Sözcü Plus Giriş
SAYGI ÖZTÜRK

Abdullah Öcalan’ın istediği oldu!

14 Mart 2021 Yazarlar

1933 yılından 2013 yılına kadar ilkokullarda söylenen “Andımız”ın kaldırılması şaşkınlık yaratmıştı. O günlerde bazı kuruluşlar Türkiye Cumhuriyeti'ni simgeleyen T.C. harflerini kaldırdılar. Onlar kaldırırken, SÖZCÜ'nün logosuna o günden sonra T.C. yerleşti. Andımız'dan AKP'lilerin rahatsız olması da beklenmez. Ama, “Çözüm süreci” döneminde bu konu gündeme getirildi.

Andımız'da yer alan “Türk” sözcüğünün ırkçılığı çağrıştırdığını öne sürüp bunun için AKP döneminde Danıştay'a başvuranlar oldu. Peki AKP ne yaptı? Andımız'ın asla ırkçılık içermediğini mahkemelere bildirdi. Anayasa'nın 66. Maddesi, “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür” der. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk de “Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denildiğini” her fırsatta dile getirirdi.

11 YIL SONRA HATIRLADILAR

“Çözüm süreci” döneminde, PKK'nın başı Abdullah Öcalan'ın isteklerinden birisi de ilkokullarda okutulan Andımız'ın kaldırılmasıydı. 2013 yılında Andımız yönetmelikten çıkarıldı. 2002 yılında iktidara gelen AKP'nin, tam 11 yıl sonra “Çözüm süreci” kapsamında Andımızı kaldırma gerekçesi resmi belgede şöyle yer almıştı:

“Soğuk Savaş döneminde, kapalı toplumlarda, bir dönem öğrencilerde milli bilinç uyandırılması amacıyla toplu ve sözlü tekrarlara dayanan törensel uygulamalar söz konusu olmuştur. Günümüzde bu tür uygulamalar güncelliğini yitirirken, ileri demokrasilerde benzer uygulamaların terk edildiği gözlenmektedir. Öğrencilerde milli bilincin uyandırılmasına yönelik bu tür uygulamaların yararlı bir etkisi bulunmamaktadır.

İlkokullarda her sabah esas duruşta ant okunması uygulaması, pedagojik olarak da zararlı bulunmakta; öğretici olmayan, ezbere dayalı bu tip zorunlu tekrarların öğrencilerin zihinsel gelişimini olumsuz etkilediği vurgulanmaktadır. Bu yüzden okullardaki Andımızın okunmasına yönetmelik değişikliğiyle son verdik.”

8 DİLDE DUYURDULAR

Yapılan bu değişikliği de içeren düzenlemeler meğer ne kadar önemliymiş! “Andımız'ın kaldırıldığını”  8 dilde bastırılan kitaplarla dünyaya duyurdular. Andımız madem bu kadar zararlıydı da AKP hükümetleri 11 yıl niçin bekledi? Bırakın adım atmayı, kaldırılmasına ilişkin açılan davalarda, Andımız'ı canla-başla niçin savundunuz?

Ne yazık ki siyasetçilerimiz, o iktidara yakınlığı ile bilinen yazarlarımız o gün Andımız'ın gerekliliğini savunurken, sonra onlar da yerden yere vurdu. Hangi söylediğinize, yazdığınıza inanılsın?

Danıştay kararı henüz ortada yokken, bu köşenin okurlarına “Danıştay, Andımızı kaldıran yönetmeliği iptal etse bile, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un, Andımızı okullarda okutacağını beklemeyin” demiştim. Öyle de oldu. 18 Nisan 2018 tarihinde Danıştay, Andımız'ın yeniden okunmasına karar vermişti. Danıştay kararının Milli Eğitim Bakanlığı'na ulaşmasından sonra, Andımız'ın ilkokullarda okutulmaya başlanması gerekiyordu. Ancak, Milli Eğitim Bakanlığı kararla ilgili Dava Daireler Kurulu'na gitme yolunu, yani davayı uzatmayı tercih etti.

HAYAL KIRIKLIĞI YARATTI

Türk Eğitim Sen, Eğitim-İş sendikalarının, Andımız'ı kaldıran yönetmeliğin iptaline karşı Danıştay'da 2013 yılında açtıkları dava, tam 5 yıl sonra sonuçlandı. 18 Nisan 2018 yılında, Andımız'ın ilkokullarda okunması 8. Daire tarafından kabul edildi ama Andımız'ı okutmamaya kararlı olan Milli Eğitim Bakanlığı'nın itirazı geldi.

Oysa, o günlerde Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'a inanılmaz bir güven vardı. Açıkçası bu konuda da Ziya Hoca herkesi hayal kırıklığına uğrattı. Artık olay hukuki olmaktan çıkıp siyasi zemine kaydırılmıştı.

NASIL SAVUNMUŞLARDI?

AKP yöneticilerinin bugün karşı çıktıkları Andımız'ı, çok değil, 2009 yılında Mazlum-Der tarafından açılan davada nasıl savunduğuna bakalım. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu idi. Andımız'ın kaldırılmasına ilişkin davaya karşı, Milli Eğitim Bakanlığı'nın Danıştay'a yaptığı ve bu köşede 23 Ekim 2018'de yazdığım savunmayı hatırlatayım:

“Öğrenci Andı'nda yer alan ifadeler Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na aykırılık taşımamaktadır. Öğrenci Andı'ndaki ‘Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey Büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim' ifadeleri Anayasa'nın 2. maddesiyle doğrudan bağlantılı ve ilişkilidir. Anayasa'nın 2. Maddesi'nde, ‘Türkiye Cumhuriyeti'nin insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı bir hukuk devleti olduğu' belirtilmişti.”

Nimet Çubukçu AKP'nin bakanı değil miydi? Dün, Andımız'ı canla başla savunan, bugün ise Andımız'ın okunmamasına öncülük yapan AKP'lilere sormak gerekiyor peki değişen ne oldu? O Andımız, 1933 yılından bu yana okunmuyor muydu?

YAZARIN TÜM YAZILARI