120 genç erkeğin gömüldüğü toplu mezar bulundu: Kesik bacak sırrı ele verdi

Avusturya'da bir şantiyede tesadüfen bulunan toplu mezar, bilim dünyasını şoka uğrattı. Yüzüstü çukurlara fırlatılmış 120 gencin kemiklerini inceleyen uzmanlar, kesik bir bacak kemiğinde yüzyıllardır gizli kalan korkunç gerçeğe ulaştı.

Avusturya'nın Ranshofen kentinde yürütülen arkeolojik kazılarda, 15 ila 25 yaşları arasında olduğu belirlenen 120 genç erkeğe ait insan kalıntıları 9 toplu mezarda bulundu. Gelişigüzel şekilde gömüldüğü belirlenen gençlerin kalıntıları üzerinde yapılan ilk incelemeler, bölgede yıllar önce yaşanan büyük bir trajedinin izlerini ortaya çıkardı.

Keşif, bölgede oynayan bir kız çocuğunun tesadüfen bir kemik bulmasıyla başladı. İhbarın ardından inşaat alanında arkeolojik çalışmalar başlatılırken, kazılar kısa sürede uzmanların beklemediği bir keşfe dönüştü.

Novetus şirketinde proje yöneticisi olarak görev yapan arkeolog Michaela Binder, Avusturya basınına yaptığı açıklamada keşfin olağanüstü olduğunu belirterek, "Avusturya'da, hatta belki de tüm Orta Avrupa'da eşsiz bir buluntu. Biz de böyle bir şey beklemiyorduk" dedi.

Genç erkekler mezarlara adeta atılmış

Kazılarda şu ana kadar dokuz toplu mezarda 120 kişinin kalıntılarına ulaşıldı. Arkeologlar, cesetlerin belirli bir düzen gözetilmeden gömüldüğünü tespit etti.

Binder, bazı iskeletlerin yüzüstü, bazılarının ise yan yatmış halde bulunduğunu belirterek, gençlerin mezarlara adeta atılmış gibi göründüğünü söyledi.

İskeletlerin tamamının genç erkeklere ait olması ise araştırmanın en dikkat çekici noktalarından biri oldu.

İskeletlerde ciddi C vitamini eksikliği tespit edildi

Antropolojik incelemelerde, gençlerin önemli bir bölümünde belirgin C vitamini eksikliği izlerine rastlandı. Uzmanlara göre bu bulgular, uzun süreli ve ağır beslenme yetersizliğine işaret ediyor.

Bu durum, gençlerin uzun askeri seferlere katılmış askerler olabileceği ihtimalini gündeme getirdi. Ancak araştırmacılar, şu aşamada kalıntıların kimlere ait olduğu konusunda kesin bir sonuca ulaşmış değil.

Radyokarbon analizleri ise iskeletlerin 1723 ile 1813 yılları arasına tarihlendiğini ortaya koydu. Söz konusu tarih aralığı, kalıntıların Napolyon Savaşları dönemindeki çatışmalarla bağlantılı olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.

Bu teoriyi destekleyen bir diğer ayrıntı ise kazı alanının konumu. Bölgenin Franzosenkreuzstraße üzerinde bulunması ve tarihi bir "Fransız Haçı"na yakın olması, araştırmacıların dikkatini çekiyor.

Kişisel eşyalar da bulundu

Kazılar sırasında ilk kez gençlere ait olabilecek bazı kişisel eşyalar da ortaya çıkarıldı. Bunlar arasında iki bronz iğne ve bir yüzük bulunuyor.

İğnelerin bandajları ya da giysileri tutturmak için kullanılmış olabileceği düşünülüyor. Şu anda restorasyonu ve incelemesi devam eden yüzüğün üzerindeki olası gravür veya işaretlerin ise sahibinin kimliğine ilişkin önemli ipuçları verebileceği değerlendiriliyor.

Ancak henüz bu eşyaların kime ait olduğu bilinmiyor.

Fransız askerleri miydi, yerel halk mı?

Araştırmacıların önündeki en büyük soru ise toplu mezarlara gömülen gençlerin kimlikleri.

Gençlerin asker olup olmadığı, Fransız ordusuna mı bağlı oldukları yoksa bölgede yaşayan kişiler mi oldukları henüz kesinlik kazanmış değil. Yapılacak DNA analizlerinin, bu soruya yanıt verebilecek en önemli çalışmalardan biri olması bekleniyor.

Analizler, gençlerin genetik kökenlerinin belirlenmesine yardımcı olarak Fransa'dan gelen askerlerle yerel halk arasında ayrım yapılmasını sağlayabilir.

Kazı alanı koruma altına alındı

Keşfin ardından inşaat alanı koruma altındaki bir arkeolojik alan olarak ilan edildi. Kazı çalışmalarının tamamlanmasının ardından alan yeniden kullanıma açılırken, yerleşim bölgesinin altında başka insan kalıntılarının bulunabileceği ihtimali de tamamen ortadan kalkmış değil.

Araştırmacılar, bölgede daha fazla inceleme yapılması gerektiğini belirtiyor. Ancak çalışmaların kapsamının büyük ölçüde mevcut mali kaynaklara bağlı olduğu ifade ediliyor.

Kazılardan elde edilen bulguların laboratuvar analizlerinin sürmesi beklenirken, daha ayrıntılı sonuçların Noel'e kadar ortaya çıkması öngörülüyor. Bu sonuçların, 120 genç erkeğin kim olduğunu ve nasıl öldüklerini anlamaya yönelik araştırmalara önemli katkı sağlaması bekleniyor.