10 şehir her yıl santim santim çöküyor: Haritadan silinecekler
NASA ve BM verilerine göre dünya dev bir 'sürgün' dalgasına hazırlanıyor. 10 şehir her yıl santim santim çöküyor. Milyar dolarlık yatırımlar sulara gömülürken, milyonlarca insan 'iklim mültecisi' olma yolunda.
NASA ve Birleşmiş Milletler iklim panellerinden gelen son veriler, deniz seviyesindeki yükselmenin "kaçınılmaz bir sürgün" dalgasına yol açacağını kanıtlıyor. Yüz milyonlarca insan evini kaybetme riskiyle karşı karşıyayken,
Jakarta (Endonezya): Dünyanın En Hızlı Batan Başkenti
Eski bir bataklık üzerine kurulu olan Jakarta, yılda 17 cm gibi rekor bir hızla çöküyor. 2007'deki 80 can kaybına yol açan büyük sel felaketi ve bitmek bilmeyen trafik, Endonezya'nın başkentini taşıma kararının (Nusantara) arkasındaki temel neden olarak görülüyor.
İskenderiye (Mısır) ve Nil Deltası
Kıtalararası enerji ticaretinin kalbi olan şehir, 2050 yılına kadar topraklarının %30'unu kaybedebilir. 1,5 milyon insanın yerinden edilmesi ve Nil Deltası'nın tarımsal çöküşü, bölge ekonomisini felç edebilir.
Miami (ABD)
Deniz seviyesinden sadece 1,8 metre yüksekte bulunan Miami, 2060 yılına kadar şehrin %60'ını sulara teslim edebilir. Kıyı şeridindeki milyar dolarlık gayrimenkul projeleri, tarihin en maliyetli doğal felaketine zemin hazırlıyor.
Manila (Filipinler)
Küresel ortalamadan çok daha hızlı (yılda 10 cm) batan Manila, doğal savunma hattı olan mangrov ormanlarını kaybetmenin bedelini ödüyor. Yeraltı suyu çekimi ve Taal yanardağının sismik aktivitesi, şehri kelimenin tam anlamıyla "istikrasız" kılıyor.
Kalküta ve Dakka (Güney Asya)
Aşırı yeraltı suyu kullanımı ve nehir taşkınları, Hindistan ve Bangladeş'te on milyonlarca insanı "iklim mültecisi" haline getirme potansiyeline sahip.
Bangkok (Tayland) ve Yangon (Myanmar)
Bangkok kıyı şeridi yılda 1 km yükselirken, Yangon hem sellerle hem de pusuda bekleyen Sagaing Fay Hattı'nın yaratacağı sıvılaşma riskiyle mücadele ediyor.
Uzmanlar, buzulların erimesindeki temel faktörün fosil yakıt kullanımı olduğunu vurguluyor. Ancak kriz sadece karbon salınımıyla sınırlı değil; yeraltı sularının plansız çekilmesi ve kıyı ormanlarının tahribatı, doğanın "geri alış" sürecini hızlandırıyor. 2100 yılına kadar 2 metreye ulaşabilecek yükselme, modern şehircilik anlayışının radikal bir değişimden geçmesi gerektiğini kanıtlıyor.