12. Yargı Paketini bekleyenlere kötü haber

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Adalet Bakanlığı'nın 12. Yargı Paketi'nin ekime kaldığını açıkladığını belirterek, toplumun artık tahammülünün kalmadığını söyledi. Temelli, "İnsanlar bir an önce bu tükenmiş olan adalet meselesine özellikle infaz kanununda, Terörle Mücadele Kanunu’nda yapılacak olan değişikliklerle bir çare bulunmasını istiyorlar" dedi.

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, sürece ilişkin hukuki düzenlemeler, geçen hafta Barış Anneleri'nin siyasi partilere yaptığı ziyaretler ve ekonomi ile ilgili konularda değerlendirmelerde bulundu. 

Anneler Günü’nü kutlayan Temelli, özellikle çatışmalarda çocuklarını kaybeden annelerin yaşadıkları acılara işaret etti. Temelli, geçen hafta Meclis’te siyasi partileri ziyaret eden Barış Anneleri’nin çağrılarının önemli olduğunu söyledi.

Temelli, "Barış Anneleri geçen hafta bütün siyasi partileri Meclis çatısı altında ya da genel merkezlerinde ziyaret ettiler. Parti başkanlarına, parti yetkililerine beyaz tülbent hediye ettiler. Barışa olan özlemi dile getirdiler. Bu konuda siyasi partilerin inisiyatif almalarını, adım atmalarını, harekete geçmelerini talep ettiler" ifadelerini kullandı.

Barış Anneleri’nin Türk ve Kürt annelerinin ortak acısına işaret ettiğini söyleyen Temelli, "Çağrıları, bütün annelerin ortak çağrısıydı; bir an önce barış konusunda, kalıcı barış konusunda adımların atılması yönünde" dedi.

Barış sürecine ilişkin yasal düzenlemelerin hala gündeme gelmediğini söyleyen Temelli, "Yasalar konusunda bir ilerleme sağlansın. Bu beklenen yasa, nasıl bir taslaksa bir an önce gündeme gelsin. Bu konu üzerinde tartışmalar tüketilsin ve gerçekten artık bir kanun teklifi olarak Meclis bunun üzerinde bir çalışmayı gerçekleştirsin" diye konuştu.

"12. YARGI PAKETİ'NİN EKİME KALDIĞINI DİLE GETİRİYORLAR"

Temelli, 12. Yargı Paketi’ne ilişkin tartışmalara da değinerek, şunları söyledi:

"Şimdi Bakanlıktan yapılan açıklamaya bakıyoruz. 12. Yargı Paketi'nin ekime kaldığını dile getiriyorlar. Toplumun hiçbir tahammülü kalmış değil. İnsanlar bir an önce bu tükenmiş olan adalet meselesine, bu yaşadığımız adaletsizlik meselesine özellikle infaz kanununda, Terörle Mücadele Kanunu’nda yapılacak olan değişikliklerle bir çare bulunmasını istiyorlar. Meclis’ten beklenen budur."

Cezaevlerindeki doluluğa ilişkin verileri paylaşan Temelli, "Türkiye cezaevlerinde son Adalet Bakanlığı istatistiklerine baktığımızda 421 bin hükümlü ve tutuklu var. Cezaevi dışında da 495 bin kişi denetimli serbestlikle ancak yaşıyor. Bunların içinde de 126 bin kişi adli kontrol koşullarında. Diğer taraftan cezaevlerinde yaklaşık 4 bin 700 çocuk bulunuyor. Bu durumda beklenti de tabii cezaevlerindeki kapasitenin 120 bin fazlası olan bir cezaevi durumu. Bir an önce bir çözüm bekleniyor. Bir adım atılması bekleniyor" ifadelerini kullandı.

"YARGI ADALET MEKANİZMASI İÇİNDE DEĞİL, ADETA SİYASETİN İÇİNDE ŞEKİLLENİYOR" 

Bir "casusluk davası" yürütüldüğünü belirten Temelli, davada gazeteci Merdan Yanardağ ile birlikte Ekrem İmamoğlu’nun da yargılandığını anımsattı. 

Temelli, "Kendisi bir gazeteci, yazar; hayatı boyunca kamuoyu önünde olmuş bir insan, bir casusluk davasıyla yargılanabiliyor. Dolayısıyla kumpas davalarının nasıl davalar olduğu da bir kez daha ortaya çıkıyor. Amaç HDP’yi etkisizleştirmek. Amaç Selahattin Demirtaş’ı, Figen Yüksekdağ’ı içeride tutmak ve aslında yargı marifetiyle kumpas davalarıyla siyaseti dizayn etmek" dedi.

Yargının siyasallaştığını savunan Temelli, "Artık yargı bir adalet mekanizması içinde değil, adeta siyasetin içinde şekillenmeye devam ediyor" ifadelerini kullandı.

TARIM POLİTİKALARINA ELEŞTİRİ

Bu hafta Dünya Çiftçiler Günü'nün kutlanacağını söyleyen Temelli, tarım alanında çözüm bekleyen sorunlar bulunduğuna işaret etti. Temelli, "Türkiye’nin en ciddi sorunlarından biri tarım alanında yaşanıyor. Çiftçilerin sorunlarını çözecek, tarım meselesine çözüm getirecek bir yasa teklifinin Meclis’te olması bekleniyordu. Olması gerekirdi fakat böyle bir yasa teklifi yok. Onun yerine ne var? Ukrayna’dan buğday ithalatı var. İtalya’dan elma, İran’dan portakal, Sri Lanka’dan çay ithalatı var" diye konuştu.

Petrol fiyatlarının yükseldiğini ve enflasyonla mücadelenin başarısız olduğunu savunan Temelli, "Bu enflasyondaki bu gelişmelere karşılık neyi görüyoruz biz? Ücretlerin hızla eridiğini, satın alma gücünün hızla düştüğünü" ifadelerini kullandı.

Temelli, emekli aylıkları, asgari ücret ve kamu emekçilerinin maaşlarında düzenleme yapılması gerektiğini belirterek, "Acilen ücretlerde, emekli ücretlerinde, asgari ücrette, kamu emekçilerinin ücretlerinde acilen bir düzeltmeye gitme ihtiyacı vardır. Bunun için gerekirse defalarca dile getirdik. DEM Parti olarak sürekli, ısrarlı olarak dile getiriyoruz. Hemen bir ek bütçe hazırlanmalıdır" dedi.

"VARLIK BARIŞI"NIN SONUÇLARI ORTADA

TBMM gündeminde yer alan "Varlık Barışı" düzenlemesini eleştiren Temelli, "Bir kere her şeyden önce sermayeye yeniden vergi indirimlerine gidiyor. Kurumlar vergisinde ve katma değer vergisinde indirime gidiyor" ifadelerini kullandı.

Temelli, "Zaten kurumlardan vergi almıyorsunuz ki. Kurumların efektif vergi yükü yüzde 30 kurumlar vergisi olmasına rağmen yüzde 13’ü geçmiyor. Zaten almıyorsunuz. Muafiyet ve istisnalarla doldurduğunuz bir kurumlar vergisi sistemi var" dedi.

Varlık Barışı düzenlemesinin kayıt dışı sermayeyi teşvik ettiğini savunan Temelli, "Bu ülke barışa bu kadar hasretken sermayenin en kirli kesimine, evet bunu ısrarla söylüyorum, çünkü kayıt dışı olan kesimine bir kez daha dokuzuncu kez Varlık Barışı geliyor. Geri kalan sekiz kez getirilen Varlık Barışı’nın sonuçları ortada" diye konuştu.

Temelli, "Vergiden kaçmış bir kaynağa siz diyorsunuz ki 'Yeter ki getir, ben hesap sormayacağım. Hatta incelemeyeceğim, denetlemeyeceğim. Olur da es kaza denetlersem ortada vergilendirilecek bir kaynak bulursam sen de ona dersin ki Varlık Barışı’ndan getirdim, onu bile denetlemeyeceğim'" ifadelerini kullandı.

ZİKRULLAH ERDOĞAN'IN MSB'YE ATANMASI

Sezai Temelli, Çınar Kaymakamı Zikrullah Erdoğan'ın Milli Savunma Bakanlığı'nda karşılığı "tümgeneral" rütbesi olan Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne atanmasıyla ilgili soru üzerine, "Artık Türkiye'de liyakata göre değil akrabalık ilişkilerine göre, yakın çevreye göre atama yapılıyor. Bugün kamu alanında bütün dünyada çalışma disiplinini belirleyecek ölçülerin kaybolduğu bir durumu gözlüyoruz. Burada bir liyakat ölçütünü görmemiz mümkün değil. Bürokrasi alanında birçok sorunun kaynağında bunu görüyoruz. Liyakat, deneyim, eğitim öncelikli olması gerekirken maalesef bunu görmek mümkün değil" dedi.