Padişah yatıyor kalkıyor saray düşünüyordu

Tarih sayfalarında açık açık belgeleriyle, isim isim, yer yer, olay olay, gün gün, saat saat yazılıdır. İsteyen bulur okur. Osmanlı devleti yıkılmak üzereydi. Rus Çarı Nikola, “Hasta Adam” demişti; İngiltere ve diğer Avrupa güçlerinin desteği ile onların “çıkarları öyle gerektirdiği” için yaşıyordu. Osmanlı Sadrazamı Fuat Paşa, yaşananları şöyle anlatmıştı: “Bir ülkede iki güç vardır; biri devletindir üstten gelir, diğeri ise halkındır, alttan gelir. Bizim ülkemizde üstteki güç hepimizi eziyor. Alttan gelen güç ise yoktur. Onun içindir ki biz, ayakkabıcının yandan muşta kullandığı gibi elçilikleri kullanıyoruz ki, devletin gücü dengelensin”

Düzen iflas etmişti.

Padişah ile paşalar.

Bolluk içindeydi.

Londra bankerlerinden çok yüksek faizle 300 altın borç alınmış, bölüşerek yiyorlardı. Anadolu fakirlik içinde kıvranıyordu. Vadesi gelen borçlar, yeni borçlarla kapatılıyordu.

Mültezim!

Maliyenin direğiydi.

Paşalar ve Saray'a yakın erkan vergi gelirlerini toptan satın alıyor, birbirlerine devrediyor, devleti ve halkı soymak için kullanıyorlardı.

Yolsuzluk yaygındı.

Rüşvet şaha kalkmıştı.

Adalet çökmüştü.

Mahkemelerde kadılar, parayla adalet satıyorlardı. Padişah, yatıyor kalkıyor yaptırdığı sarayları düşünüyordu.

★★★

Osmanlı'nın yükseliş günlerinde 3 padişaha sadrazamlık yapmış Sokullu Mehmet Paşa, Venedik elçisine, “Siz İnebahtı'da donanmamızı yakmakla sakalımızı kestiniz. Biz ise Kıbrıs'ı fethetmekle sizin kolunuzu kestik. Kesilen sakal daha gür yenilenir ama kesilen kol bir daha yerine gelmez” demişti.

Kıbrıs Adası!

Stratejik çemberdi.

Anadolu'nun savunulmasında ve Akdeniz'in iç göl haline getirilmesinde stratejik bir çember olarak önemini her dönemde kurudu. Osmanlı gerilemeye başlayınca saray sevici padişahların sonuncularından biri ve onun etrafındaki yiyici paşalar, dalkavuklar, şakşakçılar, emperyalist işbirlikçiler Kıbrıs'ı İngilizlere “askeri üs yapsınlar” diye “güle oynaya” verdiler. Çünkü Rus ordusu İstanbul Yeşilköy'e kadar gelmişti.

Padişah ile paşalar.

Kıbrıs'ı verdiler.

Sarayları kurutuldu.

Kıbrıs'ı İngilizlere askeri üs yapsınlar diye verip sarayını kurtaran o padişah Sultan Abdülhamid'di. Sözleşmenin sol üst yanına İngiliz Kraliçesi'nden güvence isteyen cümleyi kendi el yazısı ile yazdı. O cümle şuydu: “Hukuk-i Şâhâneme (kişisel haklarıma) asla halel gelmemek şartıyla muhanedenameyi (sözleşmeyi) tasdik ederim.” İngiliz Büyükelçi Layard da, sözleşmeye bir not yazıp “Padişahın haklarına asla halel getirilmeyeceğini” Kraliçe adına resmen beyan etti. Ancak İngilizler Padişah'ın şahsi haklarını da dinlemediler.

140 yıl önceydi.

İngiliz Başbakanı Gladstone'nin deyimiyle “İngiltere Kıbrıs'ı adeta yan kesici gibi çarpmıştı”

İngiliz yankesici, padişah ile çevresinin “saray sevici zafiyetini” kendi lehine kullanmıştı.

★★★

Kıbrıs!

Canımız.

Saray sevici anlayış ve ideolojisine son vermiş Türkiye Cumhuriyeti döneminde Kıbrıs'ta “İngiliz yankesiciliğinin devamı peydahlanan yeni çökme niyetlerinin” boşa çıkartılması için çabalar harcandı. 62 yıl önce Başbakan Adnan Menderes, Kıbrıs görüşmeleri için gittiği Londra'ya iniş sırasında uçağı düştü, 47 yıl önce Başbakan Bülent Ecevit döneminde Kıbrıs Barış Harekatı yapıldı. Anavatan-Yavruvatan beraberliğinin bedeli “askeri ve finansal ambargolarla” ödetildi.

Denktaş mücahit oldu.

Kıbrıslılar destan yazdı.

KKTC böyle doğdu.

Su götürdük.

Elektrik götürmedik.

Kıbrıs Türk kesimi, elektrik ihtiyacında Kıbrıs Rum kesimine bağımlı olmaktan kurtarılamadı. KKTC'ye Azerbaycan ile Pakistan'ın bile “Büyükelçilik açmasını” sağlayamadık. KKTC'nin ekonomik olarak Anavatan'a bağımlı olmaktan kurtaracak bir model geliştiremedik. KKTC, Akdeniz'in turizm cennetlerinden ve ünü dünyayı sarmış üniversite ülkelerinden biri olmalıydı, fakat bugün “kara para aklama, fuhuş yatağı ve eroin kaçakçılık güzergahı oldu” haberleri yazılıyor.

★★★

Ve…

Saray projesi yaptı.

Kıbrıs'ı yatıp kalkıp yaptırdığı sarayları düşünen padişahlar döneminde kaybettiğimizi unutup, KKTC'ye “Size saray yapalım” teklifi götürüldü.

Tarih hesap sorar.

Bayramınız kutlu olsun.