Okunmuş su! Sarı bakır tel!

70 yıllık çok partili Cumhuriyet tarihinde devlet, bir parti yandaşları tarafından bu kadar gözü dönmüşçesine hiçbir zaman soyulmadı. Her ihalenin, her projenin, her harcamanın altından hortumlama; çalma, çaldırma, yeme, yedirme fışkırıyor. Hortumlamayı bitireceğiz, yetim hakkı yedirmeyeceğiz” sözü verip iktidara gelmişlerdi.

Yüzyılın yalanı oldu.

Hortum çapı büyüdü.

Fahiş zenginler türedi.

Küp doldurucular.

Kara para aklayıcılar.

Rüşvet dağıtıcılar.

Dikey yapı aşıkları.

Üç maaşlılar.

Beş maaşlılar.

On beş maaşlılar.

Hazine garanticiler.

Vakıf vurguncuları.

Hepsi partili.

Kupon arsacılar.

Yeşil alan gaspçıları.

İmar milyonerleri.

Şoförünün maaşı ile benzin parası devletin cebinden çok pahalı ithal lüks makam otosu seviciler. ABD'ye gidince limozin düşkünü olanlar. Cenazede bile omuz vurup ön safa geçme hakkını kendinde görenler. Elektrik hırsızlığı yapanlar. Çalınan elektriğin parasını “kayıp- kaçak bedeli” diye mesken faturalarına yedirerek halkın sırtına (22 milyar TL) yükleyenler.

Onlar da partili.

★★★

Hakimler ile savcıları din görünümlü vesayetin (biz omuz vurup ön safa geçeceğiz siz arkada duracaksınız) aleti haline getirdiler.  “Yargılanmamda adalet yoktu” diye Anayasa Mahkemesi'ne şikayet dilekçesiyle bireysel başvuru yapanların yüzde 62.3'ü haklı çıktı. Anayasa Mahkemesi, karara bağlanan davaların yüzde 62.3'ünde “adil yargılama hakkı ihlal edilmiştir” açıklaması yaptı.

Askeri vesayet!

Kemalist vesayet!

Jakoben vesayet!

Parlamenter vesayet!

Deyip durdular.

İktidara geldiler; 20 yılın sonunda “dinci vesayetin en yüksek dozunu”  yerleştirip, “günah işleme özgürlüğümüze dokundurmayız…” bile dediler.

★★★

Figen Atalay'ın yazdığı habere göre, “Kurtuluş Anadolu Lisesi'nde öğle tatilinin saati ve süresi cuma namazına göre ayarlandı. İstinye Anadolu Lisesi ile Yunus Emre Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde ise cuma günü mikrofondan ezan okundu…”

Dinci vesayet!

Okullarda şahlandı.

İstanbul'da rantı yüksek bir semtte ön cephesine büyük boyda; “Bu bina OHAL kapsamında devlet malı olmuştur” afişi asılan 15 katlı yapı, devletin Kredi Yurtlar Kurumu yerine AKP'li eski Sarıyer Belediye Başkanı Yusuf Tülün'ün başkanı olduğu İlim Yayma Cemiyeti'ne tahsis edildi ve yurt binası yapılacağı açıklandı. Tüm Yurt ve Barınma Hizmetleri İşverenleri Sendikası (TÜYİS) Başkanı Umut Gezici“Çaresiz yoksul gençler, hiç istemeseler de tarikatlara itiliyor. 50 bin öğrenci yurdu yatağı tarikatların eline geçti” dedi.

★★★

Sultan Uçar'ın yazdığı habere göre de Türkan Saylan (ÇYDD kurucu başkanı) ve arkadaşlarının hayırsever vatandaşlardan üç lira- beş lira yardım toplayıp Van'da yaptırarak devlete devrettiği okul ve yurt binalarını yıkıp yerine imam hatip okulu diktiler. Binaları yıkma kararını ÇYDD'den gizlediler. Diyanet'in TRT kanalında, “okunmuş üflenmiş su şifa verir mi?” başlıklı program yapılıyor.

Hoca anlatıyor:

Bir ayeti okuyup suya doğru üfleyince suyun molekülleri büyür ve genişler. Genişlemiş su molekülü de her hastalığa iyi gelir. Devletin TV kanalında; okunmuş suyu sanki Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik laboratuvarında denemesini yapmış, moleküllerinin genişlemiş olduğunu görmüş ve o suyu hastaya içirip şifa sağladığının bilimsel  sonuçlarını elde etmiş gibi anlatıyorlar.

Devlet TV kanalında!

Dinci vesayet!

TEKNOFEST deliyor.

★★★

İsmail Şahin'in dün yazdığı habere göre ise İstanbul Ataşehir'de mülkiyeti devletin (Hazine'nin) olan 286 bin metrekare yeşil alan var. Belediye seçimlerinden önce bizzat Cumhurbaşkanı, propaganda olsun ve oylar AKP'li belediye başkanı adayına aksın diye “Millet Bahçesi yapılacağı” sözünü verdi. Ancak seçimlerde halk, iktidar partisi adayını değil muhalefet partisi adayını belediye başkanı seçti. Ve bu 286 bin metrekare yeşil alana20 kat yükseklikte imar izni” çıkarılıp bir yandaşa satılmak üzere özelleştirme kararı alındı.

Sunturlu yalanın!

Mimaride dikeyin!

Ve vesayetin şahlanışı!

★★★

Veli Toprak'ın dün yazdığı habere göre ise Meclis'in altına “bakır tel döşeme projesi” geliştirmişler. Meclis'in büyük salonunda tek parça büyük halının altına döşenen bakır tel, milletvekilleri gergin, kızgın, öfke küpü olmasın diye streslerini alacakmış.

Projeye bak.

Muska tesirli tel.

Saf bakırdan.

Kaça patladı?

İhaleyi kim kaptı?

Kurcalasak altından mutlaka birkaç koldan yolsuzluk ve usulsüzlük buluruz. Ana muhalefet partisi, 1907 kanun teklifi vermiş, sadece 1'i bile görüşülmemiş. 33 bin soru önergesi vermiş. 27 bini zamanında cevap bulamamış. Böylece vesayetçi yapılmış bir Meclis'te stres, gerilim niye çıksın?

Bakır tele yazık.