Sözcü Plus Giriş
YÜCEL ARI

Bayram…

18 Temmuz 2021 Yazarlar

Yıllar önceydi. Doğma büyüme İzmirliler olarak yaşamımızda yepyeni bir sayfa açıp dünyamızı mega karmaşaya, İstanbul'a taşımıştık. Erenköy'de küçük ama her yanından pırıl pırıl güneş giren evde yaşamaya başlamıştık.

İzmir gazetecisiyken ‘boğulacaksak büyük denizde boğulalım' dediğim İstanbul hevesim yüzünden ailemi de buralara mı sürüklüyordum? Yoksa daha mı iyi olacaktı gelecek?

Aklımın bir tarafı işte, bir tarafı bu zor sorudaydı. Yeni işe ve işlere çoktan alıştım da, diğer soruya yıllardır yanıt bulabilmiş değilim hala!

İstanbul'da yeniydik yani… Yerleri, yönleri, caddeleri öğrenirken sık sık kaybolduğumuz zamanlar. Ramazan ya da Kurban, geçmiş gün bilemiyorum. Bir bayram yaklaşıyor. İzmir'den geldiğimiz için, sevimli küçük arabamızın plakası 35…

O gün eve erken, akşamüzeri döndüm. Caddebostan sahiline yakın bir yerlere gitmem gerekiyor. Çıktım evden. İzmir gibi değil buralar. Trafik adım adım. Bağdat Caddesi'ne oradan da sahile doğru ineceğim. Anayola çıkmak için trafik ışıkları 10 saniye falan yanıyor. İki araç geçiyor kırmızı ışık… Geridekiler kalıyor. Önümde 8-9 araç, en az üç kez yanması lazım yeşilin. Pencereler kapalı, radyo hafif açık.

Sağ kapının camına eliyle biri vuruyor aniden! Ürküp bakıyorum o yöne, bir kadın… Elinde torbalar falan. Kaç kez tanık olduk, dilencileri meşhur ışıkların. Duyması için yüksek sesle “Allah versin” derken ben yeşil yanıyor. İki araç ilerleyip duruyoruz yine.

Bu kez benim kapının camına hızlı hızlı vuruyor aynı kadın. ‘Yeter ama'deyip söyleneceğim pat yeşil ışık. İki araç daha gidip duruyoruz. Artık en öndeyim…

‘Dilenci kadın' inatçı ama! Geliyor yine tam cama eliyle vuracak, erken davranıp açıyorum pencereyi. “Allah versin teyzeciğim de, böyle de olmaz ki” diyeceğim, yarım kalıyor cümle dilimde, beynimde!

Arabanın etrafında dakikalardır dört dönen, camları çalan, ‘can sıkan' kadın, “Yok oğlum yanlış anladın beni. Kızım İzmir'de! Sizin arabanın plakasını görünce İzmir'e selam yollayayım dedim” demez mi!

Kalakalmak lafı tam da o an için bulunmuş olmalı. Kalakaldım. Zaman da ben de dondum resmen.

Bu olay ne vakit aklıma gelse, ki hiç çıkmıyor; burnumun direği sızlar.

Ben ne yaptım?

Ne olmuş bize böyle?

Bayram yaklaşıyordu. Kızı İzmir'de yaşayan kadın, plakası 35'le başlayan arabanın içindekilerle kızının yaşadığı şehre selam gönderecekti alt tarafı…

Tam birşeyler söyleyecektim yeşil yandı bir kez daha, ilerlemek zorunda kaldım. Sağa yanaştım, indim arabadan aceleyle. Kadının peşinden gidip özür dileyeceğim. Sağa baktım, sola baktım, karşıya baktım yok, beni oracıkta tarifsiz şaşkınlığımla başbaşa bırakıp kalabalığa karışıp gitmişti…

Evet nereden bilecektim. Evet, dilenci olmadığını nasıl anlayacaktım. Evet, onca kargaşanın arasında şıppadanak gerçeği nasıl görecektim. Evet, 35 plakalı bir araçla kızına selam göndermek istediğini nasıl hissedecektim…

Evet ama keşke bilseydim, keşke anlasaydım, keşke görseydim, keşke hissetseydim, keşke onun yüreğini hafifletebilseydim…

O günden sonra bayramlar yaklaşırken hep o anlar ve keşkeler üşüşür aklıma.

Bayram…

Bayramlar güzel çocukluk anıları mıdır sadece?

İstediğin kadar zengin ol ya da fakir, alınan verilen para mıdır?

Buzun altındaki kısımları can kırıklarıyla dolu göstermelik aile kahvaltıları mıdır?

Kararnamelerle 9 gün olarak ilan edilen uzun tatiller midir?

Yoksa hissetmek midir bayramlar?

Merhaba demek midir nedensiz?

Uyduruktan değil, gerçekten ama neyin var diye sormak mıdır?

Gözlerinin içiyle şöyle yüreğini göstererek karşındakine gülümsemek midir?

35 ya da başka şehir plakalı araçlara selam yükleyip memleketlere götürmek midir bayramlar?

Bence siz aynı yanlışı yapmayın! Camı tıklatan biri varsa mutlaka dinleyin diyeceğini. Yoksa da mesele değil, bulursunuz. Onu, bunu, şunu, yanınızdakini, karşınızdakini, tanıdığınızı, tanımadığınızı, yakındakini, uzaktakini  mutlaka hissetmeye çalışın.

***

Umarım hayatta ve sağlıklıdır kendisi. O gün özür dileyemedim. Kısmet bugüneymiş. Sizden özür dilerim. Lütfen bağışlayın. Ve merak etmeyin, o tarihten sonra kaç kez gittiysek İzmir'e her defasında selamınızı ilettik…

Bu bayram, hepimiz için iyilik ve güzellikleri hissedeceğimiz günlerin başlangıcı olsun…

YAZARIN TÜM YAZILARI