4 şehrin zemini santim santim çöküyor: Dev yarıklar kapıda

Deniz seviyesinin yükseldiği düşünülürken aslında 500 milyon insanın zemini çöküyor. 76 milyon insan çifte risk altında. 4 şehir için telike çanları çalıyor.

Küresel deniz seviyeleri yılda ortalama 4 milimetre yükselirken, dünyanın can damarı olan büyük nehir deltalarının zemini çok daha büyük bir hızla çöküyor.

5 kıtadaki 40 büyük deltayı uydu radarlarıyla inceleyen yeni bir çalışma, bu deltaların neredeyse yarısında kara çökmesinin deniz seviyesindeki artışı geride bıraktığını ortaya koydu.

Dünya yüzeyinin sadece %1'ini kaplayan ancak 500 milyona yakın insana ev sahipliği yapan bu bereketli topraklarda (İskenderiye, Bangkok, Şanghay, Cakarta gibi dev metropoller dahil), sel riski artık uzak bir ihtimal değil, kapıdaki bir gerçek.

RAKAMLARLA KRİZİN BOYUTU

Kaliforniya Üniversitesi Irvine'den Leonard Ohenhen liderliğindeki araştırmanın bulguları çarpıcı:

İncelenen 40 deltanın yarısından fazlasında zemin, yılda 3 milimetrenin üzerinde bir hızla batıyor.

13 deltada batma hızı, küresel deniz seviyesi artışını (yılda ~4 mm) çoktan geçmiş durumda.

1 metrenin altındaki rakıma sahip delta bölgelerinde yaşayan 76 milyon insanın %84'ü (yaklaşık 63,7 milyon kişi), zeminin hızla çöktüğü bu "çifte risk" alanlarında yaşıyor.

KARA NEDEN BATIYOR? (İNSAN YAPIMI 3 NEDEN)

Deniz seviyesinin yükselmesi küresel bir iklim sorunu iken, karanın batması tamamen yerel ve insan kaynaklı kararların bir sonucudur.

Araştırmacılar 3 temel neden belirledi:

Yeraltı Suyunun Tükenmesi (En Büyük Etken): Tarım ve devasa şehirlerin su ihtiyacı için yeraltı sularının aşırı pompalanması, toprağın altındaki destekleyici tabakayı boşaltarak yüzeyin çökmesine neden oluyor. (Özellikle Asya deltalarında).

Tortu (Alüvyon) Kıtlığı: Nehirler üzerine kurulan barajlar ve bentler, deltaları besleyen ve onları deniz seviyesinin üzerinde tutan doğal toprak/kum (tortu) akışını engelliyor.

Hızlı Kentleşme: Sulak alanların betonla kaplanması hem toprağın doğal drenajını bozuyor hem de devasa binaların ağırlığıyla zemini aşağı doğru itiyor.

"Birçok yerde, yeraltı suyu çekimi, tortul madde kıtlığı ve hızlı kentleşme, arazinin daha önce düşünüldüğünden çok daha hızlı çökmesine neden oluyor." 

ÇÖZÜM KİMİN ELİNDE?

Ren-Meuse (Hollanda) veya Mississippi (ABD) gibi zengin bölgelerin deneyimleri, sorunun sadece mühendislikle, devasa duvarlar (bentler) inşa edilerek çözülemeyeceğini gösteriyor, ancak iyi bir haber var:

Kara çökmesi insan eliyle olduğu için, çözümü de insanın elinde.

Notre Dame Küresel Adaptasyon Girişimi endeksine göre, deltaların üçte ikisi bu soruna hazırlıksız. Toplumların ve hükümetlerin; yeraltı suyu kullanımını kontrol altına alması, nehirlerin doğal tortu akışına izin vermesi ve kentsel büyümeyi sürdürülebilir hale getirmesi gerekiyor. Aksi takdirde, 236 milyon insan için okyanuslar beklediklerinden çok daha erken kapılarına dayanacak.