11 yılda üretim 4 kat arttı fiyatlar çakıldı: Üreticiler isyanda
Türkiye'de son 11 yılda örtü altı yatırımların etkisiyle üretim yaklaşık 4 kat arttı. Rekor seviyelere ulaşan üretime rağmen düşen fiyatlar ve artan maliyetler üreticiyi zor durumda bıraktı. Üreticiler, ithalat politikasının yeniden değerlendirilmesini istiyor.
Türkiye’de uzun yıllar yalnızca Mersin’in Anamur ve Bozyazı ile Antalya’nın Gazipaşa ve Alanya ilçelerinde gerçekleştirilen muz üretimi, son yıllarda verilen tarımsal destekler sayesinde büyük bir dönüşüm yaşadı. Üreticilere sağlanan sübvansiyonlu krediler, hibeler ve çeşitli teşvikler sayesinde örtü altı üretim hızla yaygınlaşırken, üretim kapasitesi yaklaşık dört kat arttı. Bir dönem sahil kesimlerinde açık arazilerde yetiştirilen muz, bugün Antalya ve Mersin’in birçok kıyı ilçesinde seralarda yılın her döneminde üretilebiliyor.
MUZ ÜRETİMİNDE BÜYÜK SIÇRAMA
Türkiye’de muz üretimi 2010-2015 yılları arasında 210 ila 270 bin ton seviyelerinde seyrederken, 2016 yılından itibaren dikkat çekici bir yükseliş gösterdi. Üretim miktarı 2016’da 305 bin tona, 2017’de 369 bin tona, 2018’de 498 bin tona ve 2019’da 548 bin tona ulaştı.
Artış sonraki yıllarda da devam etti. 2020 yılında 728 bin ton olarak kaydedilen üretim, 2021’de 883 bin tona yükseldi. En yüksek seviyeye 2022’de 997 bin tonla ulaşılırken, sonraki dönemde bir miktar gerileme yaşandı. Üretim 2023’te 930 bin ton, 2024’te 875 bin ton ve 2025 yılında 864 bin ton olarak gerçekleşti.
MANAVGAT ÜRETİMİN MERKEZLERİNDEN BİRİ
Muz üretiminde seracılığın en hızlı geliştiği bölgelerden biri olan Manavgat’ta örtü altı alanlar son yıllarda önemli ölçüde büyüdü. İlçedeki sera varlığı 25 bin dönüme ulaşırken, bölge üretimin önemli merkezlerinden biri haline geldi.
Yaklaşık 10 yıldır serada muz yetiştiriciliği yapan Mustafa Sami Atalay, 8-9 yıl önce ilçede yalnızca 300-500 dönüm civarında sera bulunduğunu, bugün ise bu rakamın 25 bin dönüme çıktığını belirtti. Bazı tesislerde yıl boyunca kesintisiz üretim yapılabildiğini ifade eden Atalay, üretim tekniklerindeki gelişmelere dikkat çekti.
SERALARDA YIL BOYU HASAT DÖNEMİ
Muz fidelerinin genellikle nisan-mayıs ve eylül-ekim aylarında olmak üzere iki ayrı dönemde dikildiğini anlatan Atalay, "6 ay sonra doğumlar başlar, 10-12 ay sonra meyvelerin kesimi yapılır. Bu 2 döneme denk gelen dönemlerin haricinde yoğun kesim olmaz. Ancak şimdi bizler 12 ay üretime geçtik. Isıtma ve filiz bırakmadaki avantajları kullanarak 12 ay üretim yapıyoruz. Bir taraftan kesim, bir taraftan doğum var" dedi.
ÜRETİCİLER İTHALATTAN MEMNUN DEĞİL
İç piyasada satış açısından önemli bir sorun yaşanmadığını ifade eden Atalay, ithalat uygulamalarının yerli üretici üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.
Atalay, "Lakin burada bizi sıkıntıya sokan ithalat rejimi. İthal mal girdiği zaman patinaj atıyoruz. Çünkü dışarıdan alınan muzun maliyetiyle bizdeki muzun maliyeti çok farklı. Bizde işçilik, gübre, mazot veya diğer girdiler dörde katladı. Fakat muz fiyatı yerinde sayıyor. Hele günümüzde muz 20-25 lira. 20-25 lira olur mu birinci sınıf muz? İkinci kalite muza da 10 lira fiyat veriliyor. Şimdi 10 lira iki sakız parası, bir yumurta parası, bir ekmek 15 lira. Bir çikolatalı gofret 25 lira. İkincisi mayıs-haziran itibarıyla diğer meyveler çıkar. Bunun da muza yüzde 10-20 arasında etkisi olur. Ama böyle 50-60 liradan 20 liraya, 25 liraya, 10 liraya düşmez. İthalat rejiminin gözden geçirilmesi gerekiyor" diye konuştu.