Cumhurbaşkanı…

14 Temmuz… Saat 12:00'de Meclis'te AKP Grup toplantısında konuştu. Saat 14:00'te Sarayda Malezya Ticaret Bakanı'nı kabul etti. Saat 15:00'te Saray'dan canlı bağlantı ile Bartın-Kurucaşile Yolu açılışında konuştu. Saat 16:30'da AKP Genel Merkezi'nde MYK toplantısına katıldı.

15 Temmuz… Saat 12:00'de Meclis'teki 15 Temmuz Şehitlerini Anma Programına katıldı. Saat 15:00'te Galatasaray Başkanı Burak Elmas'ı Saray'da kabul etti. Saat 17:30'da Saray'da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Programı ile Demokrasi Müzesi açılış törenine katıldı, konuştu.

16 Temmuz… Saat 15:00'te İstanbul'daki Milli Savunma Üniversitesi Kültür Merkezi'nde, Milli Savunma Üniversitesi'nin mezuniyet törenine katıldı, uzun bir konuşma yaptı.

17 Temmuz… Saat 14:00'te Erzurum'a gitti ve AKP Erzurum genişletilmiş il danışma toplantısına katıldı, konuştu. Saat 16:00'da Erzurum şehir hastanesi, il emniyet müdürlüğü hizmet binası, canlı hayvan pazarının açılış törenlerine katıldı, partililere seslendi.

19 Temmuz… Saat 13:00 İstanbul Atatürk Havalimanı'nda KKTC'ye gitmeden önce basın toplantısı düzenleyip açıklamalarda bulundu. Konuşması 19 dakika sürdü. Saat 14:10 Kıbrıs Barış Harekatı'nın 47. yıl dönümü dolayısı ile TC TUR uçağı ile KKTC'ye haraket etti. Saat 15:40 Erdoğan Ercan Havaalanı'nda törenle karşılandı. Erdoğan geciktiği için bundan sonra program saatleri kaydı. KKTC Meclis genel kurulu toplantısına katıldı. Burada uzun bir konuşma yaptı, müjdelerini açıkladı. Daha sonra, KKTC Cumhurbaşkanlığı'ndaki toplantıya, Lefkoşa Büyükhan'da gençlerle buluşma etkinliğine katıldı. Anadolu Ateşi'nin Atatürk Spor Salonu'ndaki gösterisine katılacaktı, şöhretler karması futbol maçının başlama vuruşunu yapacaktı, ‘Şafak Nöbeti' törenine katılacaktı. Ama programı uzadığı için bu etkinliklere katılamadı.

20 Temmuz… Saat 06:00'da Lefkoşa Hala Sultan Camii'nde Kurban Bayramı namazını kıldı. Saat 08:00'e Lefkoşa Atatürk Anıtı'ndaki törene katıldı. Saat 09:00'da Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'ndaki resmi Barış Harekatı yıl dönümü törenlerine katıldı. Saat 13:30 sularında Erdoğan ve beraberindekiler Concorde Otel'de, Metehan'da yapılacak KKTC Cumhurbaşkanlığı sarayının temeli ile e-devlet temelini attı, Kuzey çevre yolu açılışını, Alsancak'taki müze gemi açılışını, kapalı Maraş'taki Vakıflar Camii ile millet bahçesinin açılışını yaptı. Saat 17:00 Erdoğan ve beraberindeki heyet KKTC'den ayrıldı. Erdoğan, saat 18:15'te Türkiye'ye dönene kadar uçaktaki gazetecilerin sorularını yanıtladı.

21 Temmuz… Erdoğan bayramın ikinci günü saat 14:00'te Marmaris Okluk'taki Cumhurbaşkanlığı Yazlık Sarayı'ndan AKP teşkilatı ile canlı bağlantıda bayramlaştı. 14 dakika boyuna parti teşkilatlarına seslendi.

***

Şimdi bazıları kalkmış, AKP'lilerle bayramlaşma programında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gözleri kapanır gibi oldu falan diyor.

Allah'tan korkun yani…

Cumhurbaşkanı olarak içte ve dışta memleketle ilgili tüm kararları tek başına almak, Putin'le, Biden'le, Merkel'le, Makron'la ince bir tel üzerinde diplomasi yürütmek, Biden'den başını kaldırıp diploma törenlerine dahil akla gelebilecek pek çok etkinliğe katılmak, memlekete gelen konuk ülkelerin bakanlarını, başbakanlarını ağırlayıp onlarla ikili ilişkileri görüşmek, her türlü atamayı büyük bir titizlikle yapmak, verilen ihaleleri takip edip süresinde tamamlanması için kılı kırk yarmak, cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin atanmış bakanlarını toplayıp ne var ne yok takip ederek yapılması gerekenlerin talimatlarını vermek, ekonomiden sanayiye, turizmden memleketin ormanlarına kadar her konunun sorumluluğunu almak, genci yaşlısı birinci doz aşısını oldu mu, ikinciyi ne vakit olacaklar bunları takip etmek, açılışlar yapmak, müjdeler vermek, temeller atmak, muhalif partili belediyelerin yaptıkları işleri bile yakından izlemek ve yorgunluğunu gizlemek…

Sanki bütün bunlar basitmiş gibi bir yandan da parti başkanı olarak partilileri canla başla çalışmaya teşvik etmek, partideki büyük küçük her kademeyi her an bir seçim olacakmış gibi diri tutmak, partiyle ilgili önemli kararları almak, siyasetin nabzını tutarak sahadaki partililerin güçlerini aynı noktada toplamak, bütün bunların üzerine atlayıp uçağa gurur günü Kıbrıs Barış Harekatı yıl dönümü törenlerine katılıp, oradaki coşkuya eşlik etmek…

***

Sözün özü koskoca devleti, 83 milyonluk cumhuru tek başına idare etmek kolay mı sandınız siz? Yorulur, göz kapakları ağırlaşıp kapanır, insanın içi uyur elbet… Fakat bu durumdan şikayet etmek için artık çok geç. Devletin kılcal damarlarını bile bir başına kontrol etmeye çalışınca ‘yorgunluk' kaçınılmaz olur. Hele bir de etrafta ‘böyle olmaz' diyecek cesarette birileri bırakılmamışsa! Muhalif medya değil, kendinden bildiklerin uykulu halleri yayına verir!