Yerin altına dev şehir kurdular: Başkentin iki katı, şimdiden yaşayanlar var
Finlandiya'nın başkenti Helsinki, yerin metrelerce altında inşa ettiği 5 bin 500 sığınakla olası nükleer ve askeri tehditlere karşı kapsamlı bir savunma ağı sunuyor. Barış döneminde sosyal ve sportif tesis olarak kullanılan bu alanlar, kriz anında yaklaşık 1 milyon kişiyi barındırabilecek kapasiteye sahip.
Finlandiya'nın başkenti Helsinki'nin nüfusu yaklaşık 700 bin kişiden oluşuyor. Dev binalar, ofisler, tarihi yapıların birleşimi şehrin siluetini eşsiz kılıyor.
Parklar, kafeler ve restoranlardan Finlandiya halkının mutlu sesleri duyuluyor. Herkesin bildiği ve sevdiği, üzerinde yürüdüğü ve yollarını araçlarla doldurduğu Helsinki'nin binlerce metre altında ise başka bir Helsinki var.
Tıpkı yerüstündeki Helsinki gibi yeraltındaki kentte de çocuk oyun alanları, yüzme havuzları ve spor salonları bulunuyor. Evler, dev kafeteryalar, okullar ve hatta saunalar yer altında mevcut.
Gelgelelim 1 milyon kişiye ev sahipliği yapacak kapasiteye sahip olan bu şehrin başka bir özelliği, nükleer kıyamete rağmen onlarca yıl boyunca vatandaşlarını koruyacak kadar dayanıklı olması.
Bu dev sığınak ise gizli değil. Hatta halk istediği gibi girip çıkabiliyor. Çocuklar yerin dibindeki oyun alanlarında oynayabilirken yetişkinler dev yeraltı şehrini turist gibi gezebiliyor.
Helsinki Şehir Kurtarma Departmanı'nden Jukka-Pekka Schroderus, "çift amaçlı kullanım" olarak adlandırdıkları bu sistem sayesinde tesislerin çalışır durumda tutulduğunu ve çocukların kriz anında yabancılık çekmeyecekleri alanlarda oyun oynadığını belirtiyor.
DEV BİR ŞEHİR, 5 BİN 500 SIĞINAK
Helsinki genelinde, olası bir nükleer saldırı ya da komşu Rusya'dan gelecek bir tehdide karşı 1 milyona yakın insanı barındırabilecek kapasitede 5 bin 500 sığınak yer alıyor.
Başkentte, belirli bir büyüklüğün üzerindeki her yeni ofis veya konut binasına sığınak yapılması yasal bir zorunluluk olarak uygulanıyor.
En büyüğü 11 bin 500 kişiyi alabilen bu sığınaklar, barış döneminde saunalar, go-kart pistleri, paten parkları, kiliseler ve hatta ağır metal müzik gruplarının prova alanları olarak değerlendiriliyor.
Ankara'da geçen hafta bir araya gelen NATO liderlerinin 2030 yılına kadar olası bir Rusya saldırısına karşı uyarıda bulunmasıyla Finlandiya, yer altı şehri için ayırdığı bütçeyi de artırdı.
Ülke, 1939 yılındaki Kış Savaşı'ndan bu yana sığınak yapımını kesintisiz şekilde sürdürüyor. Helsinki'nin aynası olan yeraltı şehri ise gün geçtikçe büyüyor.
HER TEHDİDE KARŞI HAZIR
Merihaka bölgesinde yer alan 15 bin metrekarelik devasa bir sığınak, kimyasal, biyolojik ve nükleer radyasyondan koruyan iki aşamalı çelik kapılarla korunuyor.
İçeride seyyar tuvaletlerin kurulacağı alanlar, bağımsız enerji kaynakları, su depoları ve 2 bin adet katlanabilir yatak bulunuyor.
Sığınakta denizaltı sistemine benzer şekilde üç vardiyalı bir yaşam düzeni öngörülüyor.
Sığınmacıların yanlarında 72 saatlik bireysel hayatta kalma kitleri getirmesi beklenirken, evcil hayvanların sığınaklara kabul edilmeyeceği belirtiliyor.
Finlandiya'nın sığınak ağı, "Topyekün Güvenlik" adı verilen ulusal savunma stratejisinin bir parçası.
Bu strateji kapsamında 18 yaşındaki erkekler için zorunlu askerlik, yöneticiler ve editörler için savunma kursları ile kadınlar için elektrik olmadan saha mutfağı kurma ve İHA tespit etme eğitimleri veriliyor.
İnşaat şirketleri ise tahkimat çalışmalarına başlamak üzere 6 saatlik ihbar süresiyle hazır bekletiliyor.
DÜNYAYA ÖRNEK OLDU
Eski Beyaz Saray Rusya Danışmanı Dr. Fiona Hill, Finlandiya'yı "hazırlıkçıların nihai ulusu" olarak nitelendirerek, diğer ülkelerin de bu bütünsel toplum yaklaşımını örnek alması gerektiğini savundu.
2022'de Rusya'nın Ukrayna'yı işgali ve İran'daki savaş, sığınakların modasının geçtiği yönündeki argümanları tamamen sonlandırdı.
Günümüzde İngiliz savunma yetkililerinden Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'ye ve Suudi şeyhlerine kadar pek çok uluslararası heyet, Helsinki'nin yeraltı labirentlerini incelemek üzere şehri ziyaret ediyor.
Körfez ülkeleri ve İsrail'in de danışmanlık talebinde bulunduğunu belirten Schroderus, gizli bilgiler hariç deneyimlerini paylaştıklarını, aynı zamanda Ukrayna, İsviçre ve Orta Doğu'daki gelişmeleri de takip ederek sistemlerini sürekli güncellediklerini aktarıyor.