Sözcü Plus Giriş
MURAT MURATOĞLU

İşsizliğe pazarcı modeli!

16 Mart 2021 Yazarlar

Yine cin fikirlerden biri… Yeni eleman istihdam eden işverene 1 kişilik istihdam için Kredi Garanti Fonu kefaletiyle 24 ay vadeli kredi! 6 ayı ödemesiz…

Belli ki işsizliğin facia boyutlarına ulaşıldığı kabul edildi. Peki, bu çare mi? Bu imkan, azami 5 kişiye kadar yapılacak yeni istihdam için söz konusu olacak ve kredi tutarı 500 bin TL'ye kadar çıkabilecek.

★★★

Az buz değil… Yeni çalışan başına 100 bin lira… Üç kişi alsan kafadan 300 bin lira… Güzel para… Geri öderken biraz acıtacak ama… O zamana kim öle kim kala?

Hiç mi pazara gitmediniz? Yarım kilo kiraz alırsın, pazarcı “Bir kiloya tamamlayayım düz olsun” der… Hayatta bunların yeri var. İki kişi daha alır düz hesap krediyi 500 bine tamamlar.

★★★

İyi niyetli fakat işi bilmedikleri öyle belli ki… Uzun uzun anlatmaya gerek yok. Geçmiş dönemlerde İşsizlik Sigortası Fonu'ndan benzer istihdam teşvikleri verildi. İşsizlerden çok, işverenler semirdi… Sonuç ortada…

Kredi alan işveren, parayı kaptıktan sonra işçiyi çıkartırsa ne olacak? Suistimale o kadar açık ki… Bırakın bu işleri… Ekonomiyi düzeltseler yeterli… Var mı onu yapabilecek bilgi ve kabiliyetleri?

★★★

Önceki Kredi Garanti Fonu düzenlemesi de böyle başlamıştı. Sonuçları itibarıyla ekonomiyi ciddi anlamda sarstı… Tamamen yanlış düzenlenmişti. Hatta düzenlenmiş miydi ondan bile emin değilim!

Yıllarca şirketlerin dönmeyen kredileri yapılandırılıp sanki batık değilmiş gibi banka bilançoları parıldatıldı… Bankalar da yönetimden gelen emirler nedeniyle bu batıkları batık saymadı. Halen bilançolarında taşıyorlar bu mevtaları…

★★★

Peki, şirketler işçiyi ve krediyi alınca ne yapacak? Olmayan satışlarını mı artıracak? Yoksa sadece zaman mı kazanacak? Hem de daha da borçlanarak! Ya sonra?

Kimse reel sektörün vade ve tahsilat sorunlarıyla boğuştuğu gerçeğini görmezden gelemez. Nitekim tüketici de tıkandı. Gelir artmıyor, tasarruf birikmiyor.

★★★

Bir de bunun “Herkes bir işçi alsa” modeli vardı. O da olmadı! Cami çıkışı, “Beyler az, çok demeyelim, boş geçmeyelim” diyen dayıların bu kadim sistemi ile ülke yönetileceği kimin aklına gelirdi? Resmen denendi!

Ülke değil metrobüs sanki… Fabrikada boş yerlere doğru ilerlersek yeni istihdam sağlanabilir mi? Eskiden her şeyi devletten beklemeyin denirdi. Şimdi devlet vatandaştan bekliyor her şeyi!

★★★

Benim gibi “Ekonomiyi düzeltmeden işsizlik sorunu çözülmez” diyenler için… İyi dinleyin… Ekonomiyi düzeltmek uzun hikaye… Bir sürü karar alacaksın. İşi bilenleri çalıştıracaksın. Kim uğraşacak?

Onun yerine para basar kefaletle kredi veririz, her işletme beşer işçi aldı mı sorunu çözeriz! Ekonomiyi böyle gül gibi yönetiriz. Ama nasıl zekiyiz!

★★★

Boşuna bu işlerle uğraşma. Ekonomi derken ortalığı karıştırma. Sen koskoca devletsin... Gidip de patronların eline bakma.

Al bütün işsizleri işe, bitsin bu işkence… Oh be! Bak bunu hallettik… Gelelim sıradaki probleme…

YAZARIN TÜM YAZILARI