24 yıl sonra her 8 kişiden birini bu 2 hastalık vuracak
Yeni Güney Galler Üniversitesi'nin 38 bin veriyi incelediği analizinde 2050 yılında 2 hastalığın dünyayı esir alacağı ortaya çıktı.
Sidney'deki Yeni Güney Galler Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Sağlıklı Beyin Yaşlanması Merkezi'nden bilim insanları, Uluslararası Bir Konsorsiyumda Hafıza Üzerine Kohort Çalışmaları (COSMIC) projesi kapsamında elde edilen verileri inceledi. 6 kıtada 18 ülke ve bölgeyi kapsayan, nüfus temelli 22 araştırmadan toplam 38 bin 418 kişinin verileri analiz edildi.
Araştırmacıların tahminlerine göre, dünya genelinde 2023 yılında 11,4 milyon yeni demans vakası görüldü. Bu sayının 2050 yılına gelindiğinde yılda 24,7 milyona ulaşabileceği belirtiliyor.
Bilim insanları, her yıl 24 milyondan fazla yeni vakanın ortaya çıkmasının bireyler, aileler, sağlık sistemleri ve ekonomiler üzerinde ciddi bir baskı oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Nüfusun yaşlanması ve yaşam süresinin uzaması, demans vakalarındaki artışın başlıca nedenleri arasında gösterilse de uzmanlara göre bu durum, hastalığın etkilerinin azaltılması için yapılabileceklerin göz ardı edilmesini gerektirmiyor.
Öte yandan araştırma verilerine göre demans görülme sıklığı kadınlarda erkeklere kıyasla daha yüksek. Ayrıca hastalığın yükünün düşük ve orta gelirli ülkelerde daha fazla olduğu belirtiliyor.
OSTEOARTRİT VAKALARI DA 2050'YE KADAR 1 MİLYARA ULAŞABİLİR
Demans, dünya nüfusunu tehdit eden tek hastalık değil. Avustralya'daki Curtin Üniversitesi liderliğinde yürütülen uluslararası bir araştırma ekibinin The Lancet dergisinde yayımladığı çalışmaya göre osteoartrit vakalarının da önümüzdeki yıllarda hızla artması bekleniyor.
Araştırmacılar, 2023 yılında dünya genelinde yaklaşık 600 milyon kişinin osteoartritle yaşadığını tahmin ediyor. Bu sayının 2050 yılına kadar yaklaşık 1 milyara ulaşabileceği öngörülüyor. Başka bir ifadeyle, hastalığın dünya nüfusunun yaklaşık sekizde birini etkilemesi bekleniyor.
Bilim insanları, sağlık sistemlerinin artan osteoartrit vakalarını önleme ve tedavi etme konusunda yeterince hazırlıklı olmadığına dikkat çekiyor.
Araştırmanın baş yazarı Profesör Andrew Briggs, osteoartritin toplumda çoğu zaman yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olarak görüldüğünü belirtiyor. Bu algının, hastalığın önlenmesi ve tedavisi için yapılabileceklerin göz ardı edilmesine yol açtığını ifade eden Briggs, osteoartritin kronik hastalıkların yönetimine yönelik sağlık hizmetlerinde ve ulusal sağlık politikalarında yeterince ele alınmadığını vurguluyor.
OSTEOARTRİT NEDİR?
Osteoartrit, halk arasında eklem kireçlenmesi olarak da bilinen, eklemlerdeki dokuların zamanla hasar görmesiyle ortaya çıkan kronik bir hastalıktır. Hastalıkta, normalde kemiklerin uçlarını kaplayarak hareket sırasında sürtünmeyi azaltan ve darbeleri emen kıkırdak doku giderek aşınır.
Osteoartritin etkileri yalnızca kıkırdakla sınırlı kalmaz. Kemikler, eklem kapsülü, bağlar ve eklemin iç yüzeyini kaplayan sinoviyal zar da hastalıktan etkilenebilir. Bu değişiklikler ağrıya, hareket kısıtlılığına ve günlük yaşamın zorlaşmasına neden olabilir.
Araştırmaya göre, osteoartritle ilişkili küresel engellilik yükü 1990-2023 yılları arasında yüzde 65 arttı. Uzmanlar, gerekli önlemler alınmadığı takdirde bu yükün önümüzdeki yıllarda daha da büyüyebileceği uyarısında bulunuyor.
Uzmanlara göre fazla kilo, eklemlere binen yükü artırarak osteoartrit riskini ve hastalığın yol açtığı sorunları etkileyebiliyor. Bu nedenle sağlıklı kilonun korunması, dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite önem taşıyor.
Düzenli yürüyüş ve kişiye uygun egzersizler, hareket kabiliyetinin korunmasına ve kasların güçlenmesine yardımcı olabilir. Bununla birlikte, mevcut eklem sorunları bulunan kişilerin egzersiz programlarını sağlık durumlarına göre belirlemesi gerekiyor.
Araştırmacılar, osteoartritin yalnızca yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor. Hastalığın önlenmesi, erken dönemde fark edilmesi ve etkili biçimde yönetilmesi için hem bireysel önlemlerin hem de sağlık politikalarının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.