SEÇİMLER ve SEÇMENLER

-Genel seçimler bir siyasal koşudur.-

Devlet yönetimine gelecek kişileri belirleyecek, genel seçimlerle yerel yöneticileri belirleyecek yerel seçimler seçmen istencini (iradesini) yansıtan siyasal bir işlemdir. Seçim istemini “ihanet” le suçlayarak demokrasiye ihanet ettiğinin ayırdında olmayanların boy gösterdiği ülkede ulusal yaşamın aydınlık ve güvenlikli olduğunu savunmak güçtür. Seçim, ulus istencinin yaşama geçmesidir. Demokrasinin ölçütü ve süzgecidir. Demokrasinin gerçekleşmesi için yurttaşın en temel hakkını kullanma işlemidir. Devletin kurucu ve koruyucu öğesi olan yurttaşların akıl ve vicdan bileşkesine dayanarak kendi varlığını ve haklarını güvenceye aldığı düzenin-sistemin adıdır.

Günümüz yöneticisi AKP liderinin “Kimse hukukun üstünde değildir” derken kendi sert ve Batı'cı dilini unutturmaya çalışması asla inandırıcı değildir. Halk dilindeki ”Kim kimi kandırıyor” sözü siyasal yaklaşımın geçersizliğini anımsatıyor. Birleştirici ve kaynaştırıcı olmaktan çok öte ayrıştırıcı -bölücü konuşmalar, yazılar ve davranışlar sorumluluğun bilinç kararması biçiminde yansıyor. Hukuk alanındaki yakınmaların, yargı kararlarının ağır eleştirileriyle birbirine eklendiği günümüzde “Akıl, vicdan, irade, ahlâk, bilgi” birlikteliğinin özlemiyle giderek büyüdüğü gözetilirse toplumsal yaşam aydınlığının ne ölçüde karardığı daha iyi saptanır ve anlaşılır.

Siyasal yaşamın ve kurumlaşmanın mayası hukuktur. Hukuku gözardı ederek, dışlayarak hiçbir yere varılmaz. Devletin temeli olan kurumu, değeri, ilkeyi yadsımak ve savsaklamak ulusal yaşamın dayanaklarını yıkmak, aydınlığını karartmaktır. Kendi egemenlik ve etkinlikleri için boş yere çabalara girişenlerin ilkellik ve barbarlığı tarihin çöplüğünde kalmıştır. Ulusal istenç-halk istenci demokrasinin kaynağıdır. Seçimlerin düzeni, disiplini, toplumsal barışın mayasıdır. Seçimlere hile katmak, seçimi bir demokrasi oyunu durumuna düşürmek, değişik yöntem ve yolsuzluklarla bozmak en büyük suçlardan biridir. Asla unutulmamalıdır ki seçim, demokrasinin namusudur.

Bu kurumu karalamanın, düzenini ve niteliğini bozmanın büyük bir suç olduğu unutulmamalıdır. Değişik çirkinlikler, oyunlar ve hilelerle seçiminin yapısını ve sonuçlarını değiştirenler, bozanlar demokrasi düşmanlarıdır. Seçimlerden önce ve seçimler için girişilen kötülükler de toplumsal yaşama yönelik insanlık dışı saldırılardır. Ağır demokrasi suçlarıdır. Her insanın kendi varlığına özen kadar topluma karşı da sorumlulukları, görevleri vardır. Kendini dışlayarak ve bencillik yaparak yaşamak karanlıkta kalmak, aykırılıklar ve çelişkilerle boğuşmak demektir. Toplumun bir parçası olanların toplumu düşünmeleri, bu konuda özenli davranmaları uygarlık ve insanlık gereğidir. Seçimler yaşam aydınlığı, güvenliği ve esenliği için kişisel ve toplumsal bir sınavdır. Gerçek demokrasilerin kıvancı, övüncü, onuru, aydınlığıdır.

Loading...