işe Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları diyerek  başlamalarından belli değil mi? Pandemide de aylarca aşı geldi mi gelecek mi diye diye canımız çıkmadı mı? Örnekleri vermeye devam edersek sayfalar yetmez!..

Değerli Okurlar; bu arkadaşların, Cumhuriyet'le problemleri var. Cumhuriyet'in tüm kazanımlarını sattılar. Hıfzısıhha kapatıldığı için biz hala aşı bekliyoruz, THK kayyuma devredilip borçlandırıldığı için orman yangınlarına havadan müdahale edemiyoruz.

Değerli Okurlar; inşallah kısa bir süre içinde bu yangınlar bitecek ve 84 milyon önce Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatını alarak sonra da elbirliği  ile bu alanları yeniden TEMA Vakfı öncülüğünde yeşillendireceğiz.

Esas gelecekte ülkemi daha da kavurmaya devam edecek olan Suriyeli ve Afgan göçmenleri sorunu var. Bu ülke insanı, gelenekleri gereği yoksula ve düşküne yardım eder. Bana göre şu ana kadar yeterince ettik hala daha da ediyoruz.

Bakın en son, Sayın Cumhurbaşkanımızın emriyle Somali'ye her ay 2.5 milyon dolar yani yılda 30 milyon dolar hibe yardımı yapılmasına karar verildi. Dünyanın çoğu yerinde, yine Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla, Müslüman kardeşlerimizin ibadet edebilmeleri için milyonlarca dolar harcanarak camiler yapılmıyor mu?

Basındaki haberlere göre göçmenlere son 10 yılda 50 milyar dolar destek vermişiz. Sorun artık ekonomik olmayıp ülkenin geleceği ile ilgilidir. Şu an da 10 milyon sığınmacı mevcut. Sözde Taliban'dan kaçan Afganlar “kevgir” İran sınırından giriyorlar. Bunların sayısı kaç? Daha gelecek olanlarla kaç olacak? Gelenler neden hep erkek? Çoluk çocukları yok mu?

İddia edildiğine göre yıllarca kendi ülkelerinde ABD askerleri ile vatanları aleyhine çalışan hainler değiller mi? Benim kuzucuklarım Suriye'de Irak'ta şehit olurken, bu sığınmacılar sahillerde nargile fokurdatıyorlar. Sürekli ürüyorlar ve demografik yapımız giderek bozuluyor. Göreceksiniz ileride meydana gelecek olan her illegal ve mafya olaylarında bu insanları göreceğiz. Şimdiden karıştıkları kriminal olayların sayısı belli bile değil!!!

İddiaya göre bir yıl kalıp ABD‘ye gideceklermiş. Benim ülkem emanetçi mi? Ülke yetkilileri neden tüm bu iddialara cevap vermiyor? Sayın siyasilerin dediği gibi Biden'la konuşulduğunda bu pazarlıklar mı yapıldı?

Bu cevapları öğrenmek her Türk vatandaşının hakkıdır. Bunu bizler adına, milliyetçi bir partinin genel başkanı olan MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli bizim adımıza sorsa. Çünkü, eminim kendisine oy veren milyonlarca milliyetçi de bunu merak ediyordur. Bu sığınmacı sorunu ülkenin BEKA sorunu değil midir?

Çözüm mü?

Suriye Devlet Başkanı ile görüşmeden bu sorunu çözemezsiniz. Esat genel af çıkardı göçmenleri geri istiyor. Eğer bu sorunu çözmezseniz, güneyimizdeki garnizon Kürt devletinin kurulması vebalinden kurtulamazsınız.

Özellikle son on yılda, başta üniversiteler olmak üzere tüm silahlı kuvvetler, büyükelçiler, adalet kurumları, milli eğitim, ekonomi gibi kurumlara atadığınız liyakati olmayan insanlar  değil midir tüm bu olumsuzlukların nedeni?

Yoruldunuz efendiler, halk da yoruldu!.. Bunu kabul etseniz de derin bir nefes alsak.

SON SÖZ: Sorunun kendinde olduğunu anlamayan insanlar, çözümü başkalarının huzurunu bozmakta bulur. Hz. Mevlana