39 psikopatın beyni incelendi sorun tek bir yerdeydi

Almanya'da yapılan MR araştırması, antisosyal ve dürtüsel psikopatik eğilimleri yüksek erkeklerin toplam beyin hacminin kontrol grubuna göre %1,45 daha düşük olduğunu ortaya koydu.

European Archives of Psychiatry and Clinical Neuroscience dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, psikopatik davranış özellikleri gösteren bireylerin beyin yapısında ölçülebilir hacimsel farklılıklar bulunduğunu ortaya koydu. Peter Pieperhoff ve ekibi tarafından yürütülen çalışmada, Revize Edilmiş Psikopati Kontrol Listesi (PCL-R) puanı 20 ve üzeri olan 39 erkeğin MR verileri, benzer yaş grubundaki sağlıklı kontrol grubuyla karşılaştırıldı.

ANTİSOSYAL BOYUT İLE BEYİN HACMİ ARASINDAKİ İLİŞKİ

İncelemede PCL-R kriterleri iki ana alt boyuta ayrılarak analiz edildi:

Faktör 1: Kişilerarası ve duygusal özellikler

Faktör 2: Dürtüsel, yaşam tarzı ve antisosyal davranışlar

Analiz sonuçlarına göre en net yapısal kalıp Faktör 2 puanı yüksek olan grupta görüldü. Yüksek antisosyal ve dürtüsel eğilimler; talamus, subtalamik çekirdek, beyin sapı bölümleri, bazal ganglia, orbitofrontal ve dorsolateral frontal alanlar, insular korteks ve beyinciğin belirli kısımlarındaki düşük beyin hacmiyle ilişkilendirildi.

İstatistiksel çoklu karşılaştırma düzeltmelerinin ardından subtalamik çekirdek, sol anterior talamus, mezensefalon ve pons bölgelerindeki hacim farklılıklarının anlamlılığını koruduğu kaydedildi. Buna karşın, kişilerarası ve duygusal özellikleri kapsayan Faktör 1 bulguları çoklu test düzeltmesi sonrasında istatistiksel anlamlılık göstermedi.

TOPLAM BEYİN HACMİNDE %1,45 DÜŞÜŞ SAPTANDI

Araştırma merkezi, yaş ve kafatası içi hacim değişkenleri kontrol edildikten sonra, psikopati grubundaki toplam beyin hacminin kontrol grubuna kıyasla %1,45 daha düşük olduğu tespit edildi. Hacim küçülmesinin beynin sol yarım küresinde %1,50, sağ yarım küresinde ise %1,40 oranında gerçekleştiği bildirildi.

Sağ telensefalon ve serebral korteksteki geniş alanlı farklılıklar istatistiksel eşikleri geçerken, sağ subikulum gibi daha lokalize bölgesel farklılıklar çoklu test düzeltmesi sonrası anlamlılığını yitirdi. Araştırmacılar, elde edilen bulguların tüm katılımcılarda ortak tek bir anatomik şablon oluşturmadığını, bölgesel farklılıkların kişiden kişiye değişkenlik gösterdiğini belirtti.

İLERİ ARAŞTIRMALARA İHTİYAÇ DUYULUYOR

Veriler; Göttingen Üniversite Hastanesi, Jülich Araştırma Merkezi ve RWTH Aachen Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesindeki üç farklı gruptan toplandı. Katılımcılar adli tıp hastaneleri, denetimli serbestlik büroları ve genel duyurular aracılığıyla seçilen, 18-60 yaş arası sağ elini kullanan erkeklerden oluşturuldu.

Görüntüleme verileri yapısal MR ve deformasyon tabanlı morfometri teknikleriyle, Julich-Brain ve AAL3 atlasları temel alınarak analiz edildi. Araştırmacılar; farklı MR cihazlarının kullanımı, bilişsel yeteneklerin her grupta ölçülmemiş olması ve geçmiş madde kullanımının sonuçlara olası etkilerini çalışmanın kısıtlılıkları arasında gösterdi. Yapısal varyasyonların çevresel mi yoksa kalıtsal mı olduğunun netleşmesi için ileri araştırmalara ihtiyaç duyulduğu ifade edildi.