Her şeye tek kişi karar verirse?

Ülkemizde hâlâ padişahlık döneminin özlemi içinde olan bir sürü siyasetçi var… Bunların tamamı iktidar yanlıları…

Tarihte padişahlar kararları tek başına alırlar, canları isterse komşu devletlere savaş açarlar, bir ülkeyi zorla zapta, istila etmeye karar verebilirlerdi.

Orduyla sefere çıkarken, nereye gidileceği sır gibi saklı kalır, hedef alınan ülkeyi kimse bilmez ve padişah (mesela Fatih Sultan Mehmet Han) “Bunu sakalım bile bilse kesip atarım” derdi.

Yalnız siyaset değil, ekonomi de padişahların akıllarına estiği vakit vergilerin arttırılmasından ya da bolluk zamanlarında azaltılmasından ibaretti.

Her şeye padişah karar verir, devleti tek başına, canının istediği gibi yönetirdi. Öyle olmakla beraber yine de her padişahın bir sadrazamı (başbakanı) vardı. Günümüzde başbakanlık makamı bile bırakmadılar.

★★★

Gerçekçi olmak lâzım…

Eski dönemlerin yönetim tarzı iyi olsaydı koskoca imparatorluk batar mıydı?

Yedi cihana hâkim olan Osmanlı İmparatorluğu, çağın şartlarına uymayan yönetim tarzının sonunda hazin bir şekilde batıp, tarih sahnesinden çekildi…

Bundan ders almak gerekir ama alınıyor mu?

★★★

Tarihin bize öğrettiği şudur:

Padişahlık gibi “Tek Adam Yönetimi” risklerle, tehlikeli virajlarla doludur.

Tüm demokratik ülkelerde, “kuvvetler ayrılığı ilkesi” ve yönetimleri denetleyen güçlü parlamentolar vardır. Onların hızla ilerleme ve gelişme nedenlerinden biri de budur.

Ülkemizde  “Cumhur İttifakı” hariç, bütün partiler bu nedenle ”Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” istiyor. Sanırım doğru olan da budur!

2021'in Basın Şeref Ödülü

Cuma gecesi Gayrettepe'deki Dedeman Oteli'nde, görkemli bir ödül öreni vardı.

Beşiktaş Medya'nın büyük jürisi tarafından 2021 yılı için seçilen sanatçılara, gazetecilere, televizyon ve radyo çalışanlarına “Best Of Turkey” (Türkiye'nin En İyisi) ödülleri dağıtıldı.

Jüri, beni de 2021 Basın Onur Ödülü'ne lâyık gördü.

“Ödül heykelciği” sahnede bana, “Yılın Yayıncısı” seçilen Togan Yayınları'nın sahibi İsmail Arlı tarafından takdim edildi.

Böyle onurlu bir ödülü şahsıma lâyık gören Beşiktaş Medya Jürisi'ne teşekkür ediyorum.

TEBESSÜM

Hoca'nın inatçı eşeği…

Nasreddin Hoca, doğduğu yer olan Sivrihisar'daki evinde, sürekli ahırda duran emektar eşeğini hava alsın diye dama çıkarmış…

Eşekle birlikte kendisi de bol temiz hava alan Hoca bir süre sonra “Yeter artık, inme vakti geldi” diyerek eşeği yularından çekmiş ama nafile… İnatçı eşek direnmiş, bir türlü inmemiş…

İnatçı hayvanla uğraşmaktan kan ter içinde kalan Nasreddin Hoca “Ne halin varsa gör!” diyerek onu damda bırakıp gitmiş…

Kendisine geniş bir oynama alanı bulan eşek damın üstünde sevinçle hoplamış, zıplamış… Hem de öyle bir zıplamış ki, dam delinmiş, aşağıya uçmuş…

Eşeğinin hazin akıbetini ibretle izleyen Nasreddin Hoca bundan şu dersi çıkarmış:

“Demek ki eşeğin mertebesini yükseltirsen, hem bulunduğu yere zarar veriyor, hem de kendisine… Nalları dikiyor böyle!”

GÜNÜN SÖZÜ

Özgürlüklerin yok olduğu bir yerde ahlâk sınıfta kalır!

Loading...