Sözcü Plus Giriş
SAYGI ÖZTÜRK

Geleceğimiz tehdit altında, felaket kaçınılmaz olacak

Türk Eğitim Derneği  93 yıl  önce “Eğitimde öncü olmak, özellikle maddi olanakları yetersiz çocuklara ulaşabilmek” amacıyla kurulan bir sivil toplum örgütüdür. Derneğin Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu, bugün “Uyarıyoruz: Geleceğimiz tehdit altında, okula dönmek zorundayız. Yoksa bir neslin felaketi kaçınılmaz olacaktır” kampanyası başlatacak.

Dünya Sağlık Örgütü Hastalıkları Kontrol ve Önleme Merkezi, geçici  bir süreyle ve yalnızca yoğun bulaşmanın olduğu bölgelerde yerel olarak okulların kapatılmasının gerektiğini vurguluyor. Afrika, Güney Amerika'nın  az gelişmiş olarak tanımlanan ülkeler dışında pek çok ülke okulların kapanmasını son çare olarak düşündü. Almanya, İngiltere, Hollanda, Danimarka gibi salgının yoğun yaşandığı ülkeler dahi uzun süre okullarını kapatmadı. Bu ülkelerde eğitim hakkının korunması ve çocukların gelişiminin kesintiye uğramaması için okullar kısmî ve kısa süreli kapatmalar dışında okullar açık tutuldu.

ÖĞRENME YOKSULU

Dünya salgın öncesinde de bir öğrenme krizinden söz ediyordu. Şimdi bu kriz daha da derinleşti ve derinleşmeye devam ediyor. Uzaktan öğrenme yüz yüze eğitimin yerini alamayacağı da bilinen bir durumdur. 10 yaşına kadar veya ilkokulun sonuna kadar temel okuma becerilerini kazanamamış çocuklar için “Öğrenme yoksulu” ifadesi kullanılıyor. Dünya Bankası'na göre Türkiye'de bu oran yüzde 21.7. Salgında, okulların kapalı kalması nedeniyle oranın en az yüzde 10 puan daha artacağı değerlendiriliyor.

Son PISA değerlendirmesine göre öğrencilerin fen derslerinde yüzde 25.2'si, matematikte yüzde 37'si, okumada yüzde 26'sı temel yeterlik düzeyinin altında. Okulların kapalı kalması sebebiyle temel becerilerden yoksun kalan öğrenci oranının yüzde 7-13 arasında daha artacağı hesaplanıyor. Birleşmiş Milletler'in haziran ayındaki raporunda bile okulların 3 ay daha kapalı kalması 10. sınıftaki bir öğrencinin 1.5 yıllık öğrenme kaybına eşdeğer geldiğini işaret ediyor.

SAĞLIKLARINDAN EDİLİYOR

Öğrenme kayıpları ve eksikleri ilkokul çağındaki, henüz bağımsız çalışma ve öğrenme becerileri gelişmemiş öğrenciler için çok daha fazla. Dezavantajlı öğrenciler için öğrenmede makas açıklığı artıyor. Dezavantajlı; sosyo-ekonomik düzeyi düşük, öğrenme güçlüğü olan, özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler aleyhine eşitsizlik uçurumu derinleşiyor. Okullar kapalı kalmaya devam ederse, çok sayıda öğrenci okulu terk edecek, bir daha okula dönmeyecek. Kazanım kayıpları telefi edilemez noktaya ulaştı.

Bu süreçte çocukların fiziksel sağlıklarını korumak kadar ruhsal sağlıklarını korumak da önemli. Çocuklar bugün fiziksel aktivite, sosyal etkileşimden uzak. Bunun yanı sıra obezite başta olmak üzere, beslenme ve davranış sorunları yaşıyorlar. Salgın öncesine kadar, çocukları ekrandan uzak tutmanın önemi vurgulanırken, şimdi çocukları ekrana nasıl bağlarız uğraşı veriliyor. Veriler, çocukların ekran karşısında geçirdiği süre yüzde 100'den daha fazla arttı.

GELECEK MESELESİ

Eğitimde bir yıllık kayıp, insanın hayatı boyunca elde edeceği gelirin ortalama  yüzde 10 oranında düşmesine sebep oluyor. Bu  kayıplar gelir düzeyi düşük, imkanları kısıtlı olan ailelerin çocukları için daha yüksek olacaktır.

Hesaplamalara göre okulların kapalı kalma süresi uzadıkça bireylerin gelecekteki gelir kayıpları da artıyor. Okulların sadece yılın üçte birinde kapalı kalması halinde bile bugünün 1-12. sınıf öğrencileri gelecekte ortalama yüzde 3'e yakın daha düşük gelir elde edecek. Bu durumda bile yıllık 40 milyar dolarlık bir kayıp söz konusu olacak. Oysa bizim çocuklarımız neredeyse bir yıldır okuldan uzakta. Bu durumda neler yapılmalı?

NASIL AÇILMALI?

-Öğretmensiz eğitim olmaz.  Sağlık kahramanlarımız ve büyüklerimiz aşılandı. Şimdi ivedilikle öğretmenlerimiz aşı sıralamasında öne alınmalı. En kısa sürede okullar yüz yüze eğitime açılmalı.

-Salgındaki risk haritası dikkate alınarak, yüksek risk alanının dışında kalan okullar belirlenmeli, buna göre ilçe ve köy bazlı yerel planlama yapılmalı.

-Özellikle 10 yaş altı öğrencilerin bulunduğu sınıflarda iki yıllık bir müfredat düzenlemesine gidilmeli.

-Yaz tatili süreci kısaltılıp eğitim sürecine dâhil edilmeli.

BAŞARABİLİRİZ

Okulların kapalı kalması ve salgının ekonomik etkisinin birleşmesiyle öğrenme krizi bir neslin felaketine yol açabilir. Uzaktan eğitim her geçen gün fırsat eşitsizliklerini derinleştiriyor. Öğrenme kaybının telafisi imkânsız hale geliyor. Okulların kapalı olduğu her gün geleceğe vurulan darbedir. Unutmayalım, yaşamda sıfır risk yoktur. Doğru alınmamış tedbirler vardır.  Okullarımızı önlem alarak güvenle açabiliriz ve bunu da başarabiliriz.