55 balinanın toplu intiharındaki sır perdesi aralandı

21 pilot balinanın ölümüyle sonuçlanan trajedinin arkasındaki korkunç gerçekler gün yüzüne çıktı.

Pazartesi günü Rote Ndao kıyılarına vuran 55 pilot balinadan 21'inin ölümü, bilim dünyasında "ekolojik bir imdat çağrısı" olarak yankı buldu. Uzmanlar, bu olayın sadece bir kaza değil, deniz altındaki gürültü kirliliği ve çevresel bozulmanın somut bir kanıtı olabileceği konusunda uyarıyor.

Pilot balinalar, yılın bu döneminde Antarktika'nın soğuk sularından kaçarak tropik bölgelerin sıcak sularına, kuzeye doğru göç ediyor. 

UGM Biyoloji Fakültesi'nden Akbar Reza, Sawu Denizi ve Batı Kupang'ın bu hayvanlar için tarihi bir "otoban" olduğunu hatırlatıyor, ancak 2020'den bu yana Madura, Alor ve Sabu Raijua'da tekrarlanan toplu karaya vurma vakaları, bu doğal sürecin rayından çıktığını gösteriyor. Balinaların yön bulma sistemi olan "ekolokasyon", dış müdahaleler nedeniyle felce uğramış olabilir. 

YÖN BULMA ORGANLARI ZARAR GÖRDÜ

Sismik araştırmalar, yoğun gemi trafiği ve sonar kullanan petrol/gaz aramaları, balinaların hassas yön bulma organlarına zarar veriyor. NTT bölgesinin çamurlu ve kumlu tabanı, ses dalgalarını mercanlar kadar güçlü yansıtmıyor. Sensörleri hasar görmüş bir balina, sığ sular ile derin deniz arasındaki farkı ayırt edemeyerek karaya oturuyor. 

Pilot balinaları diğer türlerden ayıran en belirgin özellik, son derece sıkı sosyal bağlarıdır. Gruptaki yetişkin dişi (lider), bir hastalık veya yön şaşırması nedeniyle kıyıya yöneldiğinde, grubun geri kalanı sadakatle onu takip ediyor. Bu durum, bireysel bir hatanın 55 balinalık bir felakete dönüşmesine neden oluyor. 

Akbar Reza'ya göre, kesin nedeni belirlemenin tek yolu "nekropsi" yani cerrahi müdahale. Organ hasarına neden olan parazitler, mideyi dolduran plastik atıklar veya balık ağları baş şüpheliler arasında. IUCN verilerine göre bu türün küresel nüfusu bilinmiyor. Bu da karaya vuran her balinanın, türün geleceği için ne kadar büyük bir kayıp olduğunu hesaplamayı zorlaştırıyor.