70 kilometrekarelik alana havalimanı dikecekler: Dünyada eşi benzeri yok
Birleşik Arap Emirlikleri'nde dünyanın en büyük havalimanı inşaatı için harekete geçildi. Tamamlandığında yılda 260 milyon kişiye hizmet verecek olan havalimanı, 70 kilometrekarelik alana inşa edilecek.
Küresel havacılığın merkez üssü konumundaki Dubai, ezber bozan ve sınırları zorlayan devasa bir altyapı projesini hayata geçiriyor. Dubai hükümeti, tam 35 milyar dolarlık rekor bir bütçeyle dünyanın en büyük havacılık merkezini inşa etmek için düğmeye bastı.
Tamamlandığında yaklaşık 70 kilometrekarelik bir alana yayılacak olan yeni El Maktoum Uluslararası Havalimanı, yılda 260 milyon yolcuya hizmet verme kapasitesine sahip olacak.
Bu rakam, şu anki dünya havacılık liderlerinin performansını neredeyse üçe katlayacak bir büyüklüğü ifade ediyor. Şehir merkezine 35 kilometre mesafede yükselecek bu dev komplekste, uçakların aynı anda inip kalkabileceği 5 paralel pist ve tam 400 kapı (gate) yer alacak.
HAVALİMANI ŞEHRİ OLARAK NİTELENDİRİLİYOR
Fikir aşamasından itibaren küresel havacılık sektöründe şaşkınlık yaratan bu proje, sıradan bir havalimanı olmanın çok ötesine geçiyor. Dubai Emiri Muhammed bin Raşid el Maktum’un "havalimanı şehri" olarak nitelendirdiği devasa kompleksin etrafında; modern konut alanları, lüks oteller, devasa alışveriş merkezleri, iş kuleleri ve havacılık sektörüne özel lojistik üsler kurulacak.
Havacılık odaklı bu yeni ekosistemin, yaklaşık 1 milyon kişiye hem ev sahipliği yapması hem de yeni iş imkanları sağlaması bekleniyor. Sektörün devleri Emirates ve Flydubai havayolları da operasyonlarını 10 yıllık aşamalı bir geçiş planıyla tamamen bu yeni merkeze taşıyacak.
İLK ETAPTA 150 MİLYON
Geleceğin seyahat ve lojistik standartlarını yeniden belirleyecek olan El Maktoum Havalimanı, ilk etapta yıllık 150 milyon yolcu kapasitesiyle kapılarını açacak ve inşaatın tüm fazları bittiğinde 260 milyonluk nihai hedefine ulaşacak.
Havacılık uzmanları, projenin başarıyla tamamlanması halinde sadece dünyanın en büyük havalimanı unvanını almakla kalmayacağını; küresel ticaret, seyahat ve lojistik koridorlarını kökten değiştireceğini belirtiyor.