Bedava kiraz…

Türkiye fındık, kiraz, incir, kayısı, ayva üretiminde dünyada birinci… Dünyada yılda 2.6 milyon ton kiraz üretiliyor, bunun yüzde 26'lık bölümünü biz yetiştiriyoruz.

Bir İzmirli olarak Kemalpaşa'da yetişen kirazları tek geçerim. Üreticiler, “Ne ondurur ne güldürür” derler bu şahane meyve için! Anlamı şudur: Ne, hayatın son raddesine getirecek kadar kötü, ne de ihya edecek kadar iyidir. İkisinin ortası demektir. Yersin yersin doymazsın, üretici de ne kadar üretse zengin olmaz.

Geldi geçiyor mevsimi kirazın. Hep pahalıydı, bu yıl daha başka. Bir ara kilosu 70 liraydı! En bol olduğu dönemde bile 25 liradan aşağıya düşmedi. Dünyanın en çok kiraz üreten ülkesinde yaşayan yurttaşlarının çoğunluğu kirazı sofrasına zar zor koyabildi.

Neyse, “Anadolu'dan Görünüm” programına çevirmeyelim, konuya geleyim.

Gariban Türk insanının tezgahta imrenip satın almakta zorlandığı bu kiraz, taa Norveç'te bedava! Evet, hem de öyle çürük çarık olanı değil kütür kütür dalında, isteyene istediği kadar… Ama sakın, petrol zengini Arap ülkeleriyle karıştırmayın. Norveç ‘kiraz zengini' değil!

***

‘Nasıl yani' kısmını anlatmadan önce durumu iyice karıştırıp, “Buralar hep dutluktu” diyeceğim! Siz, “Evet maalesef şimdi her yer beton, rezidans” diyeceksiniz… Fakat ben gerçekten dut veren ağaçlardan söz edeceğim!

Dut… Anadolu'da çok yaygındır. İstanbul'da da. Bizans döneminde İpek Yolu aracılığı ile gelmiş buralara. Osmanlı döneminde evlerin bahçelerine dut dikmek adetmiş. Bu yüzden, İstanbul'da dut mevsiminde yollarda, kaldırımlarda yürümek hayli zordur! Her yer zebil gibi dökülmüş dut doludur. Bir belediye ya da vakti olan bir Allah'ın kulu da bu ağaçlardan dut toplayıp, olmayanlarla paylaşmayı aklına getirmez.

Memlekette sadece ‘kaldırım pestili' yapımında kullanılan dut meyvesinden, Norveç'te kiraz nasıl bedava oluyormuşa insan odaklı bir proje sayesinde geçiş yapalım.

***

Norveç'in başkenti Oslo'nun belediyesi bundan üç yıl önce bir karar aldı. Çevreci bir vakıfla proje geliştirildi. Projeye göre Oslo'nun içinde, çevresinde binlerce kiraz, elma, erik ağacı dikildi. 2030 yılına dek 100.000 yeni ağaç dikilecek.

Mevsimi geldi ve bu ağaçlar meyve verdi. Meyveler ne olacak peki?

Bir yazılım hazırladılar, telefonuna ücretsiz indiriyorsun. Sen Oslo'nun hangi bölgesine gitmek istiyorsan o bölgede nerede kiraz ağacı var, nerede elma onu gösteriyor. Yazılım üzerinden belediyenin ilgili birimine bir e-posta gönderip, “Ben falanca bölgedeki falanca konumdaki ağaçta bulunan kirazlardan toplayacağım” diyorsun. Karşı taraf ağacın durumu uygun, başka taliplisi yoksa, “tamam” diyor. Gidiyorsun ağaca çoluk çocuk, istersen mahalleden komşularınla neşe içinde kiraz topluyorsun. Hem herkes insanca sosyalleşiyor hem de meyveyi bizzat dalından toplayan insanlar onun kıymetini daha iyi biliyor!

Nasıl insancıl bir proje ama?

Şimdi damdan düşer gibi verdiğim ayaklar altında ezilip ‘kaldırım pestili' olan dut örneği daha iyi anlaşılmıştır sanırım.

Oslo Belediyesi sadece kiraz ve elma ağacı dikip meyvesini bedava yedirmiyor milletine. Lahana, marul, mevsiminde yeşillikler, yararlı otlar, yenebilen çiçekler de var projede. Kiraza doydum diyorsanız telefonunuza indirdiğiniz uygulamada onların da konumları var. Daha da çoğaltmak için uzmanlar ne nerede araştırıp haritaya ekliyor. Örneğin uygulamaya, ‘tatlı elma' ya da ‘ekşi elma' yazıyorsunuz. Karşınıza size en yakın ağaçların yeri çıkıyor.

***

Böyledir bu işler… Odağına neyi koyarsan meyveyi yer. Bir iş yaparken odağına yurttaşı koyarsan yurttaşlar, işlerin odağına hep o ‘şanslı müteahhitleri' koyarsan sadece meyveleri değil, kirazı ağacıyla birlikte müteahhitler yer…

Bizde telefona indirilen ‘yeşil elma nerede, kiraz ağacı hangi mahallede' uygulaması yok tabi. Olmasını bırak, böyle bir şey aklımızın ucundan bile geçmez. Zaten uygulama olsa mutlaka şöyle çalışır. Akıllı telefonuna yazarsın, “Kupon ağaçlık alanlar nerede” diye. Haritada çıkar karşına. Gidersin kesersin hepsini, üstüne de kondurursun binaları yersin taze taze rant meyvesini!

Bizans'ta, Osmanlı da gelenekmiş. Onbinlerce dut ağacı dikmişler mesela İstanbul'a. Her yıl mis gibi meyve veriyor güzelim ağaçlar. Bir telefon uygulaması mı yaptık, millet nerede ne var bilsin, gidip toplasın taze taze yesin… Hayır! Bizim daha mühim işlerimiz, hedeflerimiz var! Kara dutmuş, ak dutmuş dinlemez, ezer geçeriz!

Dünyada en çok kiraz üreten memleketin yurttaşları olarak ateş pahası olduğu için çoluğa çocuğa taneyle yedirdiğimiz kirazlar var ya, yurttaşına ağacıyla birlikte bedava kiraz ikram eden Norveç'e gidiyor her yıl tonlarca. Çünkü Norveç, bizden en fazla kiraz satın alan ülkelerin başında geliyor!Demiştim size, Norveç'e kiraz zengini bir ülke denemez, yurttaşına gönlü zengin bir ülke denir…