134 milyon dolar yatırım aldılar: Yerin 20 kilometre altına inmeye hazırlanıyorlar

ABD'nin Massachusetts eyaletinde faaliyet gösteren temiz enerji girişimi Quaise Energy, dünyanın ilk "süper sıcak jeotermal" enerji santralini kurma hedefi doğrultusunda 134 milyon dolarlık yeni yatırım aldı. Şirket, geleneksel sondaj uçları yerine milimetre dalgaları kullanan teknolojiyle Dünya'nın derinliklerindeki aşırı sıcak kayaçlara ulaşmayı amaçlıyor.

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü kökenli teknoloji şirketi, geliştirdiği sistem sayesinde kayaları fiziksel olarak delmek yerine yüksek enerjili milimetre dalgalarıyla eritip buharlaştırmayı planlıyor. Böylece klasik sondaj yöntemleriyle ekonomik olarak ulaşılamayan derinliklere inilebileceği ve çok daha yüksek sıcaklıklardaki jeotermal kaynaklardan elektrik üretilebileceği belirtiliyor.

500 DERECEYE ULAŞAN KAYALARI HEDEFLİYOR

Quaise'in geliştirdiği teknoloji, yaklaşık 20 kilometre derinlikte 300 ila 500 derece sıcaklığa ulaşan kayaçlara erişmeyi hedefliyor. Bu sıcaklıklarda elde edilecek süper kritik akışkanların, günümüzde kullanılan geleneksel jeotermal santrallere kıyasla çok daha fazla enerji üretme potansiyeline sahip olduğu ifade ediliyor.

Şirket, 2025 yılında ABD'nin Teksas eyaletindeki saha testlerinde granit tabakada 100 metreden fazla derinliğe milimetre dalgalarıyla sondaj yapmayı başardığını açıkladı. Bir sonraki hedef ise aynı sahada yaklaşık 1 kilometre derinliğe ulaşarak teknolojiyi ticari kullanıma bir adım daha yaklaştırmak.

İLK SÜPER SICAK JEOTERMAL SANTRALİ HEDEFLENİYOR

134 milyon dolarlık yeni yatırımın, Oregon eyaletinde inşası devam eden dünyanın ilk süper sıcak ticari jeotermal enerji santrali "Project Obsidian" için kullanılacağı belirtildi. Şirket, bu sistem sayesinde hava koşullarından etkilenmeyen, günün 24 saati kesintisiz elektrik üretebilen yeni nesil jeotermal santraller kurmayı hedefliyor. Tesisin 2030 yılına kadar şebekeye ilk elektriği sağlaması planlanıyor.

Uzmanlara göre teknoloji ticari ölçekte başarılı olursa, mevcut fosil yakıt santrallerinin bulunduğu sahalar bile derin jeotermal enerjiyle çalışacak şekilde dönüştürülebilir. Bu da hem karbon salımını azaltabilecek hem de dünyanın birçok bölgesinde sürekli temiz enerji üretiminin önünü açabilecek önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.