111 yıllık destan
Dünyanın en güçlü ülkeleri, en güçlü donanmalarıyla 111 yıl önce Çanakkale Boğazı’nı geçmeye kalktılar, ama orada Mehmetçik ve Mustafa Kemal vardı.
Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümü, başta Çanakkale olmak üzere yurt genelinde coşkuyla kutlandı.
Çanakkale’de büyük bir iman ve adanmışlıkla verilen mücadele, Türk milletinin istiklal ve istikbali uğruna neleri başarabileceğini tüm dünyaya gösterdi. Türk milleti Anadolu coğrafyasında teslim olmayacağını ispat etti. Anadolu’nun ve gönül coğrafyamızın dört bir yanından gelen Mehmetçikler, sarsılmaz bir inanç ve eşsiz bir cesaretle göğüslerini siper ederek yalnızca Çanakkale Boğazı’nı değil, milletin kaderini de korudular.
BAKAN, ATATÜRK ANITINA ÇELENK BIRAKTI
Çanakkale’de, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in, “Çanakkale Geçilmez” yazılı altın madalya taktığı Türk bayrağı göndere çekildi, Atatürk anıtına çelenk bırakıldı.
Vali’den şehitlere çiçek
İstanbul’daki törenin adresi Edirnekapı Şehitliği oldu. Şehrin yöneticilerinin ve siyasi parti temsilcileri ile gazi ve şehit yakınlarının katıldığı törende İstanbul Valisi Davut Gül ve beraberindekiler, şehit mezarlarına karanfil bıraktı.
Ata’nın huzuruna çıktılar
Ankara Valisi Vasip Şahin ve ABB Başkanı Mansur Yavaş ile beraberindekiler önce Anıtkabir ardından Cebeci Şehitliği ziyaret etti. Yavaş, “Bu toprakları bizlere vatan kılan aziz şehitlerimizi andık” ifadesini kullandı.
Dedem gitti geri gelmedi
Zaferin yıl dönümünde ünlü şarkıcı Fedon, şu mesajı yayınladı: “Bu ayakta gördüğünüz adam, eşi hamile iken Çanakkale’ye askere gitti ve bir daha geri gelemedi, vatanı için şehit oldu. ‘Ne Mutlu Türküm’ diyene...”
Tarihin kaderini değiştirdi
Çanakkale Savaşları Enstitüsü Müdürü Utkan Emre Er, 8 Mart 1915’te Erenköy Koyu’nda sahile paralel döktüğü 26 mayın ile saldırıya geçen 6 İngiliz gemisini batıran Nusret Mayın Gemisi ile ilgili bilinmeyenleri anlattı.
Utkan Emre Er, ‘Nusret Mayın Gemisi’nin, mayınları denize dökmeden 3 ay önce Nara Burnu’na 1 saatlik mesafede yer alan Rumeli sahilindeki Yalova Burnu ve Uzunburun mevkinde karaya oturduğunun ortaya çıktığını söyledi. Er, “Nusret’in yaşadığı bu kaza, boğaz müdafaasının pamuk ipliğine bağlı olmadığını ve eldeki imkanların ne denli profesyonelce yönetildiğini, kusursuz kriz yönetimini açıkça gösteriyor” dedi.