17 yaşındaki Atlas'ın öldürülmesiyle ilgili anneyi tehdit eden ve provokatif paylaşım yapan 4 kişi gözaltına alındı
İstanbul Güngören'de 15 yaşındaki çocuk tarafından bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümünün ardından sosyal medya üzerinden provokatif paylaşımlarda bulunduğu öne sürülen ve anneyi tehdit eden 4 kişi gözaltına alındı.
Güngören'de aralarında çocukların da olduğu iki grup arasında 'Yan bakma' nedeniyle çıkan kavgada Atlas Çağlayan (17), E.Ç. (15) tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Çağlayan'ın ölümünün ardından sosyal medya üzerinden provokatif paylaşımlarda bulunduğu öne sürülen ve anneyi tehdit eden 4 kişi gözaltına alındı.
Olay 14 Ocak Çarşamba günü Güngören'de meydana geldi. Aralarında çocukların da olduğu iki grup arasında 'Yan bakma' nedeniyle çıkan kavgada Atlas Çağlayan bıçaklanarak hayatını kaybetti. E.Ç tarafından üzerinde bulunan ve ustalı olarak tabir edilen bıçakla göğüs bölgesinden ağır yaralandı. Atlas Çağlayan, olay yerine gelen ambulansla Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Çağlayan, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından polis ekipleri tarafından yakalanan şüpheli E.Ç. olayda kullandığı bıçakla gözaltına alındı.
4 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Diğer yandan, Çağlayan'ın ölümünün ardından sosyal medya üzerinden provokatif paylaşımlarda bulunduğu öne sürülen 3 şüpheliyle, anne Gülhan Çağlayan'ı tehdit eden 1 şüpheli Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla gözaltına alındı.
DİLEK İMAMOĞLU'NDAN TEPKİ: SİYASET NE İÇİN YAPILIYOR
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve tutuklanarak İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu da cinayete tepki gösterdi.
Dilek İmamoğlu sosyal medyadan yaptığı açıklamada "Bu ülkede siyaset ne için yapılıyor? diye sordu.
"Bugün susarsak, yarın daha fazla çocuğun adını bir haber başlığında okuyacağız" ifadesinin yer aldığı açıklama şöyle:
17 yaşındaki bir çocuk, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından öldürüldü. Bu cümle, hafifçe geçip gideceğimiz bir haber başlığı değildir. Bu cümle, hepimizin omuzlarına çöken ağır bir sorumluluktur.
Koruyamadığımız, güvenli bir yaşam sunamadığımız her bir çocuğun hesabı; önce siyasilerin, sonra ilgili kurum ve kuruluşların, en sonunda da tüm yetişkinlerin, hepimizin sorumluluğudur. Bugün bu ülkede çocuklar ve kadınlar; sokakta, evde, okulda, iş yerinde öldürülüyor. Şiddet artık yalnızca yetişkinlerin dünyasında değil, çocukların arasına da sirayet etmiş durumda. Her geçen gün çocuklar arasında daha fazla şiddet vakası duyuyoruz.
Bu bir tesadüf değil. Bu; yoksulluğun, güvensizliğin, umutsuzluğun ve ihmalin sonucudur. Çocuklar korunamıyor. Çocuklar yoksulluğa terk ediliyor.
Çocuklara aydınlık bir gelecek sağlanamıyor. Eğitimden koparılan, güvenli yaşamdan mahrum bırakılan, yarınlarına inancı elinden alınan çocuklar; ülkenin geldiği acı ve tehlikeli noktayı açıkça gösteriyor. Artık yaratılan suni gündemlerle toplumun dikkatini dağıtmaya çalışmayın. Artık ülkemizin gerçek sorunlarını konuşmak zorundayız.
Sürüklendiğimiz bu karanlığa dur demek zorundayız. Biz, yaşam hakkını konuşmak zorundayız. Çocukların yarınlarını konuşmak zorundayız. Ekonomiyi, adil ve eşit yaşamı konuşmak zorundayız. Bu ülkede siyaset ne için yapılıyor?
Tüm bu sorunlar, tam olarak siyasetin ana konusudur. Vatandaşlarının sorunlarını çözemeyen bir siyaset o ülkeye artık hiçbir fayda sağlayamaz. Ülkemizin çocuklarının, gençlerinin ve kadınlarının güvenli yarınları için tüm ilgili devlet mekanizmaları derhal harekete geçmek zorundadır. Bugün susarsak, yarın daha fazla çocuğun adını bir haber başlığında okuruz. Ve o yük, artık hiçbirimizin taşıyamayacağı kadar ağır olur.