Sözcü Plus Giriş
YÜCEL ARI

Süleyman Soylu ile 172 dakika!

26 Mayıs 2021 Yazarlar

Devekuşu Kabere'nin muhteşem günleri… Metin Akpınar yarışmacı, rahmetli Zeki Alasya ise sunucu. Yarışmacı sahneye çıkıyor. Format gereği sunucu yarışmacıya, ‘bize kendinizi anlatır mısınız' diye soruyor. Metin Akpınar kısaca doğum tarihini, nerede doğduğunu, eğitim hayatını ve mesleğini anlatırken, sunucuya sahne gerisinden bir bilgi geliyor: Aksaklık var, yarışmacıyı konuştur zaman kazan!

Zeki Alasya, Metin Akpınar'a dönüp, “Bize hayatınızı uzuun uzuun cümlelerle anlatın” diyor. Metin Akpınar da madem öyle deyip sazı eline alıyor ve, “Babam bir gün meyhanede demleniyormuş…” diye başlıyor. Zeki Alasya, “Babanızın meyhanede içmesiyle konumuzun ne alakası var?” diye soruyor… Metin Akpınar bozmadan, “İşte o gün anneme mahalleden bir çocukla haber gönderiyor ve suyu ısıtsın az sonra geleceğim” diyor! Zeki Alasya kızarak, “Ne ilgisi var efendim. Kendinizden bahsedin” diyor. Metin Akpınar da bombayı patlatıyor: “Geleceğim efendim, işte o gün ana rahmine düşmüşüm ben! Uzuun uzuun cümleler deyince ne yapayım…”

***

Süleyman Soylu TRT'deki ‘yandaş suskunluğu' tepki çekince HaberTürk TV'de bu kez ‘muhalif' isimlerin karşısına çıktı. Sedat Peker'in iddilarına yanıt verecek, 84 milyon onu izleyecekti… Ama öyle olmadı!

Soylu, iddialara yanıt vermek yerine Devekuşu Kabere'deki yarışmacı Metin Akpınar'ın yaptığına benzer şeyler yaptı. Çocukluk ve gençlik yıllarına gitti. Gaziosmanpaşa'daki evlerinden başladı. Bakkala gider gelirken evlerinin girişine bomba bırakılıp bırakılmadığını nasıl kontrol ettiğini anlattı. 90'lı yıllara gidip, DYP'de nasıl siyaset yaptığını, mahalle kongrelerini kazanıp 25 yaşında nasıl ilçe başkanı olduğunu anlattı. Arada fırsat bulup, “Efendim Sedat Peker…” diyebilenlere de, “Geleceğim efendim, şunu bir anlatayım” diyerek sözü kimselere kaptırmadı. Dünü anlattı, bugün neler olduğunu pas geçti!

Sonuç şu oldu… Bir yurttaşımız yaklaşık 3 saat süren tartışma(!) programında Süleyman Soylu'nun karşısına geçen isimlerden Veyis Ateş'in 1 dakika 14 saniye, Merdan Yanardağ'ın 2 dakika 38 saniye, İsmail Saymaz'ın 3 dakika 17 saniye ve Mehmet Akif Ersoy'un ise program boyunca sadece 54 saniye konuşabildiklerini hesapladı! Üç saatin geri kalan 172 dakikası ise ‘Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin en önemli bakanlığı' olduğu için sanırım, içişleri bakanına kaldı.

Bu arada programı izleyenler 3 saat boyunca ellerinden telefonlarını bırakmadılar! Çünkü, Sedat Peker, Soylu'yu saniye saniye izleyip twit attı, neredeyse her cümlesine yanıt verdi. Onun bu mesajları, ekrandaki Soylu'dan daha fazla ilgi çekti…

Tartışmasız geçen tartışma programında Soylu'dan tartışılacak açıklamalar, ipuçları geldi ama. Bence en çarpıcısı, ‘istifayı düşündüz mü' sorusuna verdiği medeni yanıttı: Hiç düşünmedim!

Bir de, “Hedef ben değilim, Türkiye” demesi vardı ki evlere şenlik! Türkiye böyle bir yer herhalde… Bir kişi, (Sedat Peker oluyor) koskoca Türkiye'yi hedefine alabiliyor? Durum, içişleri bakanının dediği gibiyse vay halimize…

Komiklikler de oldu program boyunca. İçişleri bakanı Soylu, “Ben sayın Cumhurbaşkanımızla çalışıyorum. Bana hiçbir meselede ‘şunu şöyle yap' diye talimat vermemiştir” deyince yüzümde ince bir tebessümle yakaladım kendimi!

Tarkan'ın ‘kuzu kuzusu' da var. Bakan, “Bu suç örgütü lideri (Sedat Peker) Türkiye Cumhuriyeti'nden özür dileyecek… Gelecek adalete teslim olacak. Kuzu kuzu cezaevine girecek, cezasını çekecek…” dedi. Ben dahil herkes merak etti ceza yasalarımız arasında, “Türkiye Cumhuriyeti'nden özür dileme” cezası var mıydı acaba?

Bir de, “Birinci ve ikinci videoda dikkat ederseniz şahsımla alakalı hiçbir şey yok” dedi Soylu! Yani, ‘bana dokunmayınca' mesele yok ‘bana dokununca' yılan olunuyordu…

“İstihbaratımızda binlerce elemanımız var” deyince bakan, ben de kendi kendime ‘bakın burası çok önemli' dedim. Gerçekten önemli. Peki, biri çıkıp bakana sormaz mı, “Madem binlerce istihbarat elemanın var, neden bu suç örgütü lideriyle ilgili istihbarat getirmediler, siz de işlem yaptırmadınız, elinizden kaçırdınız” diye… Çünkü ‘suç örgütü lideri' dediğiniz adam, sizin yönetiminizdeki üniformalı polislerin güvenliğini sağladığı mitinglerde AKP için oy istemişti geçenlerde. Allah sizi inandırsın, hiçbir yere kaçmıyor tam tersi alkışlarla karşılanıyordu!

Şahsen benim en fazla güldüğüm konu, Sedat Peker'in kardeşinin Bodrum'da zamanlaması manidar ‘bir operasyonla' yakalanmasına bakanın verdiği yanıt oldu. Dev operasyonun neden yapıldığını Soylu şöyle anlattı: “Peker'in kardeşi ruhsatsız silah yüzünden yakalandı…”

Burası Türkiye… Eşlerini, sevgililerini katleden adamlar cinayet işlerken yüzde 90 silah kullanıyor. Memlekette çoluk çocuğun bile silahı var neredeyse, suç örgütü suç örgütü dediklerinizin ceplerinde kalem mi var sanıyordunuz?

***

Neyse program bitti. Sorulmayan sorular içimizde kaldı. Bu arada merakımız 7'ye katlandı! Çünkü, bakan televizyonda ‘DYP'li yıllarda nostalji' yaparken, Sedat Peker, “Pazar günü dizinin 7. bölümünü yayınlayacağım. Süleyman Soylu mutlaka izle” diye twit attı.

Yasak var, zaten bi arpa boyu öteye gidemiyor Türkiye… Ne yapsın millet, bir yandan sorulmayan sorulara sandıkta vereceği yanıtı düşünürken her pazar olduğu gibi yine Sedat Peker izleyecek…

YAZARIN TÜM YAZILARI