İşte o zaman birlikte Amin deriz duanıza

Saray'da yapılan, Suyun Gücü Milletle Buluşuyor Toplu Açılış Töreni'nde Cumhurbaşkanı'nın konuşmasının ardından Diyanet İşleri başkanı dua etti.

Taksim Camii açılışında Cumhurbaşkanı'nın konuşmasının ardından Diyanet İşleri başkanı dua etti.

Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı subay ve astsubay öğrencileri mezuniyet törenine katılan Cumhurbaşkanı'nın konuşmasının ardından Diyanet İşleri başkanı dua etti.

Ege Üniversitesi yerleşkesinde yapılan Bilal Saygılı Camii'nin açılışında Cumhurbaşkanı'nın konuşmasının ardından Diyanet İşleri başkanı dua etti.

Almanya'nın Köln kentinde DİTİP camisinin açılışında konuşan Cumhurbaşkanı'ndan sonra Diyanet İşleri başkanı dua etti.

Adli yıl ve Yargıtay yeni hizmet binasının açılış töreninde Cumhurbaşkanı konuşma yaptı. Konuşmanın ardından Diyanet İşleri başkanı dua etti…

Herkes tartıştı. Kimi eleştirdi. Kimi, eleştirenler için ‘din düşmanı' falan dedi. Ama, görüldüğü gibi Cumhurbaşkanı nereye giderse orada dua etmesi gayet normal hale gelmişti Diyanet işleri başkanının. Yeni bir şey değildi yani!

***
Adli yıl açılışından sonra bu kez İmam Hatipliler Kurultayı'nda konuştu Diyanet İşleri başkanı, dua etmesini eleştirenlere sinirlenip, yanıt verdi: “Adaletsiz İslam olur mu? İnanç, sokakta olmasın insanın içinde olsun, insanla Allah arasında olsun, evine, ticaretine, siyasetine, adaletine, yargısına yansımasın… Görüyorsunuz ortalığı ayağa kaldırıyorlar. İnançtan ayıklansın istiyorlar oraları adeta…”

Daha önce ettiği dualara benzemiyordu bu sözleri, burası değişik ve yeniydi işte!

Uzmanlık alanı, Dinler Tarihi olan Prof. Dr. Ali Erbaş'ın eleştirilerden çok canı sıkılmıştı anlaşılan, ağzındaki baklayı çıkarıverdi… “İnanç sokakta olmasın insanın içinde olsun, insanla Allah arasında olsun, evine, ticaretine, siyasetine, adaletine, yargısına yansımasın istiyorlar” diyor!

Allah aşkına elinizi vicdanınıza koyup der misiniz bize, “İnançlı olan sokakta kötülük yapar mı? Evinde çoluk çocuğuna şevkatsiz davranır şiddet uygular mı? Ticaretinde üç kağıt yapar mı? Siyasetinde hep bana hep bana deyip diğerlerini kötü ilan eder mi? Adaletinde adaletsizlik yapmayı aklından geçirir mi, hak yenmesine izin verir mi? Yargısında hukuk ve Allah'ın her insana kendinden bir parça armağanı vicdanının dışında bir güç tanır, onun bunun sözü ile adaleti eğip büker mi?”

Sizin Diyanet İşleri başkanı olduğunuz bu memlekette her gün, her saniye oluyor bütün bunlar, hem de 20 yıldır!

Bekliyoruz gelecek yanıtları da, milletin derdi ile sizin dertleriniz pek örtüşmüyor son zamanlarda. Bu yüzden bakın çevrenize dualarınıza Amin diyenler giderek azalıyor!

Yaşıyoruz milletçe, ‘sokağa, evlere, ticarete, siyasete, adalete, yargıya' yansıtılanları! Ne oldu peki? Emeklisi çalışanı, işlisi işsizi, okumuşu okumamışı, kadını erkeği, yaşlısı genci, dinine bağlısı ateisti aralarında imam hatiplilerin de olduğu deisti hepsi şikayetçi bugünden, endişeli gelecekten… Ticarette, siyasette herkes birbirine neredeyse düşman. Evlerde yaşanan ‘şiddetin' dozu da sayısı da katlanarak artıyor. Her gün neredeyse bir kadınımız eşi tarafından katlediliyor… Kusur, ‘din ve devlet işleri birbirine karışmasın' diyenlerde mi, yoksa memleketi bu hale getirenlerde mi?

Bu devirde artık utanıp sıkılmadan herkes yalan söyleyebiliyor ama rakamlar öyle değil, hep doğru hep doğru…

Mesela başında bulunduğunuz diyanetin 2006 yılında bütçesi neymiş biliyor musunuz? 1 milyar 308 milyon lira… 2009'da 2 milyar 454 milyon, 2013'te 4 milyar 604 milyon, 2016'da 6 milyar 482 milyon, 2018'de 7 milyar 774 milyon, 2019'da 10 milyar 445 milyon, 2020'de 11 milyar 519 milyon, 2021'de 12 milyar 977 milyon liraya yükselmiş bütçeniz… 2021 için bu para yetmedi,

üstüne ek bütçe istediniz. 2022 bütçeniz ne kadar peki? 16 milyar 98 milyon lira. Kulağa daha hoş geliyor, eski para ile 16 katrilyon 98 trilyon!

Diyanet bütçeleri sektirmeden uçarken, küçük bir azınlık zenginliğine zenginlik katar, Diyanet dahil makam mevki sahipleri 4-5 milyonluk zırhlı araçlara binerken, bir kesim yeni doğmuş bebeğine bile altın emzik alırken, birileri ‘7 yıldızlı Umre' yaparken, millet ‘günü yaşamakta zorlanıyor' yıllardır. Ülkede ‘paran kadar konuş' devri hakim. Milyonlarca insan elektrik faturasını ödeyemez halde. Milyonlarca yurttaşın, devlet üç kuruş vermese boğazından lokma girmeyecek. Sen bile her yıl çıkıp, ‘fitre zekatı unutma' diyorsun. Gizlisi açığı 10 milyona yakın işsiz var her köşede! Siyasette, bir sizin gibi düşünenler var, gerisini ‘hain' ilan ettiniz hep. Gördük; öve öve, alkışlarla, törenle yol verilen ‘dini bütün' FETÖ'yü, el birliği ile adaletin düşürüldüğü durumu.

***

Tuzu kuru Diyanet için bu milletin vergilerinden ayrılan milyarları ve ‘sokak, ticaret, siyaset, adalet, inanç' dediklerinizi alt alta okuyunca aslında ‘nereye varmak istediğiniz' daha iyi anlaşılıyor!

Keşke, asla vazgeçmeyeceğimiz Atamız'ın mirası laiklikle uğraşmayı ve bizi ‘inancımızla baş başa' bırakıp işinize baksanız! Keşke, kendi boğazından kesip bütçenizi milyar milyar arttıran bu gönlü zengin insanlara yatıp kalkıp dua etseniz. Belki o zaman hep birlikte Amiiin deriz bu duaya.