2030 yılında 36 gün oruç tutulacak
İslam dünyası, miladi takvim ile hicri takvimin yaklaşık her 33 yılda bir girdiği o meşhur döngüye yeniden yaklaşıyor. 2030 yılı, gökyüzü olayları ve dini takvim açısından son derece nadir görülen bir gelişmeye sahne olacak.
İslam dünyası, yaklaşık dört yıl sonra miladi takvim ile hicri takvimin kesiştiği çok nadir bir doğa olayına tanıklık edecek. Hicri takvimin her yıl yaklaşık 10-11 gün geriye gelmesi nedeniyle, 2030 yılı hafızalardan silinmeyecek bir "çift Ramazan" yılına sahne olacak. Yaklaşık her 33 yılda bir tekerrür eden bu döngü, müminlere aynı güneş yılı içerisinde iki kez oruç tutma imkanı sunacak.
BİR YILDA İKİ RAMAZAN AYI
2030 yılının takvimi incelendiğinde, ilk Ramazan ayının Ocak ayının hemen başında başlayacağı görülüyor. Yılın geri kalanında ise hicri takvimdeki kayma nedeniyle Ramazan ayı bir kez daha kapıyı çalacak. Aralık ayının son günlerinde başlayacak olan ikinci Ramazan ile birlikte, Müslümanlar 2030 yılı içerisinde toplamda iki kez bu kutsal ayı idrak etmiş olacak.
2031’DE EN KISA, 2047’DE EN UZUN ORUÇ
Takvimdeki bu kayma, oruç sürelerini de doğrudan etkileyecek. 2031 yılında Ramazan ayı tamamen kış mevsimine denk geleceği için Kuzey Yarımküre’de tarihin en kısa oruç süreleri tecrübe edilecek. Ancak döngü devam ettikçe tablo tam tersine dönecek. 2047 yılına gelindiğinde Ramazan ayı Haziran ayına, yani yılın en uzun günlerine isabet edecek.
KUZEY ÜLKELERİNDE 20 SAATLİK İMSAK
Özellikle 2047 yılındaki yaz Ramazanı, Avrupa'nın kuzeyi, Kanada ve İskandinav ülkelerinde yaşayan Müslümanlar için büyük bir sabır sınavı olacak. Gün ışığının 18 ila 20 saati bulduğu bu bölgelerde, modern tarihin en uzun oruç tutma sürelerinin yaşanması bekleniyor.