40 binden fazla askeri yutan denizin gizemi çözülüyor

Saipan Limanı'nın sığ sularında mercanlarla kaplanmış halde yatan 2. Dünya Savaşı'na ait bir Amerikan savaş uçağı, bilim insanlarının kayıp askerleri bulmak için geliştirdiği yeni bir yöntemin merkezinde yer alıyor. Ters dönmüş haldeki Grumman TBF Avenger enkazı, çevresel DNA (eDNA) teknolojisinin su altı araştırmalarında ne kadar etkili olabileceğini test eden çalışmalara imza atıyor.

2. Dünya Savaşı'nda düşen ve 40 binden fazla Amerikan askerinin kayıp olduğu kazaya dair yeni bir teknolojiyle arama çalışmalarına başladı. Uçağın, ABD kuvvetlerinin 1944'te Kuzey Mariana Adaları'nı ele geçirmek için yürüttüğü Saipan Muharebesi sırasında ya da hemen sonrasında düştüğü düşünülmekte. Avenger'da bulunan üç mürettebattan yalnızca birinin hayatta kaldığı, diğer iki askerin kalıntılarının ise hala denizde olduğu tahmin ediliyor.

ABD Savunma Bakanlığı'na bağlı Savaş Esirleri/Kayıp Askerler Tespit Ajansı (DPAA), 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana denizde kaybolduğu varsayılan 40 binden fazla Amerikan askerinin izini sürmeye devam ediyor. Bu kapsamda araştırmacılar, su, tortu ve deniz tabanında bulunan çevresel DNA'yı analiz ederek insan kalıntılarının varlığını tespit etmeyi amaçlayan yenilikçi bir yöntemi denmeye başladı.

ÖRNEKLER TOPLANDI

Projede, Saipan açıkları, Huron Gölü ve İtalya kıyılarındaki batıklar dahil olmak üzere farklı çevresel koşullara sahip alanlardan örnekler toplandı. Elde edilen ilk bulgular sonucunda, özellikle tortu örneklerinde insan DNA'sına ait kısa ve bozulmuş dizilerin tespit edilebildiğini gösterdi. Bu da DNA'nın onlarca yıl sonra bile deniz tabanında iz bırakabileceğine işaret ediyor.

YÖNTEM UMUT VERİCİ

Araştırmacılar, eDNA'nın insan kalıntılarını doğrudan tanımlamasa da belirli bölgelerde kazı yapılması gerekip gerekmediğini gösterebilecek güçlü bir tarama aracı olabileceğini vurguladı. DPAA yetkilileri ise yöntemin umut verici olduğunu fakat kesin sonuçlara ulaşmak için ek çalışmalara ve doğrulayıcı kazılara ihtiyaç duyulduğunu ifade ediyor.

Bilim insanlarına göre bu teknoloji başarılı olursa su altındaki kayıp askerlerin de bulunması hızlanacak. Bu da hem bilimsel hem de insani açıdan önemli bir dönüm noktası olabilir.