660 bin tanesini gökyüzünden bıraktılar: Şimdi asıl sınav başlıyor

660 binden fazla tohum drone’larla gökyüzünden bırakıldı. Fakat Meksika’nın asıl sınavı şimdi başlıyor.

Meksika, ulaşılması zor bölgelere yüz binlerce orman tohumunu insansız hava araçlarıyla bıraktı, ancak 660 binden fazla tohumun toprağa ulaşması, projenin başarılı olduğu anlamına gelmiyor.

Asıl sonuç, aylar sonra ortaya çıkacak: Bu tohumların kaçı filizlenecek ve kaç ağaç hayatta kalacak?

Meksika, geniş ve ulaşılması güç alanları yeniden yeşillendirmek için klasik ağaçlandırma yöntemlerinin yanına drone teknolojisini de ekledi. 9 Ağustos'ta düzenlenen 2026 Ulusal Ağaçlandırma Günü kapsamında ülke genelinde yaklaşık 6,6 milyon ağaç ve bitkinin dikilmesi için 235 binden fazla kişi seferber edildi.

Bazı bölgelerde ekiplerin kilometrelerce yol yürümesine gerek kalmadı.

660 binden fazla tohum havadan bırakıldı

Yetkililer etkinlik öncesinde drone'larla yaklaşık 450 bin tohum dağıtılacağını açıklamıştı. Operasyon tamamlandığında ise 16 farklı orman türüne ait 660 binden fazla tohum, Meksika'nın çeşitli bölgelerinde insansız hava araçlarıyla toprağa bırakıldı.

Yöntem özellikle dik yamaçlar, bozulmuş orman alanları ve insanların ulaşmasının zor olduğu bölgeler için kullanıldı.

Drone'ların avantajı oldukça basit: İnsanların günlerce uğraşarak ulaşabileceği bir alan, önceden belirlenen uçuş rotalarıyla çok daha kısa sürede taranabiliyor.

Fakat burada önemli bir ayrıntı var. Drone'un tohumu bırakması, ağacın yetişeceği anlamına gelmiyor. Tohumlar rastgele havaya saçılmıyor. Önce ekim yapılacak alanlar belirleniyor, bölgeye uygun türler seçiliyor ve drone'ların uçuş rotaları programlanıyor.

Bazı tohumlar ise yere düşerken korunmaları ve çimlenme ihtimallerinin artırılması amacıyla özel kaplamalarla hazırlanıyor.

Böylece amaç yalnızca yüz binlerce tohumu araziye ulaştırmak değil, mümkün olduğunca fazlasının uygun koşullarda toprağa tutunmasını sağlamak.

Asıl sınav tohumlar toprağa düştükten sonra başlıyor

Meksika Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı'nın dikkat çektiği nokta tam olarak burası.

Bir ağaçlandırma çalışmasının başarısı, bir günde kaç tohum dağıtıldığıyla ölçülmüyor. Aylar ve yıllar sonra kaçının hayatta kaldığına bakılıyor.

Çünkü tohum toprağa ulaştıktan sonra yeni bir mücadele başlıyor. Kuraklık, yangın, hayvanlar, yetersiz besin, uygun olmayan toprak koşulları veya yanlış tür seçimi, tohumların filizlenmesini ya da genç ağaçların hayatta kalmasını engelleyebilir.

Bu nedenle Meksika, drone teknolojisini tek başına bir çözüm olarak görmüyor.

Teknolojinin farklı ekosistemlerde ne kadar başarılı olduğu izlenecek. İşlem gören bölgelerin gelişimi uydu görüntüleriyle takip edilebilecek ve yerel toplulukların sürece katılımı sürdürülecek.

660 bin tohumdan kaçı ağaca dönüşecek?

Meksika'nın projesindeki en dikkat çekici nokta aslında drone'ların yüz binlerce tohumu havadan bırakabilmesi değil.

Asıl dikkat çekici sonuç, birkaç ay sonra ortaya çıkacak. Çünkü gökyüzünden bırakılan 660 binden fazla tohumun tamamının ağaç olması beklenmiyor.

Başarı, bu tohumlardan kaçının filizlendiği, kaçının büyümeye devam ettiği ve zaman içinde ne kadarının hayatta kaldığıyla ölçülecek.

Meksika da bu yöntemi yıllık bir uygulamaya dönüştürmek istiyor. Hükümet, geleneksel ağaçlandırma çalışmalarını, yerel toplulukların desteğini ve drone gibi yeni teknolojileri bir arada kullanmayı planlıyor.

Drone'ların fidanlıkların, orman işçilerinin veya bölgedeki toplulukların yerini alması beklenmiyor. Teknolojinin asıl rolü, insanların ulaşmasının çok zor, yavaş veya maliyetli olduğu yerlere ulaşmak.

Meksika böylece bir günde yüz binlerce tohumu gökyüzünden bırakmayı başardı.

Şimdi herkesin bakacağı sayı ise başka: 660 bin değil, hayatta kalanların sayısı.