Ekmek ve pasta!

Yıl 1789… Aylardan Ekim… Yer Paris…

Fransız halkı sokaklara dökülmüş… İnsanlar ne kadar sefil durumda olduklarını anlatmak için yürüyüşler yapıyor, bir kuru ekmeği bile bulamadıklarını haykırıyorlar!

Kadınların çoğunlukta olduğu göstericiler seslerini Kral 16'ncı Louis'e duyurmak için Versailles Sarayı önünde toplanıp “Ekmek… Ekmek…” diye bağırırlarken kralın erkânı sarayın pencerelerinden halkı endişe içinde izliyor.

Protestocuları pencereden seyredenler arasında olan Kraliçe Marie Antoinette yanındakilere soruyor:

“Bunlar niye bağırıyorlar? Ne istiyorlar böyle?”

“Kuru ekmek bile bulamadıklarını söylüyorlar kraliçem!”

Bunun üzerine Kraliçe Marie Antoinette tarihe geçen ünlü sözünü söylüyor:

“Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler!”

Aristokrat zihniyetin yoksul halka bakış açısını anlatan bir sözdür bu. Kitaplar böyle yazıyor ama tevatür de olabilir.

★★★

Neden anlattım 232 yıl önceki bu olayı?

2021 Türkiye'sinde, iktidarın muhalefete “Çıkmışlar millet aç diyorlar. Memlekette aç varsa siz doyurun!” demesi, kraliçenin sözleri kadar şaşırttı beni… O olay kadar tuhaf, garip, yakışıksız buldum!

Ülkedeki açlığı önlemek, iş sahaları açıp insanları doyurmak muhalefetin görevi değildir.

Eğer o görevi muhalefet yapacaksa, iktidarla yer değiştirmesi gerekir!

İktidar koltuklarında neden oturuyorlar? Görevleri nedir? Ülkedeki yoksulluğu kim önleyecek?

İhtiyaç sahibi insanlar dertlerini haykırıyorlarsa onlara “Nankör” demek asla doğru değildir.

Nankörlük ağır bir suçlamadır ve halkımız bunu hak etmiyor!

★★★

Bir yanda “Açız” diye bağıranlar, diğer yanda her ay 5 maaş alanlar…

“Bal tutan parmak yalar” denir. Hemen her devirde bu böyledir. Bal tutanlar hepsini yutmayıp biraz da milleti düşünseler günah mı olur?

İktidarın çevresinde tüneyenlere üçer-beşer maaş dağıtılacağına, ihtiyaç sahiplerini doyurmak daha doğru olur!

Bir yanda “Açız” diye bağıranlar, diğer yanda 5 maaş alanlar… Bunun iftihar edilecek hiçbir yanı yoktur!

Vatandaş neden oy verdi?

Meydanlarda “Açız” diye haykırmak “Hiçbir şey yemiyoruz!” demek değildir.

“Açız” demek, yeteri kadar beslenememek anlamındadır. İnsanın kendisinin ve ailesinin ihtiyaçlarını karşılayamamasıdır.

Bu ülkede yaşayan, genç-yaşlı, kadın-erkek, herkesin geçiminden iktidar sorumludur. Vatandaş bunun için onlara oy verdi.

Yandaşlarına 3'er-5'er maaş veren iktidarın, millete gelince, sorumluluğu muhalefetin üzerine yıkması çok ayıptır.

O cafcaflı makam koltuklarında oturan beyler ne iş yapar, neye yararlar?

Görevleri 128 milyar doları heba etmek midir? Ya da Hazine garantili müteahhitlere milyarlar dağıtmak mıdır vazifeleri?

Bunlar hukuk bile istemiyor, hukuk isteyenleri de susturmaya çalışıyorlar.

Sedat Peker'in yayınladığı videolardaki “deniz salyasından beter” pislikler bile araştırılmıyor.

Sonra da “Aç varsa siz doyurun!” diyorlar. “Emriniz olur” mu diyelim?

Bu ülkede açlık sorununu çözmek iktidarın işi olmaktan çıktı mı?

TEBESSÜM

Fıkra gibi bir olay!

Kadın İstanbul'dan Bodrum'a koli içinde kedi götürüyor.

Otobüsün yolda verdiği ihtiyaç molasında muavin kediyi kontrol ediyor. Aaa, ölmüş!

Hemen kaptan şoföre haber veriyor. Şirket sorumlu olmasın diye aynı renk bir kedi yakalayıp, ölü kediyle değiştiriyorlar.

Bodrum otogarında kadın koliyi alıyor ve birden “Aaa! Bu benim kedim değil!” diye bağırıyor. “Benim kedim ölüydü. Onu Bodrum'daki evimin bahçesine gömmek için götürüyordum.”

GÜNÜN SÖZÜ

Muhalefetin görevi açları doyurmak değil iktidarı uyarmaktır!