22 tonluk su borusunun içine ev inşa ettiler
Hong Kong'da geliştirilen proje kapsamında, 22 tonluk beton altyapı boruları 9,29 metrekarelik mikro apartmanlara dönüştürüldü.
Küresel konut krizinin en sert hissedildiği kentlerin başında gelen Hong Kong’da, mimarlık dünyasında uluslararası yankı uyandıran sıra dışı bir yerleşim modeli hayata geçirildi.
Ünlü mimarlık ofisi James Law Cybertecture, geleneksel binalara alternatif olarak altyapı çalışmalarından kalan dev beton su borularını, tek veya iki kişinin yaşayabileceği kompakt yaşam kapsüllerine dönüştürdü. "OPod Tube House" adı verilen deneysel proje, lüks konut sektörünün gölgesinde hayatta kalmaya çalışan dar gelirli kent sakinlerine düşük maliyetli bir alternatif sunmayı hedefliyor.
22 TONLUK BETON BORULARI YAŞAM ALANINA ÇEVİRDİLER
Sektörün prestijli yayınlarından Architonic ve Area Arch’ın verilerine göre, projenin temelini 2,5 metre çapındaki silindirik beton borular oluşturuyor. Aslen su sistemlerinde ve hidrolik hidrolik altyapılarda kullanılmak üzere üretilen bu boruların her biri yaklaşık 22 ton ağırlığında.
Betonun yüksek mukavemet gücü sayesinde, bu modüler kapsüller herhangi bir karmaşık temel yapısına ihtiyaç duymadan üst üste istiflenebiliyor ya da yan yana dizilebiliyor. Ağır sanayi malzemesinin bu şekilde yeniden işlevlendirilmesi, projenin inşaat ve lojistik maliyetlerini minimuma indiriyor.
9,29 METREKAREYE BİR EV SIĞDI
Yaklaşık 100 fit kare (9,29 metrekare) gibi son derece sınırlı bir alana sahip olan OPod üniteleri, kendi içinde eksiksiz bir daire işlevi görecek şekilde tasarlandı. Dairesel yapının iç mimarisi, alan sıkıştırma mantığı üzerine kurgulandı:
Çok amaçlı yaşam alanı:
Gündüzleri oturma odası ve çalışma alanı olarak kullanılan oda, katlanabilir akıllı mobilyalar sayesinde geceleri yatak odasına dönüşüyor.
Kompakt mutfak ve banyo:
Mikro boyutlardaki mutfak tezgahı; mini bir buzdolabı ve mikrodalga fırına ev sahipliği yaparken, tüpün arka kısmında tam işlevli bir banyo yer alıyor.
Mimarlar, bu projenin geleneksel apartman daireleriyle rekabet etme iddiasında olmadığını; fahiş kiralar ve yer darlığı nedeniyle adeta nefes alamayacak hale gelen şehir nüfusuna işlevsel ve insani bir ara çözüm sunmak istediklerini belirtiyor.
ÖLÜ ALANLAR HEDEF ALINIYOR
Projenin en dikkat çekici kentsel boyutu ise geleneksel binaların inşa edilmesinin imkansız ya da maliyetsiz olduğu "ölü alanları" hedeflemesi. Dar sokak araları, iki bina arasındaki boşluklar, köprü altları veya geçici olarak atıl bırakılmış parseller, bu modüler tüplerle anında birer konut alanına dönüştürülebiliyor.
Uzmanlar, OPod Tube House projesini sadece "küçük bir ev tasarımı" olarak değil, şehrin geometrik ya da ekonomik nedenlerle değerlendiremediği kentsel boşlukları dolduran akıllı bir "modüler işgal ve yerleşim sistemi" olarak tanımlıyor.