2 ülke dev tünelle birleşiyor
Fransa ile İtalya’yı Alplerin altından bağlayacak dev demiryolu tüneli, ulaşımda yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Seyahat süresi kısalırken her yıl 1 milyon tır trafikten çekilecek.
Fransa ile İtalya arasında ulaşımı kökten değiştirecek dev altyapı projesi hızla ilerliyor. Mont Cenis Baz Tüneli, tamamlandığında yalnızca iki ülkeyi değil, Avrupa’nın doğusu ile batısını da daha hızlı ve verimli biçimde birbirine bağlayacak.
YOLCULUK SÜRESİ YARIYA İNİYOR
Toplam 57,5 kilometre uzunluğa ulaşacak tünel, dünyanın en uzun demiryolu tünellerinden biri olacak. Proje sayesinde Lyon ile Torino arasındaki seyahat süresi ciddi biçimde kısalacak. Saatler süren yolculukların yaklaşık iki saate inmesi bekleniyor.
Mevcut demiryolu hatları keskin virajlar, dik eğimler ve doğal afet riskleri nedeniyle hem yavaş hem de kırılgan bir yapıya sahip. Nitekim 2023 yılında yaşanan büyük bir toprak kayması, hattı uzun süre devre dışı bırakmıştı. Yeni tünel ise dağın altından, daha düz ve güvenli bir güzergâh sunacak.
TIR TRAFİĞİ AZALACAK
Alpler üzerinden yapılan taşımacılığın büyük bölümü hâlâ karayoluyla gerçekleşiyor. Mevcut tabloda yüklerin yaklaşık yüzde 92’si tırlarla taşınıyor. Ancak yeni hat devreye girdiğinde bu durum köklü şekilde değişecek.
Her yıl yaklaşık 1 milyon ağır vasıtanın trafikten çekilmesi hedefleniyor. Bu da yalnızca ulaşımı değil, çevreyi de doğrudan etkileyecek. Yıllık yaklaşık 1 milyon ton karbon salımının önüne geçilmesi planlanıyor. Bu miktar, yaklaşık 400 bin hanenin yıllık emisyonuna denk geliyor. Ayrıca yük trenlerinin kapasitesi de önemli ölçüde artacak. Mevcut sistemde yaklaşık 700 ton olan taşıma kapasitesi, yeni hatla birlikte 2.000 tona kadar çıkabilecek.
YER ALTINDA DEV ŞANTİYE KURULDU
Projenin inşaat süreci adeta mühendislik sınırlarını zorluyor. Dağın altında binlerce işçi aynı anda çalışırken, dev tünel açma makineleri kayaları oyarak ilerliyor. Bazı zorlu bölgelerde ise kontrollü patlatma yöntemleri kullanılıyor.
Sert kaya yapısı, su sızıntıları ve karmaşık jeolojik katmanlar süreci zorlaştıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Tünel yalnızca yatay olarak değil, aynı zamanda dikey şaftlarla da destekleniyor. Bu şaftlar, havalandırma ve lojistik için kilometrelerce derine iniyor. İnşaat sırasında ortaya çıkan malzemelerin büyük bölümü geri dönüştürülerek yeniden kullanılıyor. Bu yönüyle proje, sürdürülebilirlik açısından da dikkat çekiyor.
EKONOMİNİN CANLANMASI BEKLİYOR
Projenin tamamlanmasıyla birlikte Avrupa’daki ticaret ve ulaşım ağlarının daha da hızlanması bekleniyor. Doğu ile batı arasındaki lojistik süreçler kısalacak, ekonomik hareketlilik artacak.
Öte yandan tüm bu avantajlara rağmen proje tartışmalardan uzak değil. Yüksek maliyet, çevresel etkiler ve yerel halkın tepkileri hâlâ gündemdeki yerini koruyor. Buna rağmen uzmanlar, uzun vadede projenin Avrupa ulaşımında bir dönüm noktası olacağı görüşünde birleşiyor.