Sözcü Plus Giriş
MURAT MURATOĞLU

Yeni devlet kuruyorlar ya haciz gelir oraya!

29 Mart 2021 Yazarlar

“Türkiye ekonomisi toparlanacak” deyip duruyor. Hadi hep beraber bakalım kim neyi, nasıl toparlıyor?

Bütçe geçen yıl don lastiği gibi gevşedikçe gevşedi… Bu yıl da geçen yılı aratmayacak gibi

Bankalar bu yüksek maliyetlerle kredi vermek istemeyeceğinden, verirse de yüzde 25 faiz ile alanların çoğu nasıl olsa ödeyemeyeceğinden büyümenin gazı kesilecek. Ekonomi asfalttan, mıcır yola geçmiş gibi savrulacak. Bir anda freni köklenmiş TIR gibi olacak.

★★★

Vergi gelirleri dramatik olarak hızla gerileyecek. Gelir azalınca açık artacak. Af olmadan kimse vergi ödemiyor. Mecburen af yine gündeme gelecek.

Yap-işlet-devret borçları gizliden bütçenin altını oyacak. Kimse harcamaların kısılmasını beklemesin. Kısılmayacak!

★★★

Masaya gerçekleri koyacak olursak, geleceğimizi hep birlikte sattık. Sadece devlet değil, şirketler de sattı. Şirketlerle sınırlı olsa yine iyi… Bireyler de sattı!

Gelecekteki gelirlerimizi ipotekleyip karşılığında milyarlarca dolarlık kredi aldık.

★★★

Arkasından hepimiz genleştik… İktidar yolu açtı, peşinden vatandaş dağları aştı… Yıllar yılı insanları başarı palavrasıyla kandırıldılar. Borcu teşvik ettiler. Şimdi kitleler harcamak için değil, borçlarını ödemek için para kazanıyorlar.

Yeni devlet kuruyoruz deyip duruyorlar ya… Yeni anayasa falan… Birkaç yıla kalmaz haciz gelir oraya…

Bilerek fakirleştiriyorlar!

Türkiye'de son bir yıl içerisinde sosyal yardım alanların sayısı nüfusun yüzde 34'üne ulaştı. Yaklaşık 28.5 milyon kişi…

İşte bu fakirleşme İktidar tarafından güç olarak kullanılıyor. Normalde tersi olması gerekmez mi? Resmen insanların yoksullaşmaları işlerine geliyor. Belki de ekonomi bilerek böyle yönetiliyor.

★★★

İşin ilginci 2014 yılından itibaren bütçe sunum kitapçığında yardıma muhtaç hane ve kişi sayılarını kaldırdılar. Gerçek yoksulluk envanteri bilinmiyor Liste bir tek partinin merkezinde var!

AKP'nin seçimlerdeki gücünün ham maddesi ne? Politikaları mı? Beş para etmez. Yönetimi mi? Rezalet! Siyaset yapışı mı? Kavgadan ibaret. Erdoğan mı? Nispeten… Din mi? Sömür sömürebildiğin kadar…

★★★

Fakat en önemli gücü insanların fakirliğini kullanmayı bilmeleri… Ülke gelirinin yüzde 67'sini kazanan şehirler yerel seçimlerde “AKP'ye hayır” derken, fakir şehirlerde oy oranları öyle yüksek çıktı ki…

Yardım alan bir insan kararlarında ne kadar özgür olabilir? Şöyle ki; kamudan sosyal yardım alan insanların çoğu bu parayı AKP'nin verdiğine inanıyor. Nitekim AKP de her ortamda bu algıyı yayıyor. Yapılanları, sanki ceplerinden yapmışlar gibi anlatmaları da insanları etkiliyor.

★★★

Muhalefet belediyelerin bağış kampanyalarının İçişleri Bakanlığı genelgesiyle yasaklanması ve hesaplarının bloke edilmesi de sadece bu sebeple…

Halkın parası halka sadaka gibi dağıtılıyor. Minnetten, şükrandan oy devşiriliyor. Biz gidersek bu yardımlar kesilir, ona göre… İşte bu tehdit işe yarıyor. Koltuğu kaybetmek için her şeyi yapabilecek bir zihniyet ülkeyi yönetiyor!

Ekonomimizi gelen geçti, giden geçti!

Öyle uzaklara gitmeyin. Bundan 30 yıl önce eski Demir Perde üyesi komünist devletler muhtaç durumdaydılar. Ekonomileri neredeyse yoktu.

En zor bürokratik işlemler bir paket sigaraya hallediliyordu. Şimdi çoğu bizi geçti, kalan birkaçı da dibimizde…

★★★

Gelen geçiyor, biz durakta otobüs bekliyor gibiyiz. Sefaletten gelen Suriyeliler bile bıktı Türkiye'den Avrupa'ya gitmek için yeniden ölümü göze alıyorlar.

Dünyada itibarı en kötü beş ülkeyi say deseler ilk akla gelen isimlerden biri olduğumuza şüphe yok. Yalnızlaştırılıyor, izole ediliyoruz. Sebep? Kötü yönetim! Yan etkisi? Fakirleştirir!

★★★

Herkes ile didişip, kavga edersen bu işten zararlı çıkacağını görmek için âlim olmaya gerek yok. Koyun bile olsan yandan yandan uzaklaşırsın ortamdan… Herkes bize düşman, değerli yalnızlık, milli ve yerli palavralarıyla oyalarlar insanları… İşte geldiğimiz yer burası…

★★★

Arap'tan çok Arapçı, Arapların bile ticareti kestiği, bir tek Katar'ın maddi çıkarları için yanaştığı garip yönetilen ülke, Türkiye…

Sahi kim demişti? “Türk Arapsız yaşayamaz. Kim ki yaşar der, delidir! Türk, Arabın hem sağ gözüdür, hem sağ elidir.” Bize “deli” olmak düştü yine!

YAZARIN TÜM YAZILARI