Sözcü Plus Giriş
UĞUR DÜNDAR

Askıda aşı!..

21 Ocak 2021

“Sevgili okurlarım,

Covid-19 aşısının Çin'den de olsa getirilmiş ve ücretsiz olarak herkese yapılmaya başlanmış olması, çok gecikmiş olmakla birlikte olumlu bir adımdır.

Fakat ilk parti olarak getirilen 3 milyon doz, iki kez yapılacağı için 1.5 milyon kişiye yetecek kadardır.

Yani sayıları bir milyonu aşkın olan sağlık personeline ancak yetebilir.

Onlardan arta kalan olursa da çok yaşlı ve kronik hastalığı olan, yaşlı bakımevlerinde toplu halde yaşayan vatandaşlarımızın bir kısmına yapılacaktır.

Çin aşısının arkasının ne zaman geleceği de belli değildir; çünkü bu kullanılan parti bile ilan edilenden neredeyse bir ay sonra getirilebildi.

Ne yazık ki iktidar aşı bağlantılarını, maliyetlerini, yapılan anlaşmaların koşullarını şeffaf olarak halkla paylaşmamaktadır.

Aşı konusundaki önemli sorunlardan biri de üretimin, yani arzın sınırlı olması ve kullanım izni verilmiş olan bütün aşıların satış bağlantılarının şimdiden yapılmış olmasıdır. Ne yazık ki iktidar, zamanında bu bağlantıları yapma fırsatını kullanamamıştır.

Sonuç olarak, halkımızın çoğunluğuna devletin ücretsiz olarak aşı sağlayabilmesi planı şu anda belirsizliklerle doludur.

Hem elde aşı yoktur, hem aşıların zamanında temini kuşkuludur hem de sadece Çin aşısına, yani tek kaynağa olan bağımlılık ülkenin manevra kabiliyetini sınırlamaktadır.

Üstelik maske dağıtımında yaşanan olumsuzluklar da iktidarın aşı temini ve dağıtımı becerisi hakkında kuşkular yaratmıştır.

Bu nedenle benim önerim, aynen maske olayındaki nihai çözüm gibi, devletin ücretsiz aşı programına ek olarak, uluslararası kullanım izni almış olan aşıların ithalat ve satışının da serbest bırakılmasıdır.

Serbest piyasa koşullarına göre yapılacak ithalat ve satış için, aynen maske olayında olduğu gibi azami fiyat belirlemeleri yapılabilir.

Gelir ve servet eşitsizliklerinden doğacak olan adaletsizlikler de bu konuda yapılacak bağışlara izin verilmesi ve ‘askıda ekmek', ‘askıda fatura' uygulamaları gibi ‘askıda aşı' uygulamasının da teşvik edilmesiyle aşılabilir…”

★★★

Okuduğunuz satırları, ülkemizin uluslararası saygınlığa sahip, değerli bilim insanlarından Prof. Dr. Emre Kongar'ın Cumhuriyet'teki köşesinden alıntıladım.

Emre Hocamızın yazısına esin kaynaklığı eden kişi de bir başka değerli bilim insanı olan Prof. Dr. Siber Göksel…

Kardiyoloji ve dahiliye uzmanlığı konusunda parmakla gösterilen bilim insanlarımızdan biri olan Siber Hocamız, ocak ayı başından bu yana ikimize de ısrarla yazarak “Askıda Aşı” konusunu gündeme getirmemizi istiyor.

Örneğin bana 12 Ocak'ta gönderdiği e-postada şöyle diyor:

“Aşı gecikiyor ve biz ÖLÜYORUZ. Ekonomik sıkıntı varsa paramızı verip aşı olalım. Eğer ASKIDA AŞI uygulaması başlarsa 60 yılık dahiliye ve kardiyoloji uzmanı olarak, hem kendim olacağım, hem de imkanı bulunmayan bir kişiye ilk aşıyı ben yaptıracağım. Lütfen ASKIDA AŞI konusunda ısrarcı olun…”

★★★

Siber Hocamızın önerisini önceki akşam KRT televizyonunda büyük ilgiyle izlenen “Şimdiki Zaman” programında dile getirdim.

Ben de aşının devletçe üstlenilmesi ve herkese ücretsiz yapılması gerektiğine inananlardanım.

Ama zamanında bağlantılar sağlam bir şekilde yapılamadığı ve aşı çeşitlendirmelerine gidilemediği için, verilen sözler tutulamıyor!..

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca'nın açıklamalarına bakılırsa, ocak ayı sonuna kadar 40 milyon doz Sinovac-CoronaVac, 550 bin doz da Pfizer/BioNTech aşısının gelmesi gerekiyordu.

Oysa gele gele sadece 3 milyon doz CoronaVac aşısı gelebildi!

★★★

Ama virüs aşının gelmesini beklemiyor, canlarımızı almaya devam ediyor.

Bu durumda ne yapacağız?

Godot'u bekler gibi Çin aşısının çok gecikerek ve yetersiz dozda gelmesini, ya da yerli ve milli aşının üretime geçmesini mi bekleyeceğiz?

Fatura AKP'ye çıkacak diye canların yitip gitmesine seyirci mi kalacağız?..

Ya da ölecek miyiz?..

★★★

Eğer bu aksamalar devam edecek ve devlet eliyle aşı temini sürekli sıkıntıya girecekse, o zaman Emre Hocamızın önerdiği çerçeve dahilinde ithalata izin verilip, “askıda aşı” uygulamasına geçmekten başka bir seçenek kalmıyor demektir.

Ruhsatı olmayan bir aşının ithal edilemeyeceğini biliyoruz. Ama zaten Çin aşısının da henüz ruhsatı yok, diğerlerinin de…

Hepsi Acil Kullanım Onayıyla-AKO kullanılıyor.

Dilerim, aşılanması gereken tüm yurttaşlarımıza yetecek dozda aşı zamanında gelir ve devlet eliyle ücretsiz tamamlanır.

Ama olmadığı takdirde, ithal aşı konusundaki sorun, AKO uygulamasıyla kolayca çözülebilir.

Ne dersiniz?

Hep birlikte düşünelim mi?..