Ek bütçede 200 milyar bilmecesi

Ek bütçe kanun teklifi Meclis'te kabul edilerek yasalaştı. Bugün ek bütçeyle ilgili bir tuhaflığa dikkatinizi çekeceğim.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son kabine toplantısının ardından (ek bütçe Meclis'te görüşülürken) basın açıklaması yaparak bazı rakamlar verdi. Arada önemli bir şey söyledi:

“Yaptığımız düzenlemelerle vazgeçtiğimiz 241 milyar liralık vergi gelirine rağmen, ek bütçede gelirler kaleminde 200 milyar liralık bir artış olmaktadır. Böylece yılbaşında öngörülen bütçe açığı, 278  milyar liradan 78 milyar liraya düşmekte, bir başka deyişle kamunun borçlanma ihtiyacı azalmaktadır.”

Kamunun borçlanma ihtiyacının ek bütçe ile 200 milyar TL azalacağı ifadesi, epeyce şaşırtıcıydı. Zira yine Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasını taşıyan ek bütçe kanun teklifinin gerekçesinde, bütçeye toplamda 1 trilyon 80 milyar 515 bin 421 TL ödeneğin ekleneceği yazılmış; aynı metinde ‘genel bütçe gelir tahmininin 1 trilyon 80 milyar 515 bin 421 TL arttırılması teklif edilmektedir' deniliyordu. Yani Erdoğan'ın bütçe açığının azalacağını söylediği, kendi imzasını taşıyan yasa teklifinde, gider ve gelir tahminleri eşit görünüyordu. Bu tahmin rakamları eğer doğruysa, yani gelir ve gider eşit olacaksa, bütçe açığının değil 200 milyar, 1 lira bile azalması mümkün değildi.

MUCİZE FORMÜL BULUNSAYDI…

Dahası, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati de ek bütçe kanun teklifinin TBMM Genel Kurul görüşmeleri sırasında, gelir ve gider rakamlarını aynı şekilde yani eşit büyüklükte duyurmuştu. Nebati'nin Meclis kürsüsündeki konuşmasının hiçbir yerinde, bütçe açığının, ek bütçe ile (sayesinde) 200 milyar lira azalacağı bilgisi geçmedi.

Herhalde böyle bir ‘mucize' formül bulunmuş olsa, Bakan Nebati, bu şahane haberi kamuoyuyla paylaşmaktan imtina etmezdi.

Peki ek bütçenin kendisi zaten sıra dışı bir durumken, nasıl olur da 200 milyarlık açığı azaltma gibi iddialı bir önerme ortaya atılıp tutarsız bir manzaraya yol açıldı?

Erdoğan'ın konuşma metnini hazırlayanlar, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile istişare etmiyor mu? Hadi istişareyi geçelim; ek bütçedeki gelir gider maddesine de mi bakılmıyor?

Tam bu noktada ek bütçe Meclis'e ilk gönderildiği gün yazılan haberlere bakmak önem kazanıyor. O gün birçok haber sitesi, ek bütçedeki ödenek artışını hatalı yazmış, 880 milyar TL olarak duyurmuştu. Bu büyüklük, toplam ödenek artışının tamamı değil bir kısmıydı. Kamu kuruluşlarının bütçelerine eklenecek kısımdı yani. Bir de kamu kuruluşlarının personel giderleri, SGK prim giderlerine ililşkin ödeneklere eklenecek 200  milyar 40 milyon TL vardı. Bu kısım oransal bir hesaplamayla bulunabiliyordu. (başlangıç ödeneklerinin yüzde 40.5'i oranında artırılarak)

Ancak hesap yapmaya üşenilse bile, kanun teklifinin gerekçe kısmında toplam ödenek tutarı açıkça yazıyordu. Bir nedenle bu yapılmamış olmalı ki, iki büyüklük toplanmadı.  1 trilyon 81 milyar TL olması gereken toplam ek bütçe ödeneği yerine 880 milyar TL ek bütçenin tamamı gibi yazıldı. İlk gün yazılan bu eksik; eksik olduğu için de yanlış bilgi internette hızla yayıldı.

Şimdi soru şu: Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, ‘Ek bütçede gelirler kaleminde 200 milyar liralık bir artış olmaktadır. Böylece yılbaşında öngörülen bütçe açığı, 278  milyar liradan 78 milyar liraya düşmekte, bir başka deyişle kamunun borçlanma ihtiyacı azalmaktadır' açıklamasını okuduğu konuşma metnine, bu hatalı haberler mi kaynaklık etti? Metni hazırlayanlar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile istişare etmedi mi?

Yoksa toplam ödenek 1 trilyon 81 milyar TL olduğu halde, 880 milyar TL farz ederek 200 milyar TL artış var gibi göstermek bilinçli bir tercih olabililr mi? Ek bütçeyi özellikle eksik göstermenin bilinçli tercih olabileceğini düşünmek istemem ancak bütçenin gelir ve gider kısmı eşitken, bütçe açığının nasıl olup da Cumhurbaşkanı'nın dediği gibi 200 milyar TL azalacağını birilerinin çıkıp izah etmesi iyi olacak.

Not: Değerli okurlar, önümüzdeki pazartesi gününden (4 Temmuz) başlamak üzere, yazılarıma bir süre ara vereceğim. Kurban Bayramı sonrasında yeniden görüşmek ümidiyle güzel günler diliyorum.

Loading...