Çifte kavrulmuş standartlar ülkesi

Hadise, İmamoğlu'nun karlı bir günde İngiliz Büyükelçi ile yemek yemesiyle başladı. Uluslararası kriz çıktı… MOBESE görüntüleri sızdırıldı! Ne yendiği, kaç para ödendiği haber yapıldı, kullanılan kürdanların fotoğrafı servis edilecekti neredeyse…

AKP iktidarı başıboşluğa izin veremezdi! Cumhurbaşkanlığı genelge çıkardı: Bundan böyle yabancı misyonlarla kurulacak her türlü temas izne tabidir!

Yasağa tepki gösteren CHP'li 11 büyükşehir belediye başkanı, “Genelgenin iptali için girişimde bulunacağız” diye ortak açıklama yaptı.

Başvurmadan önce bir düşünün derim…

***

ABD Başkonsolosu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nı ziyaret etti. Baş başa görüşmenin ardından gazetecilere açıklama yapan Başkonsolos, “Demokratik yöntemlerle seçilen siyasetçilere yaptıkları konuşmalar nedeniyle verilen cezalar, Türk demokrasisine olan güveni zayıflatır” dedi.

Türkiye'ye ayar veren diplomata Ankara çok kızdı. Hesap sorulunca iş daha da garipleşti. ABD Büyükelçiliği, başkonsolosun arkasında olduğunu açıkladı, bir de not düştü: Başkonsolos bu açıklamayı Washington'dan aldığı talimatla yaptı!

Ne zaman oldu bu? 29 Eylül 1998'de…

Dönemin ABD İstanbul Başkonsolosu Carolyn Huggins, okuduğu şiir yüzünden yargılanan dönemin İBB Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı, Yargıtay kararı açıklandıktan bir gün sonra makamında ziyaret etmiş, çıkışta da o lafları söylemişti!

Ortalık karışınca ikinci bir açıklama yaptı: “Erdoğan ile görevim icabı sık sık görüşür ve konuşurduk! Washington'a gideceğim. Onun da görevinden ayrılacağını düşündüm. Dönünce imkan olmaz diye vedalaşmak istedim!”

***

9 Ağustos 2001… Yeni Şafak gazetesi o gün, “İngiliz Başkonsolosu Erdoğan'ı ziyaret etti” başlığı ile bir haber vermiş. Haberin devamı şöyle:

“Başkonsolos Roger Short parti kurma hazırlıklarını sürdüren eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ziyaret ederek, ‘Çoğulcu demokrasiden yanayız. Böyle bir parti kurulması bizi mutlu eder' dedi. Short, Erdoğan'ın Üsküdar Emniyet Mahallesi'ndeki bürosunda 45 dakika süren görüşmeden sonra gazetecilerin soruları üzerine, Erdoğan'la planları ve yeni partiyle ilgili konuştuklarını söyledi! ‘Erdoğan'ın planları nedir' şeklindeki soruyu, ‘Onun neye ilgi duyduğunu herkes biliyor. Haftaya haberleri almış olacaksınız' diye cevapladı!”

***

AKP'nin kurucularından ve bir dönem önemli isimlerinden olan Abdüllatif Şener 2018'de konuştu: “Sayın Erdoğan AK Parti kuruluş safhasında ABD'ye gitmiştir. Fakat ABD'de bulunduğu sırada kimlerle görüştü bu bilgiye sahip değilim. Yanında Abdullah Gül ve Turhan Çömez gibi isimler vardı!”

ABD ziyaretiyle ilgili konuşan sadece o değildi… Dönemin ABD Savunma Politikaları Kurulu Başkanı meşhur Richard Perle! Perle, 2004 yılında Erdoğan'ın Başbakan olarak katıldığı bir toplantıda ABD'li konuklara onu takdim ederken şöyle anlatmıştı 2002 ziyaretini:

“Başbakanla 2002 ortalarında tanıştım. Dostum Cüneyt (Zapsu) telefon etti ve bana belki de başbakan olacak kişiyle tanışmak isteyip istemediğimi sordu. Ben de, tabii isterim dedim. Erdoğan'la 2.5 saatlik uzun bir görüşme yaptık!”

***

Bütün bunlar yaşanırken yabancı misyon yasağını akıllarının ucuna bile getirmeyenler, parti kuruluş aşamasında Washington görüşmelerini rahat rahat yapanlar, parti kurma planlarını bile başkonsoloslarla konuşanlar, halk; belediyeleri onlardan alıp başka partiye verdi diye yabancı misyon yasağı icat etti!

Genelge iptali için hazırlık yapan belediye başkanlarına fikrimi söyleyeyim, seçimde bir şeyler değişmezse yasaklara yenileri eklenerek devam eder! Hatta, İmamoğlu güneşli bir günde Kadıköy Belediyesi'ne gitmek istese çizmeleri hazır İçişleri bakanımızdan ve valimizden izin almak zorunda kalabilir! İzin almıyorum mu dedi, ver MOBESE'yi…

Tarihi örneklerden anlaşılacağı gibi, ister Anayasa Mahkemesi'ne isterseniz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne ya da iptal dilekçenizi Zuhurat Baba'nın türbesine bırakın sonuç değişmez…

Çünkü çifte standart bile değil çifte kavrulmuş standartlar ülkesi burası!

Loading...