Yaşam alanımız

-Doğa tüm insanlığındır. Irkı ve ülkesi ayrımı yoktur.-

Doğumdan ölüme uzanan yaşam süreci insanların varlık alanıdır. Tanrısal bir çerçevenin içindeki yaşam sınırlıdır, geçicidir. Bu gerçeği gölgeleyip karartacak hiçbir etken söz konusu değildir. Ancak geçişi etkileyecek durumlardan sözedilebilir. Renkli renksiz yanları, sağlıklı sağlıksız dönemleri, başarılı başarısız evreleri, sevindirici ve üzücü olayları, olumlu olumsuz geçişleriyle değerlendirilen yaşam her birey için doğal değişiklikleriyle geçici bir evredir. Daha başarılı, daha yararlı, daha etkin olmak, sağlık ve esenlik temelinde daha mutlu yaşam her insanın en doğal hakkı ve istemidir. Bunun için gereken çabayı göstermek, olumlu ve verimli sonuçlara yaraşır olmak için beklenenleri yapmak gereği gözardı edilmemelidir.

Beklentiler, söylentiler, umutlar, girişimler yaşamın renkli alanlarıdır. Ancak insanların da kendilerine düşeni yapmaları gerekir. Çalışmadan, yaraşır olmadan, üretmeden, elde etmeden sahip olma duygusu yanıltıcı ve kimi zaman da yıkıcıdır. Karşılaşılan toplumsal, bireysel, siyasal engeller ortamı bulandırıp bulutlasa da herkesin üzerine düşeni yapma çabası kendisine yaraşır önceliğiyle anlamlıdır. Bu doğrultuda olanak yoksunluğu ve ekonomik yetersizlikle çevre engeli olumsuzlukların başında gelir. Güçlükleri geçersiz kılmak, engelleri yenmek, karşıtlıkları etkisiz duruma getirmek için bilgi ve olanak yeterliği koşuldur. Kötü ve sakıncalı amaçlarla girişimleri engellemek, önlemek, sonuçsuz kılmak başarısı büyük birer kazanımdır.

Toplum yaşamının gereklerini bireylerin gözardı etmesi birer karanlık çağrısıdır. Anlaşma, dayanışma, birbirini düşünme soyluluğu uygar yaşamın doğal gerekleridir. Başkasını düşünmeyenin kendini düşünmesinin hiçbir değeri yoktur. İnsanlık gerekleri bir insan için öncelikli ve ağırlıklı değerdir.

Siyasal, ekonomik, toplumsal ve kimi kişisel nedenlerle gölgelenip kararan yaşam ortamı herkes için değişik yanlarıyla sorunlar taşıyabilir. Bunları çözümleyip yaşam aydınlığını sağlayıp sürdürmek öncelik gerektiren çabalar ister. Yaşamını varlık gerekleriyle anlamlı ve yararlı kılmak her insanın başlıca görevidir. Kendi sağlık ve mutluluğunu sağlayamayanların toplumsal ödevlerini yerine getirmeleri beklenemez. Bu nedenle yaşam savaşı insanlık değerleri ve varlık yönünden taşıdığı büyük önemle düşünülmeli, kazanımı için özveriden katkıya her tür çaba birbirine eklenmelidir. İnsanlar için, yaşamaktan önemli ve öncelikli bir hak ve istem yoktur. Yeter ki onurlu ve gölgesiz olsun.

Loading...