6 aylık iş güvencesine 2 gün kala kovulmuştu: AYM bankanın "kıdem oyununu" bozdu!
Anayasa Mahkemesi (AYM), Kovid-19 raporluyken fesih tebligatı yapılan ve 6 aylık kıdem şartını 2 günle sağlayamadığı gerekçesiyle davası reddedilen banka çalışanının başvurusunda, adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine hükmetti.
Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, 15 Mart 2021'de bir bankada yatırım uzmanı olarak göreve başlayan Gülşah K., Kovid-19 nedeniyle 5-18 Eylül 2021 tarihleri arasında sağlık raporu aldığı dönemde, 13 Eylül günü "performans yetersizliği" gerekçe gösterilerek işten çıkarıldı. Fesih ihbarnamesi kendisine 18 Eylül’de tebliğ edildi.
YEREL MAHKEME İŞE İADE KARARI VERDİ
Gülşah K., fesih bildiriminin kendisine ulaştığı tarih itibarıyla 6 aylık kıdem şartını sağladığını ve savunması alınmadan iş akdinin feshedildiğini belirterek İstanbul 11. İş Mahkemesine dava açtı.
Yerel mahkeme, raporlu olması nedeniyle ihbarnamenin 18 Eylül'de tebliğ edildiğini, bu sayede 6 aylık iş güvencesi kıdem koşulunun sağlandığını ve savunma alınmadığı için feshin geçersiz olduğunu belirterek işe iade ile 43 bin 666 lira tazminat ödenmesine karar verdi.
İSTİNAF BANKAYI HAKLI BULDU, AYM KARARI BOZDU
Davalı bankanın itirazı üzerine dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi ise çalışanın kıdemini 5 ay 28 gün olarak kabul edip iş güvencesinden yararlanamayacağına hükmederek davayı reddetti.
Kararı Anayasa Mahkemesi’ne taşıyan Gülşah K.'nin bireysel başvurusunu inceleyen Yüksek Mahkeme, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine oy birliğiyle karar verdi.
YENİDEN YARGILAMA YAPILACAK
AYM kararında, yerel mahkemenin rapor ve tebliğ tarihlerini esas alarak kıdem şartının sağlandığını detaylıca gerekçelendirdiğini, ancak istinaf mahkemesinin reddetme nedenine dair yeterli ve ikna edici gerekçe sunmadığını vurguladı. İhlal sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosya, yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'ne gönderildi.