Yakınmalar ve adalet

-Coşku, yürek rüzgârıdır.-

Olumlu ve olumsuz kimi durumlar insan yaşamının doğal akışının kaçınılmaz belirtileridir. Her şeyin hiçbir yakınmaya ve eleştiriye uğramadan geçmesi, gerçekleşmesi olanaksız bir beklentidir. Kimisine kendimizin neden olduğu aykırılıklar, çelişkiler, olumsuzluklar ve sakıncalar yaşam koşullarının çizgileridir. Kendini beğenmek zayıflığı (düşüklüğü de denilebilir )yanında başkalarını gereksiz, nedensiz, haksız eleştirenler de olabiliyor. “Gülmesini bilmeyen dükkân açmasın” sözünün anlattığı ilişki düzenine ilişkin öneri, bir yaşam gerçeğinin vurgulanmasıdır. Nedense başkalarından yakınılıp da kendi durumunun ve tutumunun gözardi edilmesi bir insanlık kusurudur. Gülememek bir yoksunluk, durgunluk ve sayrılıktır. Gülmesini bilmeyenlerle gülenleri karalayanlar da var. Oysa gülmek de bir açılım, bir değerlendirme, dinlenme ve mutluluktur.

Hakkını alamamak, beklediğini bulamamak, kavuşamamak, yanlış anlaşılmak, engellemelerle savaşmak, sorunlarla karşılaşmak yaşamsal olumsuzlukların belirgin olan ve sık rastlanan kimileridir. Kişisel çabalar, çalışmalar yanında toplumsal dayanışma ile çoğu çözümlenebilecek sorunlar birer yaşam dersidir. Yakınma yerine birlik ve dayanışma ile kişisel güç değerleri birer etkin dayanaktır.

Bir ülkeyi aydınlatan, ulusu gönendiren değerlerin başında dayanışma, toplumsal barış, adalet güvencesi gelir. Bu yaşam gerçeği hiçbir şeyle karşılaştırılamaz ve ölçülemez özgünlüktedir. Yargıdan yakınılıyorsa “adalet buhranı” en büyük yıkım olarak gündemdedir ve en büyük yaşam tehlikesidir. En sakıncalı, en büyük yakınma adalet yakınmasıdır. Sağlık yakınmasının, ekonomik yakınmanın çözümleri vardır ama adalet yakınmasının çözümü çok güçtür, yaşamsaldır. Adaleti yaşam onuru ve güvencesi bilmek erdemdir. Adalet, eşitlik, özgürlük ve hak güvencesidir. Yaşam ışığıdır.

Adalet duygusunu yaralayan, yargıya güveni sarsan olaylar, kararlar, işlemler değişik yakınmalara, eleştirilere, değerlendirmelere neden olmaktadır. Siyasal etkiler ve nedenlerle yapılan atamalar, işlemler, yandaşlık ve partizanlıklar toplumsal barışı olumsuz etkileriyle sarsmakta, yurttaşlar arasındaki güveni, eşitlik ilkesini gölgelemektedir. Kayırmalar, ayrıcalıklar, “torpil” işlem ve uygulamaları ulusal yaşam dokusunu bozmakta, yönetime güvensizlik ve karşıtlığı giderek büyütmektedir.

Yandaşlığın, kayırmaların alabildiğine at koşturduğu ortamda önemli insanlık değerleri ve yurttaşlık bağları zarar görmektedir. Cumhuriyetin anlam, amaç ve ilkelerine ters düşen siyasal ödünlerle partizan uygulamalar yaşamı karartmaktadır. Okullarını bitirenler iş bulamamakta, işçi alımlarında uzun başvuran kuyrukları oluşmakta, gençler sokakları doldurmaktadır. Seçmeni kandırmak için kolay ve ucuz inanç sömürüsüne başvuran kötü siyasetçiler kendilerinden ve yandaşlarından başkasını düşünmemektedir.

Almanya'dan Dursun ATILGAN'ın, Ankara'dan Gülen SARAN'ın arayışları, ilgileri, paylaşımları, öneri ve eleştirileri yayın açılımımıza güç vermektedir. Kendilerine teşekkür ediyoruz.