13 bin kilometreyi hiç mola vermeden uçtu

Alaska'dan havalanan "B6" kod adlı dört aylık kıyı çulluğu, 13 bin 558 kilometrelik mesafeyi 11 günde tek bir mola vermeden katederek yeni dünya rekorunun sahibi oldu.

Bilim dünyası, göç yolları üzerine yapılan araştırmalarda kaydedilen en sıra dışı doğa olaylarından birine tanıklık etti. "B6" kod adlı, henüz dört aylık bir kıyı çulluğu, Alaska’dan başladığı göç yolculuğunu Avustralya’nın Tazmanya adasında tamamlayarak, tek seferde gerçekleşen en uzun kesintisiz uçuş rekorunu kırdı.

11 GÜNDE 13 BİN KİLOMETRE YOL GİTTİ

Alaska’daki Kuskokwim Deltası’ndan 13 Ekim tarihinde havalanan genç göçmen kuş, Büyük Okyanus üzerinde tam 11 gün boyunca hiç durmadan yol aldı. Sırtına yerleştirilen 5 gram ağırlığındaki güneş enerjili uydu vericisiyle anlık olarak takip edilen kuşun, toplamda 13 bin 558 kilometrelik mesafeyi tek bir mola bile vermeden katettiği verilerle doğrulandı. 26 Ekim’de Avustralya topraklarına iniş yapan B6, bu başarısıyla bilimsel kayıtlara geçen en uzun kesintisiz uçuşun sahibi oldu.

HAYATTA KALMAK İÇİN YAPTI 

Kıyı çulluklarının bu denli devasa mesafeleri aşabilmesinin ardında yatan biyolojik mekanizmalar uzmanlarca incelendi. Göç öncesi vücutlarında yüksek oranda yağ depolayan bu kuşların, uçuş sırasında enerji verimliliğini artırmak ve ağırlığı dengelemek amacıyla iç organlarının boyutlarını geçici olarak küçülttüğü saptandı. Yol güzergahı üzerindeki kara parçalarının türün beslenme alışkanlıklarına uygun olmaması sebebiyle, kuşun hayatta kalmak adına rotayı durmaksızın tamamladığı belirtildi.

NAVİGASYON YETENEKLERİ GÜNDEME GELDİ 

En dikkat çeken detay ise rekoru kıran canlının henüz bir yavru olması ve bu rotayı hayatında ilk kez kullanmasıdır. Daha önce deneyimi olmayan bir göçmenin, okyanus üzerindeki zorlu hava akımlarına rağmen yönünü milimetrik bir sapmayla koruması, göçmen kuşların genetik navigasyon yeteneklerine dair bilimsel tartışmaları yeniden gündeme getirdi.

Uluslararası bilim ekipleri tarafından yürütülen bu çalışma, aynı zamanda kıyı ekosistemlerinin korunmasının hayati önemini vurguladı. Uzmanlar; iklim değişikliği ve deniz seviyesindeki yükselmenin, bu dayanıklı kuşların ana durakları olan sulak alanları tehdit ettiğine dikkat çekerek, türün geleceği için uluslararası koruma stratejilerinin zorunlu olduğunu ifade etti.