131 kedi adadan gidince mucize gerçekleşti
Japonya'da 131 kedi adadan uzaklaştırıldı, biyologlar gözlerine inanamadı. 80 tane kalan ve "kesin yok olacak" denilen bir tür, genetik yasalarına meydan okuyarak geri döndü. İşte Ogasawara Adaları'ndaki "Genetik Arınma" mucizesi...
Japonya'nın Ogasawara Adaları'nda yaşananlar, "Birkaç kedinin ortadan kaldırılması koca bir ekosistemi nasıl değiştirir?" sorusuna verilebilecek en çarpıcı yanıt oldu. 131 kedinin adadan uzaklaştırılmasıyla, nesli tükenmek üzere olan bir tür, genetik yasalarına meydan okuyarak hayata döndü.
UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan ve Tokyo'nun 1000 kilometre güneyindeki Ogasawara Takımadaları, yakın tarihin en ilginç ekolojik gerilimlerinden birine sahne oldu. Başrol oyuncuları ise; adanın yerel olmayan avcıları kediler ve yok olmanın eşiğindeki Kızıl Başlı Güvercin (Columba janthina nitens).
Adadaki vahşi kediler, özellikle sadece bu bölgeye özgü olan ve uçma yeteneği sınırlı kuşlar için tam bir ölüm makinesine dönüşmüştü. 2008 yılına gelindiğinde, kendine has kızıl başı ve 40 santimetrelik gövdesiyle bilinen bu nadir güvercin türünden geriye 80'den az birey kalmıştı.
Kuş türü yok olmak üzereyken doğa koruma uzmanları radikal bir karar aldı. 2010-2013 yılları arasında Chichijima adasında kurulan yoğun tuzaklama sistemiyle 131 vahşi kedi yakalanıp adadan uzaklaştırıldı. Sonuç, uzmanları bile şaşırttı.
SAYILAR PATLAMA YAPTI
Avcı baskısının kalkmasıyla birlikte güvercin popülasyonunda inanılmaz bir artış yaşandı:
Yetişkin güvercin sayısı 111'den 966'ya,
Genç kuşların sayısı ise 9'dan 189'a yükseldi.
Communications Biology dergisinde yayınlanan araştırma, olayın sadece "kedi gitti, kuş geldi" basitliğinde olmadığını ortaya koydu. Normalde, sayısı bu kadar azalan (80'in altı) popülasyonlarda "akraba evliliği" (inbreeding) nedeniyle genetik hastalıklar artar ve tür, koruma altına alınsa bile yok olur, ancak Kyoto Üniversitesi'nden Daichi Tsujimoto ve ekibi, kuşların DNA'sını incelediğinde şoke edici bir gerçekle karşılaştı.
Güvercinler, "Genetik Arınma" adı verilen nadir bir süreçten geçmişti. Yüzyıllar süren izolasyon sırasında zararlı mutasyonlar doğal seleksiyonla elenmiş, geriye genetik olarak "temizlenmiş" ve süper dayanıklı bir soy kalmıştı.
Sadece üç yıl içinde yaşanan bu artış, literatüre "yakın tarihteki en hızlı ekolojik toparlanmalardan biri" olarak geçti.
Uzmanlar, bu geri dönüşü bir mucize olarak nitelendirse de uyarıyor: "Savaş kazanıldı ama tehlike geçmedi." Popülasyon henüz tarihi seviyelerinde değil ve genetik çeşitliliğin azlığı, gelecekteki çevresel değişimlere karşı türü savunmasız bırakabilir.
Yine de Ogasawara örneği, doğru müdahale yapıldığında doğanın kendini iyileştirme gücünün sınırlarını zorlayabileceğini tüm dünyaya kanıtladı.