19 Şubat 2025 tarihe nasıl geçecek?

Yaşadığınız olayların sıcaklığıyla, kritik bir gün ya da günler yaşadığınızı, bazen yıllar sonra anlarsınız. İşte 19 Şubat 2025 günü de tarihe geçecek, daha sonra üzerinde değerlendirmeler yapılıp, değişen süreci temsil edecek bir tarih olacak.

19 Şubat’ta ne yaşandı derseniz; aslında 4-5 gün öncesinden başlayan bir süreçti ama Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmayla başlayıp yarım gün içinde tarihi bir güne dönüştü.

İleride bu gün hatırlandığında, arşivden çıkarılacak fotoğraflar; TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ve Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ömer Aras’ın, polisler arasında elleri önde, Savcılıktan mahkemeye götürüldükleri fotoğraflar olacak.

Sonra geriye gidilip, 5 gün önce, iki TÜSİAD Başkanı’nın genel kurullarında yaptıkları konuşmalara bakılacak. Konuşmalarda ekonominin geleceği açısından iktidara yöneltilmiş bazı eleştiriler göreceksiniz. Uygulanan programın eksik yönleri, ekonominin geleceğini etkileyen hukuk sistemi aksaklıkları, faciaya dönüşen yangın gibi olaylara neden olan özel ve kamudaki liyakat dahil eksik yönler, kurallara uyulmadığı için yaşanan sıkıntılar, tartışmalı yargı kararları ve tüm bunların toplumu mutsuz ettiğiyle ilgili değerlendirmeleri okuyacaksınız.

“Zaten bu eleştirileri o dönemde, neredeyse her gün gazetelerde okuyorduk” diyebilirsiniz, ki doğrudur. O zaman “19 Şubat’ın özelliği neydi?” derseniz; iktidarın sürdürdüğü baskılar konusunda sembol bir gün yaşandığını görürsünüz.

19 Şubat’ın önemli özelliklerinden biri, konuşmaların ardından 5 gün bir şey yapmayan yargının, Erdoğan’ın konuşması ardından harekete geçip hızla yaşanan mahkeme sürecidir. Erdoğan “sistemin çöktüğünden” söz eden TÜSİAD’a, geçmişte iktidarları ve yargıyı etkilediklerini belirtip, “artık o günlerin bittiğini” söyledi. Ardından da tarihte ilk kez TÜSİAD Başkanları, sembol fotoğraflarla bu yargı sürecine sokuldular.

BAKAN “DENK GELDİ” DEDİ

Günün Adalet Bakanı, konuşmanın hemen ardından başlayan bu sert süreç için “aynı güne denk geldi” diye savunma yaptı. Halbuki yaşanan olaylar, planlanmış bir senaryoyu çağrıştırıyordu. Konuşmanın ardından polis nezaretinde savcılık, 3-4 saat süren savunma, mahkemeye eller önde polisler arasında sevk ve ardından verilen “yurtdışını çıkış yasağı” kararı.

Basına yansıyan ifadelerde Başkanlar “yapay zeka alanında çalışan Türkleri biraraya getirecekleri planlı toplantılar olduğunu”, “işleri gereği sürekli yurt dışına çıkış yaptıklarını” hatırlatmışlar ama yurt dışı çıkış yasağı konulmuş.

Nöbetçi mahkemenin karar yazısında, “sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak amacıyla, Türkiye’nin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığıyla ilgili gerçeğe aykırı bilgileri, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde yaydıkları ve yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunu işlediklerine ilişkin somut deliller olduğu” yazıyor.

19 Şubat’ı tarihe geçiren önemini, “öncesinde ve sonrasında yaşananlar ile toplumun nereye evrildiğini” görüp, daha iyi anlayacağız. Şimdilik bu sürecin nereye gittiğini bilmiyoruz. Yaşanan birçok küresel ve yerel sıcak gelişmenin ortasındayız ama ülke olarak hangi yöne gideceğimiz henüz belli değil.

19 Şubat, TÜSİAD’ın tarihine ise kesinlikle geçecek. Umarız; “eski gazete ilanları” olayını unutturacak, “TÜSİAD’ın çağdaş toplum çabalarını gösteren sembol günlerden biri” olur.

Yazarın Diğer Yazıları