Ekonominin kitabı

Geçmediğimiz köprüye, girmediğimiz tünele, uçmadığımız havalimanına, görmediğimiz otoyola, yatmadığımız hastaneye, gitmediğimiz tren garına para ödüyor muyuz… Ödüyoruz.

Nasıl ödüyoruz?

Dolar karşılığıyla Türk Lirası olarak ödüyoruz.

Dolar altı liraysa altı liradan ödüyoruz, sekiz liraya yükseldiyse sekiz liradan ödüyoruz, on lira olduysa on liradan ödüyoruz.

Bu yüzden, ödüyoruz ödüyoruz, borcumuz azalacağına, artıyor.

Bu yıl başında mesela, geçiş garantili projeler için toplam 179 milyar lira borcumuz vardı, borcumuz 226 milyar liraya çıktı, dolar yükseldiği için sırf bu yılki borcumuz da 47 milyar lira arttı.

Buna mukabil…

İlaç yok.

Bütün eczaneleri tek tek dolaş, 645 kalem ilaç bulunamıyor.

İnsülin yok.

Romatizma ilaçları, ağrı kesiciler, ateş düşürücüler, tansiyon ilaçları, bazı hormon ilaçları, burun damlası bile yok, grip aşısı yok.

Bazı kalp ilaçları yok, olanlar da gıdım gıdım geliyor.

Bazı kanser ilaçları yok.

Bağırsak hastalıkları ilacı yok, o yoksa onun yerine şunu alayım diyemiyorsun, çünkü zaten muadili olmayan ilaçlar bulunamıyor.

İster tek adam rejimiyle yönet, ister padişahlıkla, ister sultanlıkla, ister krallıkla… Hastalık kavramı daima demokrasidir.

Din, dil, etnik köken, mezhep, kadın-erkek, zengin-fakir ayırmaz, istisnasız herkese eşit davranır, kimseye ayrıcalık tanımaz.

Akplinin prostatı neyse, Chplinin prostatı da odur, Mhplinin romatizması Hdplinin romatizmasından farklı değildir, koronavirüs İyi Partiliye nasıl bulaşıyorsa, Saadet Partiliye de öyle bulaşır, tıp literatüründe “yalakalıkla tedavi” diye bir yöntem yok, dolayısıyla, şeker hastalığından muzdarip gariban Mualla teyzeye hangi ilacı veriyorsan, asrın liderimize de aynı ilacı verirsin, reçete değişmez.

Bu yüzden, sadece millet ittifakı ilaç bulamıyor değil…

Cumhur ittifakı da bulamıyor.

Geçen ay 165 kalem ilaç bulunamıyordu, bu ay 645 kalem ilaç bulunamıyor.

Antidepresanlar yok.

Astım ilaçları yok.

Öksürük şurupları yok.

Bebeler için lazım, yok.

Özellikle çocuk hastalıkları için gereken ilaçlara geçen yıl pek ihtiyaç yoktu, covid salgını nedeniyle okullar kapalıydı, çocuklar evdeydi, bu yıl okullar açık, şakır şakır hastalanıyorlar, ilaç yok.

Niye yok kardeşim?

Çünkü…

İlaç fabrikalarını kapattılar, iğneden ipliğe olduğu gibi, ilaçta da dışarıya bağımlıyız.

Ve sayın hükümetimiz, ilaç fiyatlandırmasında 1 euro'yu 4.5 liraya sabitledi, yılbaşından beri 1 euro karşılığında 4.5 lira ödüyor.

Euro'nun piyasa değeri 11.5 lira.

Sayın hükümetimize göre 4.5 lira.

E, ilaç firmaları kurdaki bu uçurum yüzünden ithalatı bıçak gibi kesti.

İlacı ara ki bulasın.

Eczaneleri boşver, ecza depolarında bile yok.

Vatandaşın sağlığı söz konusuysa euro 4.5 lira.

Müteahhidin cebi söz konusuysa dolar 10 lira.

Sayın hükümetimiz vatandaş için ödeme yapacaksa, döviz yarı fiyat.

Sayın hükümetimiz vatandaştan ödeme alacaksa, döviz tam fiyat.

Ekonominin kitabını yazdık dedikleri, işte bu!

 

Loading...