328 yıl yetecek kadar dev rezerv bulundu
ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS), ülkenin doğusundaki Apalaş Dağları'nda yaklaşık 2,5 milyon ton hacminde devasa bir lityum yatağı keşfedildiğini duyurdu.
Jeologların yaptığı ilk büyük ölçekli saha değerlendirmesine göre, Alabama'dan Maine eyaletine kadar uzanan geniş bir hatta yayılan bu rezerv, tek başına 500 milyar adet akıllı telefon pilli üretmeye yetecek kapasiteye sahip. Keşfedilen yeni kaynakların, elektrikli araç bataryaları ve askeri savunma teknolojileri için kritik önemde olan lityum madeninde, küresel tedarik pazarını elinde tutan Çin'e olan bağımlılığı tamamen bitirebileceği açıklandı.
Mevcut tüketim ve ithalat verilerine göre, keşfedilen bu yeni lityum miktarı ABD'nin iç pazar ham madde ihtiyacını tek başına 328 yıl boyunca kesintisiz olarak karşılayabilecek güçte.
REZERVLER SERT MAGMATİK KAYAÇLARIN İÇİNDE GİZLİ
USGS jeoloğu Christopher Holm-Denoma, Apalaş Dağları boyunca uzanan lityum madeninin, "pegmatit" adı verilen çok iri taneli magmatik kayaçların içinde konumlandığını açıkladı. Dijital elektronik bileşenlerin üretimi için hayati olan bu element, şu anda ABD genelinde sadece Nevada'daki tek bir aktif madenden çıkarılabiliyordu ve iç tüketimin yarısından fazlası ithal ediliyordu.
Bu yeni rezerv, ABD'yi dünyanın en büyük lityum kaynaklarına sahip ülkelerinden biri konumuna yükseltti. Ham madde bağımsızlığı sağlayacak olan bu keşifle birlikte, Arjantin ve Şili gibi ülkelerden yapılan yüksek maliyetli metal ithalatı protokollerinin de yeniden şekilleneceği öngörülüyor.
MADENCİLİK FAALİYETLERİ İÇİN ÇEVRESEL RİSK UYARISI
Projeyi yayımlayan uzmanlar, lityum yatağının yüksek potansiyeline rağmen, sert kayaların içinden maden çıkarılmasının yaratacağı ciddi çevresel tahribatlara karşı resmi uyarıda bulundu. Pegmatit kayaçlarından lityum ayrıştırılması için bölgede devasa açık maden ocaklarının kurulması gerekiyor.
Bu durumun, Apalaş Dağları'ndaki doğal yaban hayatı habitatlarını doğrudan yok edeceği ve biyolojik çeşitliliğe zarar vereceği teknik rapora eklendi. Ayrıca maden işleme süreçlerinde ortaya çıkacak olan zehirli kimyasal atıklar ile yüksek karbon emisyon oranları, projenin önündeki en büyük lojistik ve çevresel engel olarak değerlendiriliyor.