180 bin tane arıyı tek bir amaç için doğaya saldılar
Güneş santraline giren siyah ayıların altyapıya zarar vermesi üzerine Virginia'daki tesise 180 bin bal arısından oluşan 4 kovan yerleştirildi. Sadece tek bir görevleri var...
Temiz enerji tesislerinin doğal yaşam alanlarına yayılmasıyla birlikte altyapı güvenlik sorunları gündeme gelmeye devam ediyor. US merkezli The Pulse platformunun aktardığı bilgilere göre, ABD’nin Virginia eyaletindeki Buckingham bölgesinde kurulan 1,6 megavat kapasiteli "Black Bear Solar" (Siyah Ayı Güneş Santrali) işletmecileri, tesise giren siyah ayılara karşı biyolojik bir koruma yöntemi geliştirdi.
Gür ormanlık alanın hemen yanında yer alan ve 2022 yılından bu yana çift taraflı panellerle faaliyet gösteren santralde, fiziki engelleri aşarak içeri giren ayılar sebebiyle altyapı hasarları yaşandı. Ayıların tesis içindeki kablolara ve montaj ekipmanlarına sürtünerek zarar vermesi üzerine işletme yönetimi, geleneksel koruma yöntemleri yerine tarımsal güneş enerjisi tabanlı bir çözüm uyguladı.
180 BİN BAL ARISI KONUMLANDIRILDI
Elektrikli çitlerin yüksek maliyeti, sürekli bakım gereksinimi ve yerel küçük canlılar üzerindeki olumsuz etkileri sebebiyle tesis yönetimi Mountain Horse Apiaries ile iş birliğine gitti. Güvenlik ve erişim hatlarına, bünyesinde toplam 180 bin bal arısı barındıran 4 adet arı kovanı yerleştirildi.
Kurulan sistem kapsamında, kovanlara yaklaşan ayıların hassas burun, kulak ve göz çevrelerinin nöbetçi arılar tarafından sokulması suretiyle bölgede ayılar açısından şartlı refleks oluşturuldu. Bu uygulama ile hayvanlara kalıcı zarar verilmeden alanın korunması amaçlandı.
5,3 HEKTARLIK ALANA YEREL BİRTKİ ÖRTÜSÜ EKİLDİ
Arı kolonilerinin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla tesis etrafındaki yaklaşık 5,3 hektarlık alana ak üçgül, kara gözlü suzan (rudbeckia), küçük sakal otu, doğu haseki küpesi ve mızrak yapraklı kızılcık gibi bölgeye özgü çiçekli bitkiler ekildi.
Ekim yapılan alandan elde edilen nektar sayesinde kovanlarda ticari bal üretimi de gerçekleştirilirken, arı kolonilerinin bölgedeki varlığının devamlılığı sağlandı. Yürütülen bu çift yönlü uygulama, yenilenebilir enerji altyapılarında biyoçeşitliliği destekleyen sürdürülebilir bir koruma modeli olarak kayıtlara geçti.