82’sinde 20 yaşında gibi...

82 yaşında bir adam düşünün. 50 kilometrelik bir ultra maratonu dünya rekoruyla koşuyor. Bir maratonu 3.5 saatte, yani birçok kırklı yaş sporcudan hızlı bitiriyor. Üstelik bu hikâye “gençliğinde profesyonel atlet” masalı değil.

Juan Lopez Garcia

Hikayemiz Washington Post’tan...

Juan Lopez Garcia, 66 yaşına kadar sporcu bile değildi.

Hayatı boyunca oto tamirciliği yaptı. Emekli olduktan sonra ilk kez koşmayı denedi. 1.5 kilometreyi bile tamamlayamadı. Bugün geldiği nokta, yaşlanma üzerine çalışan bilim insanlarını bile şaşırtıyor.

Laboratuvar testlerine göre, Lopez Garcia’nın kalbi, akciğerleri ve kaslarının oksijen kullanma kapasitesi, 20’li yaşlardaki sağlıklı erkeklerle aynı düzeyde. Normalde bu kapasite orta yaştan sonra her on yılda yüzde 10 düşer. Onunki ise 60’lı yaşlardan sonra yükselmiş.

Peki bunu nasıl yaptı?

★★★

1.57 boyunda ve 59 kilo ağırlığındaki Garcia’nın antrenman programı “uçuk” değil, istikrarlı. Haftada ortalama 65 kilometre koşuyor. Yarış dönemlerinde bu mesafe 120 kilometreye kadar çıkıyor.

Koşularının büyük bölümü orta tempolu ve uzun. Haftada birkaç gün kısa ama hızlı interval çalışmaları yapıyor.

Evde, alet kullanmadan vücut ağırlığıyla kuvvet çalışıyor.

Yani her gün kendini öldürmüyor. Ama haftayı boş da geçirmiyor.

Bilim insanlarına göre kasları, aldığı oksijeni son derece verimli kullanıyor. Bu da uzun süre yorulmadan koşmasını sağlıyor. İlginç olan, koşu ekonomisinin ya da laktat eşiğinin “olağanüstü” olmaması. Yani genetik bir süper güçten çok, doğru yükleme ve süreklilik söz konusu.

★★★

Gençlik iksiri arayanlaraysa kötü haber. Ortada ne pahalı takviyeler var ne egzotik diyetler. Garcia klasik Akdeniz tipi besleniyor. Sebze, meyve, bakliyat, zeytinyağı, balık ve ölçülü et, abartısız porsiyonlar...

Kendi ifadesiyle “tamamen normal.”

Bu tablo, yaşlılıkta “kas kaybı kaçınılmazdır” ezberini bozuyor. Doğru egzersizle kaslar yalnızca korunmuyor, işlevsel olarak genç kalabiliyor.

★★★

Elbette Lopez Garcia’nın genetik şansı olabilir. 66 yaşına kadar ciddi bir hastalık yaşamadan gelmiş olması avantaj.

★★★

Özetle...

Egzersize başlamak için hiçbir yaş değil.

Yavaş başlamak sorun değil, başlamamak sorun.

Yürüyüşle başlanır, tempo artırılır, koşuya geçilir.

Kuvvet çalışmasını ihmal etmeyin.

Garcia’nın kendi önerisi ise çok daha sade... “Önce hızlı yürüyün. Sonra yavaş yavaş koşmaya geçin.”

Belki de sorun yaş değil.

80 yaş deyince hâlâ “küçülme”, “çekilme”, “yavaşlama” düşünüyoruz. Oysa bu hikaye “Yaşlanmayı belirleyen takvim değil, hareketsizlik” diyor.

Lopez Garcia’nın cümlesi belki de köşenin özeti gibi...

“Seksen deyince büyüklerimi hatırlıyorum. O yaşta çok küçülmüşlerdi. Ben kendimi yaşlı hissetmiyorum.”

Demek ki gerçekten yaş bizi yaşlandırmıyor, biz yaşı erken kabulleniyoruz.

Yazarın Diğer Yazıları