Sokağa çıkabilmek!

Ülkemizin nevi şahsına münhasır Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati gülümsetmeye devam ediyor.

Bakanlığının ilk günlerinde “gözlerime bakın” deyip ekonominin geleceğinin gözlerindeki ışıkta olduğunu söyleyerek güldürmüştü yüzümüzü.

20 Aralık'tan sonra doların düşüşünü anlatırken “biz bir şey yapmadık ki, biz bir şey yapmadık ki” diyerek çocukça sevinç naraları atmıştı. Kendisini izlerken yüzündeki mutluluk bize sirayet etmişti ve hep birlikte gülüşmüştük.

Sonra, 27 Aralık 2021 günü uyuyup altı ay sonra uyanacağımızı ve ekonominin düzeleceğini ima etmişti gülümseyebilmemiz için. Altı ay boyunca gülüşmüştük ama düzelme hayalimiz kırılmıştı.

Bir keresinde Türk lirasının dibi gördüğünü, artık düşmeyeceğini söyledi. O günlerde dolar kuru 14 liranın üzerindeydi. Dinlerken “Yine güldürdün bizi, Allah da seni güldürsün” dedik! Ancak bugün geldiğimiz noktada dolar 18'e dayandı.

Şu aralar hem “biz bir şey yapmadık ki! niye düştü anlamadık” hem “Türk lirası dibi gördü” sözlerini anımsayıp gülüyoruz.

★★★

Bakan Nebati, kendisini bizi güldürmeye, en azından gülümsetmeye o kadar adamış ki önceki gece yeni bir komiklik yaptı. Şöyle bir anektod anlattı:

“Yabancı ülkenin bir bakanıyla sohbet ediyoruz. ‘Sizin ülkede enflasyon çok yüksek' dedi, ben de ‘doğru' dedim. ‘Biz bununla mücadele edeceğiz, biz bunu çözeceğiz, kararlıyız. Ama bakın' dedim ‘ben bu enflasyonla sokağa çıkıyorum. Siz yüzde 10 enflasyonla sokağa çıkamıyorsunuz'.”

Dinlerken kulaklarıma inanamadım.

Önce kahkahalarla gülmek istedim.

Sonra içinde olduğumuz, bir süredir yaşadığımız trajediyi yansıtan önemli bir tespit olduğunu görüp üzüldüm. Bu ülkenin bir vatandaşı olarak benimle dalga geçtiğini düşünüp öfkelendim.

İki nedenle öfkelendim.

– Birincisi, resmen aklımızla alay ediyordu.

O yabancı bakana adeta “Sizin halkınız enflasyon yüzde 10 olunca sizi sokağa çıkarmıyor, bizim halkımız yüzde 80 (resmi) enflasyona rağmen bizi sokakta da bağrına basıyor” diyordu ve Türk halkını saf yerine koyuyordu. Halkın olumsuzluklara karşı sessiz ve tepkisiz olmasından duyduğu memnuniyeti saklamıyordu.

– İkincisi, doğruyu söylemiyordu.

Zira yabancı bakana dediği gibi öyle sokağa falan çıkmıyor, çıkamıyordu.

Geçen hafta bir gazeteci büyüğümüz beni arayıp “Sahi Hazine ve Maliye Bakanımız nerelerde? Bir haftadır sessiz, hakkında hiç haber de çıkmadı” demişti.

Ben de merak edip araştırmaya başlamıştım. Neyse ki o gün 500 ve 1000 TL'lik kâğıt paralarla ilgili açıklama yaptı da hâlâ işinin başında olduğunu öğrenmiş olduk.

Sokağı bırakın, çok çalışkan bir duayen gazeteciye “Sahi Hazine ve Maliye Bakanımız nerelerde” sorusunu sordurtacak kadar gündemden uzak olan bir bakanın sokağa çıktığını söylemesi ne kadar gerçeği yansıtabilir ki?

Üşenmedim, bu sorunun yanıtını da yani Bakan Bey'in “sokağa çıkma eylemlerini” de araştırdım. AA bültenlerine, hükümete yakın gazete arşivlerine baktım.

Gördüm ki bakan olduktan sonra 15 Nisan'da Samsun'da, 10 Mayıs'ta sel felaketi mağduru Kastamonu/Bozkurt'ta (çok kısa bir süre), 11 Haziran'da Gaziantep'te, 1 Temmuz'da Diyarbakır'da esnafla karşı karşıya gelmiş. O ziyaretlerde de bol bol sorun dinlemiş. Esnaf kendisini yaşadığı sıkıntılara boğmuş.

Elbette Urfa, Kayseri ve Adana gibi Anadolu kentlerinde de boy göstermiş ama salon toplantılarına katılmakla yetinmiş.

Google'a da başvurdum. “Nebati esnafı ziyaret etti” cümlesini yazıp aradım. Birkaç sayfa çıktı ve sadece Samsun, Gaziantep ve Diyarbakır'daki ziyaretlerini gördüm. Oysa aynı cümleyi İYİ Parti lideri Meral Akşener'in, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun, DEVA Partisi lideri Ali Babacan'ın ismiyle aradığımda yüzlerce sayfayla karşılaştım.

★★★

Şu bir gerçek:

Ekonomi enkaz halindeyken, bu enkazın mimarlarının, iktidar mensuplarının sokağa çıkması o kadar kolay olmaz.

Hem hayat pahalılığı altında ezilen vatandaş, hem vatandaşın alım gücü azaldığından müşteri ve gelir kaybı yaşayan esnaf bu enkazın sorumlularına tepki gösterir, kızar.

Türkiye'de de aynen böyle oluyor.

Sayın Bakan keşke sokağa çıkabilse, halkın gerçek sorunlarını dinleyebilse. Nasıl bir ekonomik felakete imza attıklarını yerinde görebilse ve bize satmaya çalıştığı hayal dünyasından uyanabilse!

Not: Bazı okuyucularımız, TV izleyicileri “Adam haklı, Amerikalı, Alman yüzde 10 enflasyona tepki gösteriyor ama halkımız yüzde 80'e sessiz kalıyor” gibi mesajlar gönderiyor. Bu tespit gerçeği yansıtmıyor. Esnaf, vatandaş bu ortamda, davalara, tazminat ve hapis tehditlerine, yerel yönetimlerin ve bürokrasinin baskılarına rağmen sorunlarını yüksek sesle dillendiriyor artık. Buna saygı göstermek gerek.

Loading...