63 ışık yılı uzaktaki gezegenden ilk kez radyo sinyali alındı

Gök bilimciler, Dünya'dan yaklaşık 63 ışık yılı uzaklıktaki bir gezegenden doğrudan geldiği belirlenen radyo sinyalleri tespit etti. İlk kez gerçekleştirilen bu gözlem, Güneş Sistemi dışındaki gezegenler hakkında şimdiye kadar ulaşılması oldukça zor olan yeni bilgilerin elde edilmesini sağlayabilir.

Sinyaller, Beta Pictoris adlı yıldızın çevresinde dönen Beta Pictoris b gezegeninden geldi. Jüpiter'den çok daha büyük olan bu gezegen, bilim insanlarının uzun süredir yakından takip ettiği gök cisimlerinden biri. Yapılan ayrıntılı incelemeler, radyo sinyallerinin yıldızdan değil doğrudan gezegenden kaynaklandığını ortaya koydu.

SİNYALLERİN NEDENİ ORTAYA ÇIKTI

İlk bakışta dikkat çekici görünen radyo sinyallerinin herhangi bir yaşam belirtisiyle bağlantısı bulunmuyor. Bilim insanlarına göre sinyaller, gezegenin son derece güçlü manyetik alanından kaynaklanıyor.

Benzer bir olay Dünya'da da yaşanıyor. Güneş'ten gelen parçacıklar Dünya'nın manyetik alanıyla karşılaştığında kutup ışıkları ortaya çıkıyor ve aynı süreç sırasında radyo dalgaları da oluşabiliyor. Araştırmacılar, Beta Pictoris b'de bunun çok daha güçlü bir biçiminin gerçekleştiğini düşünüyor.

Gezegenin oldukça hızlı dönmesi de dikkat çeken ayrıntılardan biri. Dünya'nın kendi çevresindeki bir turu yaklaşık 24 saat sürerken Beta Pictoris b'nin bunu yalnızca 8-9 saatte tamamladığı tahmin ediliyor. Bilim insanları bu hızlı dönüşün gezegenin güçlü manyetik alanıyla bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor.

BAŞKA GEZEGENLER İÇİN DE KULLANILABİLİR

Keşfin asıl önemi ise yalnızca Beta Pictoris b ile sınırlı değil. Bugüne kadar Güneş Sistemi dışındaki gezegenlerin manyetik alanlarını doğrudan incelemek oldukça zordu. Yakalanan radyo sinyalleri sayesinde bilim insanları, uzak gezegenlerin manyetik alanları hakkında doğrudan bilgi elde edebilecek yeni bir yönteme kavuşmuş olabilir.

Manyetik alanlar bir gezegenin atmosferini korumasında önemli rol oynuyor. Bu nedenle aynı yöntemin başka gezegenlerde de kullanılması, onların atmosferlerinin nasıl değiştiğini ve çevrelerindeki yıldızlardan nasıl etkilendiklerini anlamaya yardımcı olabilir.

Araştırmacılar, daha güçlü radyo teleskoplarının devreye girmesiyle benzer sinyallerin başka gezegenlerden da yakalanabileceğini düşünüyor. Böylece bugün yalnızca çok uzaktaki bir ışık noktası olarak görülen bazı gezegenlerin nasıl bir çevreye sahip olduğu çok daha ayrıntılı biçimde anlaşılabilir.