Ağa Camisi

Tam 100 yıl boyunca tamir edilmeyi bekleyen Beyoğlu'ndaki Ağa Camisi, Atatürk imzalı bir bakanlar kurulu kararnamesiyle 1937'de tamir edildi

Geçtiğimiz cuma günü Cumhurbaşkanı Erdoğan Taksim Camisi'nin açılışında yaptığı konuşmada Beyoğlu'ndaki Ağa Camisi'nden de söz etti. Nazım Hikmet'in “Ağa Camisi” şiirinden bir dörtlük okuyan Erdoğan, Ağa Camisi'nin, Atatürk döneminde satılmaktan ve yıkılmaktan kurtarıldığından ise hiç söz etmedi. İşte bugün, Erdoğan'ın söz etmediği Ağa Camisi gerçeklerini anlatacağım.

BEYOĞLU AĞA CAMİSİ

Taksim'den Beyoğlu'na doğru giderken İstiklal Caddesi ile Sakızağacı Sokağı'nın kesiştiği köşede 1596'da Hüseyinağa tarafından yaptırılan Ağa Camisi vardır. Ancak yıllar boyunca bakımsız kalan Ağa Camisi, 1918-1923 arasındaki işgal yıllarında da satılıp yıkılmakla karşı karşıya kaldı.

Yıl 1922… Kurtuluş Savaşı'nın en zor zamanlarıydı. Mustafa Kemal, Anadolu'da Büyük Taarruz'un son hazırlıklarını yapıyordu. İşte o günlerde İstanbul'da Osmanlı Saray Hükümeti'nin Evkaf Nezareti, Beyoğlu'nda bakımsızlıktan yıkılmak üzere olan Ağa Camisi'ni –arsasına apartman yapılmak üzere– satmaya kalktı. Ancak Ağa Camisi mütevelli heyetinin itirazları ve İleri gazetesinin ısrarlı yayınları nedeniyle hükümet geri adım attı.(1)

Ağa Camisi 1937'de tamir edildikten sonra ibadete açılırken önündeki duvara ‘Yurttaş Dünü Unutma Bugünü İyi Anlarsın' yazıldı.

Saray Hükümeti Ağa Camisi'ni satıyordu

İleri gazetesi, 1922 yılında, Ağa Camisi'nin satışıyla ilgili gizli pazarlıkları, -gazetedeki ifadeyle- bu konuda “dönen dolapları” deşifre ederek bir kamuoyu oluşturdu. 11 Temmuz 1922 tarihli İleri gazetesinde ”Cami Satılır Mı?” başlıklı bir haber çıktı. Haberin alt başlığı “Ağa Camii Etrafındaki Dolaplar” şeklindeydi.(2)

Bu haberin üzerine, 15 Temmuz 1922'de Ağa Camisi Mütevelli Vekili Ahmed Kemalettin Bey, İleri gazetesine yaptığı açıklamada, “Şimdiye kadar cami arazisinin satılmasının söz konusu olmadığını” belirterek şöyle diyordu: “Bir zamanlar Evkaf Nezareti bu camii şerifi başka bir mahalle nakil ve arsasına apartman inşa etmek istemiş ve fakat mütevellisinin muhalefetiyle muvaffak olamamıştı. Sonraları Evkaf Nezareti, yine bu camii şerifin avlusunda 50 sene müddetle elektrik trafo merkezi inşasına müsaade (etmiş) ve camii şerif hademesine mahsus yapıları otomobil garajı olarak kiraya vermiş ve bunlar hakkında ne şerri makamlardan ne de mütevellinin onayını almaya lüzum görmemişti…”(3)

“Ağa Camisi Meselesi, Cami Arsası Etrafında Dönen Dolaplar”, İleri, 13 Temmuz 1922, s. 3.

17 Mayıs 1922 tarihli İleri gazetesinde de “Rumlar Camimizi de Çalacaklar” başlıklı bir haber çıkmıştı. “Beyoğlu'nda yegâne kalan İslam abidemiz Ağa Camii'nin Rumlar tarafından satın alınmasını sağlamak için bazı dolaplar çevrildiğini haber alıyoruz” denilen haberde, birtakım Rum komisyoncuların cami arsası için 15.000 lirayı gözden çıkardıkları, hatta birinin, gerekli kişilere 3000 lira avans verdiği belirtilerek “Evkaf Nezareti'nin basiret göstermesi” temenni ediliyordu. (4)

İleri gazetesinin 13 Temmuz 1922 tarihli haberine göre ise “vakfa gelir sağlayıp camiyi tamir etmek” gerekçesiyle Ağa Camisi'nin avlusu, apartman yapılması için, bir müzayedeyle satışa çıkarıldı. Müzayedeyi, Dolmabahçe Gazhanesinde Kok Kömürü Direktörü Rum Lefter Efendi kazandı. Gazete haberinde şöyle diyor: “Cami, harimine (dış avlusuna) 16.000 liralık inşaat yapılacak ve azami on sene hitamında bu bina taraf vakfa terk olunacak. Senevi icar (kira) 1000 lira olacaktır. Müzayede nihayet, Dolmabahçe Gazhanesinde Kok Kömürü Direktörü Lefter Efendi'ye kalıyor…” Gazete yorumunda, “İşin içinde gizli kapaklı noktalar vardır…” diyor.(5)

İleri gazetesi, konunun peşini bırakmadı. Sürekli Evkaf Nazırı'nı göreve çağırdı. Konuyu Evkaf Nazırı Raşit Bey'e sordu, ancak nazır kaçamak cevaplar verdi.(6)

Bu sırada Kurtuluş Savaşı'nın kazanılması, Osmanlı Saray Hükümeti'nin devrilmesiyle Ağa Camisi satılmaktan ve yıkılmaktan kurtuldu.(7)

Ağa Camisi Atatürk'ün onayıyla 1937'de tamir edildi

Kurtuluş Savaşı sırasında Yunan orduları Anadolu'da pek çok camiyi yakıp yıktılar. Savaştan hemen sonra, Atatürk'ün başında bulunduğu hükümet, hasar gören camileri onardı. Atatürk, 1 Mart 1923'te TBMM'de yaptığı konuşmada, “Bir yıl içinde 126 tarihi cami ve mescidin onarıldığını” söyledi.(8) Cumhuriyetin ilanından sonra, 1930'larda da, Cumhurbaşkanı Atatürk ve Başbakan İnönü imzalı kararnamelerle Vakıflar Genel Müdürlüğü onlarca tarihi camiyi onardı. İşte o camilerden biri de Beyoğlu'ndaki Ağa Camisi'ydi.

Cumhuriyet, 27 Şubat 1937, s. 4

Ağa Camisi, son olarak 1834'te II. Mahmut tarafından tamir ettirilmişti.(9) Sonraki 100 yıl boyunca bakımsız kalan cami, yıkılmak üzereyken, Cumhuriyet hükümetince kurtarıldı.

Ağa Camisi'nin onarım kararı 1936'da alındı. 18 Eylül 1936 tarihli ve Cumhurbaşkanı Atatürk imzalı bir bakanlar kurulu kararnamesiyle Beyoğlu'ndaki Ağa Camisi'nin, 14.338 lira 38 kuruş bedelli tamir ve ilavelerinin “caminin eski şeklini bozmayacak ve mimari kıymetine helal gelmeyecek bir surette… bu konularda vukufu olan mütehassıs işçilere yaptırılması” istendi.(10)

Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi şöyle diyor: “Uzun müddet bakımsız kaldıktan sonra 1934'te (doğrusu 1937 olacak), Vakıflar İdaresi'nce ihata duvarlarına kadar yeniden onarılan caminin mihrabı, duvarları ve minare gövdesinin eski yapıdan kaldığı anlaşılmaktadır. Daha önce kiremitle kaplı olan çatı kurşunla örtülmüş, saçaklar rûmîli dendanlarla bezenmiştir… Duvarlar son onarımda belli bir yüksekliğe kadar Kütahya çinileriyle kaplanmıştır. Tavan ve tonozlar renkli kalem işleriyle süslüdür.”

Cumhuriyet gazetesi, Ağa Camisi'nin tamiri konusunda haberler yaptı. Örneğin, 8 Ocak 1937 tarihli Cumhuriyet gazetesinde, “Ağa Camisi Zarif Bir Şekil Aldı” başlıklı bir haberde, “Beyoğlu'ndaki Ağa Camisi'nin Evkaf İdaresi tarafından esaslı suretle tamir ettirildiği, tamiratın en önemli kısmının tamamlandığı, caminin yakında açılacağı” belirtilerek caminin yeni halini gösteren bir fotoğrafa yer verildi. (11)

27 Şubat 1937 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yine “Ağa Camisi Zarif Bir Şekil Aldı” başlıklı ve kapsamlı haberde, “Dört aydan beri tamir, daha doğrusu yeniden inşa edilen Beyoğlu'ndaki Ağa Camisi'nin inşaatı bitmiştir. Yeni şekli ile çok zarif bir manzara arz eden cami, önümüzdeki hafta zarfında halka açılacaktır” deniliyordu.

Habere göre tamir sonrası Ağa Camisi'nin içerisi tamamen yeni bir şekil aldı. Karaağaçtan ince oymalarla yapılan minber ve müezzin yerleri gayet güzel oldu. Kubbealtı pencereleri eski Türk üslubunda renkli camlarla süslendi. Duvar altları ve pencere kenarları da renkli Kütahya çinileriyle bezendi. Secde ederken başın konacağı yerler, sağlıklı kalabilmesi için, ayrı ayrı yapıldı ve baş konacak yerler oturulacak yerlerden birkaç santim yükseğe alındı, buraların üzeri muşambayla kaplanırken oturulacak yerlere de küçük halılar kondu, yüz değecek yerler her gün sabunlu ve sıcak suyla temizlenecekti. Ayrıca içeride bir de gardırop yapıldı, namaz kılacaklar eşya ve paltolarını burada özel görevlilerin nezaretine bırakabilecekti. Caminin avlusuna da güzel tarhlar yapılarak manolya gibi değerli ağaçlar dikildi. Bahçede de Mimar Sinan üslubunda bir şadırvanlı sebil yapıldı. Bahçe çok zarif bir havuzla süslendi, tarihi değeri olan mezar taşları bahçede bırakılırken diğerleri kaldırıldı. Yeniden inşa edilen minare, süslü oymalarla bezendi ve mükemmel bir elektrik tesisatıyla donatıldı. Isparta'dan değerli halılar ısmarlandı. Camide nöbetçi kalacak müezzin ve imamalar için de mutfak, kahve ocağı gibi özel odaların olduğu küçük bir ev inşa edildi. Buraya bir de, nöbetçi din görevlilerinin kendilerini geliştirebilmesi için kütüphane eklenecekti. Caminin “asri abdesthanesi” halka açık ve ücretsiz olacaktı. Vakıflar İdaresi, Ağa Camisi'nin tamirini 15.000 liraya mal etti. (12)

Görüldüğü gibi Atatürk Türkiye'si, Ağa Camisi'ni aslına uygun olarak, estetik ve sanat değerini koruyup hatta geliştirerek, sağlık, çevre düzenlemesi, görevlilerin ihtiyaçları vb. çağdaş ölçüleri de dikkate alarak en iyi şekilde tamir ettirdi.

Ağa Camisi'nin tamir edilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Atatürk imzalı, 1936 tarihli bakanlar kurulu kararı. (BCA, 30-18-01-02,68-78-4, 18.09.1936.)

3 Mart 1937 tarihli Cumhuriyet gazetesinde “Evkaf Çalışıyor” başlıklı bir yazıda da Ağa Camisi'nin tamiri hakkında şu değerlendirme yapılıyordu: “Beyoğlu'ndaki Ağa Camisi, dün zavallı, çirkin ve harap bir bina idi. Bugün içi, dışı, minaresi, bahçesi, şadırvanı yepyeni, tertemiz güzel bir mabet oldu.” Yazının devamında ise İstanbul'da Yeni Cami'nin de tamir edildiği belirtiliyordu.(13)

100 yıldır onarılmamış, işgal yıllarında satılıp yıkılmak istenmiş, perişan haldeki Ağa Camisi Cumhurbaşkanı Atatürk imzalı bir bakanlar kurulu kararnamesiyle 1937'de aslına uygun olarak adeta yeniden inşa edildi. Böylece bugüne kadar ayakta kalabildi.

Nazım Hikmet, 1921'de “Ağa Camisi” şiirinde, “Ey bu caminin ruhu bize mucize göster” demişti. Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasıyla o mucize gerçekleşti. Hem vatan, hem Ağa Camisi kurtuldu.

Camiler üzerinden Atatürk'e, İnönü'ye, Cumhuriyete saldıranlara Ağa Camisi gerçeklerini anlatın.

Kaynaklar, Dİpnotlar

1- Atilla Oral, İşgalden Kurtuluşa İstanbul, İstanbul, 2013, s.540-541.

2- İleri, 11 Temmuz 1922, s. 2.

3- “Bir İzah”, İleri, 15 Temmuz 1922, s. 3.

4- Oral, s. 541.

5- “Ağa Camisi Meselesi, Cami Arsası Etrafında Dönen Dolaplar”, İleri, 13 Temmuz 1922, s. 3. 

6- “Ağa Camii Meselesi, Evkaf Nazırı Raşit Bey Ne Diyor?” İleri, 23 Temmuz 1922, s.3.

7- Oral, s. 541.

8- Atatürk'ün Bütün Eserleri, C.15, s. 175.

9- İ. Aydın Yüksel, “Ağa Camii”, TDV İslam Ansiklopedisi, İstanbul, 1988, C.1, s.453.

10- Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi, 30-18-01-02,68-78-4, 18.09.1936.

11- Cumhuriyet, 8 İkincikanun, 1937, s.2.

12- Cumhuriyet, 27 Şubat 1937, s. 4

13- Cumhuriyet, 3 Mart 1937, s.3.